AİHM az önce Türkiye başvuruları ile ilgili 893 ihlal kararı açıkladı.
264 ihlal 6. Maddeden
https://t.co/c0lj3ukLCN
34 ihlal 7. Maddeden
https://t.co/LRCEBj933T
595 ihlal 6 ve 7. Maddeden
https://t.co/lIqAgwrz9N
"Tutuklandığım gün babamı kaybettim.
Babam arabasına polisleri alıp yolda önümü kesti.
O andan itibaren babam öldü."
15 Temmuz sürecinde eşiyle birlikte tutuklanan cezaevinden çıktan sonra girişimci olan
Ümmühan Dal'ın hikayesi.
👇👇👇
https://t.co/vsiQ9nHNrN
KHK’lı Platformları Birliği, KHK ile ihraç edilenlerin Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi başvuru formlarının hazırlanmasında yararlanabileceği önemli bir platform hazırlamış.
Bu çalışma, KHK ile ihraç edilenler için değerli bir kaynak niteliğinde.
AYM ve AİHM süreçlerinde hak kaybı yaşanmaması, doğru hukuki çerçevenin kurulması ve başvuruların daha bilinçli hazırlanması bakımından bu tür kaynakların yaygınlaştırılması önemli.
İlgilenenler platforma aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilir:
https://t.co/u6kyww2F2o
Hak arama yollarının etkili kullanılabilmesi için bu tür çalışmaların görünür kılınması ve daha fazla kişiye ulaştırılması gerekiyor.
Suçlu ile suçsuzu ayıramadınız, sonra da binlerce insanı sosyal hayattan sildiniz.
KHK mağduriyetini görmeden, infazda eşitliği sağlamadan adaletten söz edemezsiniz!!
#KHKMağduriyeti
7 yıl boyunca kesintisiz olarak yaptığım binden fazla çekim içerisinde karşılaştığım en acı, en trajedik, en ironik olanı İzmir’de eşi tutuklu, kendisi aranan %96 engelli annesi Züheyla Koç’un hikayesidi.
Beni Züheyla Koç’un evine götüren kişi 13 kişinin katiliydi ve pandemi izni nedeniyle dışarıdaydı.
https://t.co/YvITYO0ghR
Şimdi bu 3 kız mı ihtilal yaptı? Adam mı öldürdü? Köprüde savaştımı?Sadece kalabalık olsun, suçun ciddiyeti büyük olsun diye suçsuz askerler hapiste. Bu 3 kıza bakarak bile nekadar yanlış ve adalet yoksunu olduğu görünüyor
23-24-25-26. Her yaşıma yeni bir şampiyonluk, her anıyla gurur duyuyorum.
Bu kulübün, bu taraftarların ve bu formanın bana hissettirdiklerini kelimelerle anlatabilmem imkansız. İyi ki biz, iyi ki Galatasaray💛❤️
📍Rasim Ozan Kütahyalı derken bu olay hiç gündem olmadı! Gül gibi bir evladımızı daha yitirdik!
Büyükçekmece’de 16 yaşındaki Abdülbaki Demirel, kendisinden sigara isteyen, yaşı küçük iki çocuğa 'sigara yok' dediği için 17 yerinden bıçaklanarak öldürüldü!
Şimdi buna “suça sürüklenen çocuklar” mı diyeceğiz? Daha kaç çocuğumuzu kaybedeceğiz?
Böyle bariz cinayetlerin cezası idam olmalı! Aileleri de çok ağır hapis cezaları almalı! Yeter artık 1 çocuğumuzu daha kaybetmeye tahammülümüz yok!
Dünki gündemler
“nefret söylemini ilk biz yaydık” diye övüneni ROK, kara para aklama ve benzeri suçlamalarla gözaltında…
İlahiyat hocası diye ahlak dersi veren kişi taciz suçlamasıyla tutuklu…
Bir ilin ağır ceza mahkemesi başkanı uyuşturucu bağımlılığı nedeniyle açığa alındı.
