18 Haziran tarihli bu haberimde İYİ Partili Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı'nın 24-25 Haziran'daki AKP Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda AKP'ye geçeceğini yazmıştım...
Rasim Arı, Akın Gürlek'in de katkısıyla yarın AKP'ye katılacak...
https://t.co/g1cpoyjfhw
23 Haziran 2019…
Hukuksuzluğa karşı milletin cevabının olduğu gün…
Ne yaparlarsa yapsınlar, millet cevabını yine verecek.
Sandık kurulacak, millet kazanacak!
Kılıçdaroğlu destekçisi Barış Yarkadaş:
"Özgür Özel hala CHP'nin arabasını kullanıyor. O Vito'yu bir önce gelsin teslim etsin.
Defalarca söylediler, getirin arabayı."
“Gerek Özgür Özel CHP’sinin gerekse Ekrem İmamoğlu’nun son iki yıllık performansı hem devleti hem ana muhalefeti yönetenleri rahatsız etti. CHP nicedir ilk kez iktidar umudu yarattı. Birkaç hafta önce CHP’nin başına oturtulan ve artık adını anmak istemediğim muhteris, bu umuda kibrit suyu dökmek için elinden geleni yapıyor ve geldiğince yapacak. O ve çevresindekilerin halleri aklı başında herkesin yüzünü kızartıyor, uzatmaya gerek yok.”
Onur Öncü: (Kemal Kılıçdaroğlu hk.)
"Merdan Yanardağ'ın ahı üzerinde! Merdan Yanardağ, Kılıçdaroğlu ile röportaj yaptı diye tutuklandı. Kılıçdaroğlu, çıkıp bu dava siyasidir diyeceği yerde; Yanardağ'ın kendisi ile röportaj yapmasından kaynaklı tutuklandığını dahi bilmiyor. CHP'nin başına bu insan geldi."
Ekrem İmamoğlu’nun geçmiş zamanda yaptığı konuşma:
“Ne dedim? Artık kişilere, gruplara, partilere, derneklere, vakıflara, cemaatlere el yok dedim. Millet var, millet!”
İKİ KURULTAY VE SEÇİMLERE KATILMA KONUSU
(Bilgi kirliliği her geçen gün artıyor.
Oysa çok sorumlu hareket edilmesi gerekiyor.)
***
"9- 2820 SY md 36/3 uyarınca üst üste iki OLAĞAN kurultayını yapmayan parti seçimlere katılma yeterliliğini kaybeder.
Burada belirtilen kurultay her durumda (4721 SY md 87/1-5 gibi) olağanüstü değil, OLAĞAN kurultaydır.
Kurultay yapmama, partinin kendisinin karar almamasından kaynaklı ise bu yaptırım uygulanabilir.
Bir tedbir kararı varken OLAĞAN kurultay kararı alınamayacağı için, böyle bir durum seçimlere katılmaya engel oluşturmaz.:
#CHP #Kurultay
CHP'DE İMZA TOPLANAN KURULTAY'DAN KILIÇDAROĞLU'NUN KAÇIŞ NEDENİ:
1- Bölge mahkemesi, tedbiren kişileri değil 37 NCİ DÖNEM genel merkez organlarını göreve getirdi.
2- PM üye sayısı tüzükte öngörülen sayının altına düşünce, 37 NCİ DÖNEM PM zaten görev yapamaz, toplanamaz, düşmüş durumda.
Düşen bir PM, doğal olarak tedbir kararı ile bile ayakta tutulamaz ve görev yapamaz.
(Bu durum geçmişte 37 nci dönem yaşanırken gerçekleşse idi yine PM düşmüş olacak, o dönemde de yibe olağanüstü kurultay yapılma yoluna gidilecekti.)
Bu nedenle, "PM seçimi" için şimdi OLAĞANÜSTÜ KURULTAY yapılmak zorunda.
3- Olağanüstü kurultay yapılıp PM seçilince, MYK her durumda bu PM içinden çıkmak durumunda.
4- Yeni MYK ve yeni PM'yi, delegeler hakkında tedbir olmadığı için 2025 delegeleri seçecek.
5- Düşmüş bir PM varken, onun içinden çıkan MYK'da düşmüştür.
Bu durum karşısında, mevcut PM ve mevcut PM içinden çıkan MYK tarafında tarafından yapılan tüm işlemler iptal edilir.
6- Bu şekilde oluşacak PM ve MYK ile Kılıçdaroğlu çalışamayacağı için, Kılıçdaroğlu gerçek dışı gerekçeler ileri sürüyor!
#CHP #Kurultay
🔴23:00 Canlı
CHP’de son durum Yeni parti mi? AKP’den yargıtaya fren
Ömer Faruk Eminağaoğlu ile konuşuyoruz @eminagaoglu
Yayın linki
🔻
YENİ PARTİ Mİ GELİYOR AKP'DEN YARGITAY AÇIKLAMASI SEÇİM #chp#kurultay #... https://t.co/PiCnr2b9yQ @YouTube aracılığıyla
CHP'nin 2020'deki 37 nci olağan kurultayı konusunda da mutlak butlan davası açılabilir...
Yıl 2020
Toplam delege sayısı 1318
Adaylık için en az %5 imza yani 68 imza gerekli.
Kılıçdaroğlu "81 il başkanı" imzası ile aday gösterilir.
Bu tabloda diğer "üç aday adayı", adaylık için yeterli imzayı bulamaz.
Kılıçdaroğlu 1251 oy alır.
67 oy geçersiz sayılır.
Mutlak butlan davasında süre yok...
2020 yılındaki kurultaya katılan bir delege o kurultayın da mutlak butlan nedeniyle yok hükmünde sayılmasını isteyebilir...
Bu nasıl bir organizasyon ve serbest irade hali ki, 4 aday adayı var iken, 81 il başkanı Kılıçdaroğlu'na imza vermiş...
Böyle bir organizasyon nasıl yapılabilmiş ve hangi koşullarda başarılmış...
Tüm il başkanları nasıl da tek yürek olabilmiş...
Demokratik koşullarda ve serbest iradeye dayalı bir örgütlenme durumunda bu olanaklı mı...
2020 kurultayı hakkında verilecek bir mutlak butlan kararı, o kurultayda seçilmesi nedeniyle "göreve tedbiren gelen" Kılıçdaroğlu'nun da görevini sona erdirecek...:)
Partilerde gelinen durum böyle...
Kılıçdaroğlu, hep aday olmam, aday gösterilirsem ne diyeyim der...
Her adaylığında da nedense imza toplama durumu hep bir organizasyonla...
Nedense diğer adaylıklarında da "delegeler seferber" olup imza vermiş...
İmzalar, AÇIK TOPLANMAYIP, kurultay salonuna konulacak sandıkta gizli verilip, açık sayımla ortaya konulsa...
Delegeler, imza vermez isem partide geleceğim ne olur durumunda bırakılınca...
#CHP #Kılıçdaroğlu
AKP'DEN, DEVRİM YASALARI ALEYHİNE BİR DÜZENLEME DE 12 NCİ YARGI REFORMU PAKETİNDE...
AKP, DEVRİM YASALARINDAN NEDEN RAHATSIZ...
5271 SY'nın 231/14 üncü maddesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kuralı Anayasa'nın 174 üncü maddesi kapsamında koruma gören devrim yasaları konusunda uygulanamaz iken,
AKP, 12 nci yargı reformu adı altında TBMM'ye sunduğu teklifin 16 ncı maddesinde, devrim yasalarını koruma kapsamı dışına çıkarmış...
Teklif böyle yasalaşırsa, Devrim Yasalarına aykırı eylemlerde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilecek!!!
#DevrimYasaları
YOK DAHA NELER...
ÖYLE BİR YARGI REFORMU Kİ...
HUKUKA AYKIRLIKLARI GÖRMEZDEN GELEREK DAVAYI SONUÇLANDIRMANIN ADI, OLMUŞ MAKUL SÜREDE YARGILAMA!..
1- Görevsiz veya yetkisiz hukuk mahkemelerince verilen kararlar, esas yönünden uygun bulunursa, böyle kararlar GÖREVSİZ VEYA YETKİSİZ MAHKEMELERCE verilmiş olmasına rağmen Yargıtay tarafından onanabilecek!
El yordamıyla alınan, özel mahkemelerce verilen özel kararlara, yetkili mi görevli mi diye asla dokunmayın mı deniliyor...
2- Görevsiz veya yetkisiz hukuk mahkemelerince verilen kararlar, esas yönünden hukuka aykırı bulunur ise, bu kararlar Yargıtay tarafından bozulup, dosya davaya bakacak mahkemeye gönderilecek.
Yargıtay o mahkemenin esastan ne karar vereceğini de belirtecek...
Dosyanın daha kapağını açmamış, yüz yüze yargılama yapmamış mahkemeye, esastan ne karar vereceğinin dayatılması!..
***
Gösterilen gerekçeler, makül sürede yargılama imiş...
Makul sürede yargılama, hukuka aykırılıkları görmezden gelerek değil, hukuka aykırılıkları yok ederek, adil yargılanmayı sağlayarak olabilir...
AKP usulü yargı reformu!..
Arka planında neler olduğu uygulamada görülecek!
Kılıçdaroğlu Sözcü TV’deki canlı yayında şöyle demişti: “Mecliste 250 bin dolar poşet içinde unutulmuş, haberi yazan hakkında niye dava açılmıyor.”
Hürriyet’ten Fatih Çekirge poşet bulunamadığını yazdı: “TBMM Başkanlığı iddialar üzerine iki muhakkik atıyor. Bu ekip, bütün çalışanlarla konuşuyor. Çaycısından odacısına kadar 50’ye yakın isim dinleniyor. Yüzlerce saat kamera kayıdı izleniyor. Anlaşılıyor ki ortada ne bulunmuş bir poşet ne de poşetin bulunduğuna ilişkin bir tutanak var.”
İktidarın kontrol altına alamadığı, elini ferah feza uzatamadığı Yargıtay’ın yetkisini kısıtlama hamlesi.. yerel mahkemelerin hukuka göre değil iktidarın hoşnutluğuna göre verdiği kararlar Yargıtaydan dönüyordu demek ki artık dönemeyecek.. yazık bu ülkeye. Vatanı ülkesini seven bir iktidar böyle bir kötülüğü yapmaz. Siyasi tarihimizde yargıyı kendi çıkarı için bu derece araçsallaştıran başka bir iktidar örneği yok..