Yıllarca masum insanlara “terörist”, “hain” diyerek iftira atanların birer birer kendi karanlıklarıyla yüzleştiği bir döneme giriyoruz.
Allah bize daha neler gösterecek.
Kimsenin ahı yerde kalmayacak.
Gazeteci Levent Gültekin, Bülent Arınç ve Semih Yalçın arasındaki tartışmayı değerlendirirken gündem yaratacak açıklamalarda bulundu. Gültekin, özellikle KHK mağdurları ve "iç barış" söylemleri üzerinden MHP’li Semih Yalçın’ı sert sözlerle eleştirdi.
•"Bülent Arınç Haklı": Gültekin, Arınç’ın KHK’lılar konusundaki hassasiyetine destek vererek, "Yüz binlerce mağdur var, bu sorunu kim çözecek?" dedi.
•Semih Yalçın’a Eleştiri: "Semih Yalçın normal bir insan gibi konuşmayı bilmiyor, önüne gelene küfrediyor. Koca profesörsün, normal bir diyalog kurmayı denesene!"
•"İç Barış" Tepkisi: "Bunların barış diye bir duygusu yok. Barış isteyenin üslubu farklı olur. Tek dertleri Öcalan’ı Kürtlerin liderine dönüştürmek!"
"Siz ne utanmaz insanlarsınız! Bir sendikaya üye diye, bankaya para yatırdı diye işinden atılan binlerce insan varken, Öcalan’a gösterdiğiniz merhametin milyonda birini KHK’lılara göstermiyorsunuz."
BUGÜN OLMAZSA YARIN, BİRGÜN MUTLAKA...
Bülent Arınç CB Erdoğan'a seslendi:
"KHK sorunu mutlaka çözülmeli, geç kalıyoruz #AİHMKararları eninde sonunda uygulanacaktır. Basra harap olmadan gelin bu işi çözelim. Bunlara ödenecek tazminatları Türkiye bütçesi kaldıramaz."
TC Anayasası'nın 90. maddesi, uluslararası antlaşmaların onaylanma usulünü ve iç hukuktaki yerini düzenler. Temel haklara ilişkin usulüne uygun yürürlüğe konulmuş uluslararası sözleşmeler kanun hükmündedir ve kanunlarla çelişmesi halinde uluslararası sözleşme hükümleri esas alınır.
Başdanışman sıfatını taşıyan bir adam var. Bu kişi anayasanın istediğimiz maddelerini uygulayalım istediğimiz maddeleri uygulamayalım kafasında. Böyle bir ülke olmaz. Anayasa herkesi ve her kurumu bağlar.
Apo'ya statü vermek isteyenler siz önce KHK sorununu çözün. Ben Apo'ya umut hakkı verilmesinden yanayım ama burada acil çözülmesi gereken bir sorun var.
Elden ele dostlar! Ersan $en'in, Büyük Daire'nin Yasak/Türkiye kararının etkisini kırmak ve kararı çarpıtmak için kaleme aldığı yazıya ilişkin verdiğimiz cevabı okuyalım ve herkese okutalım! 👇
SAYIN CUMHURBAŞKANI'NA SUNULAN BİLGİ NOTURUR:
BİLGİ NOTU
(2026.05.07)
İ. Özgenç
AİHM Büyük Dairesi, 5.5.2026 tarihli Şaban Yasak kararında (Başvuru No. 17389/20), AİHS’nin işkence ve kötü muamele yasağını güvence altına alan 3. maddesi hükmünün ihlal edildiğine ve bu ihlal dolayısıyla kişiye tazminat ödenmesine hükmetmiştir. Bu yönüyle söz konusu karar, Türkiye’de gözaltında bulunan, tutuklu veya hükümlü olarak ceza infaz kurumunda bulunan kişilerle ilgili olarak Devletin yükümlülüklerine işaret bakımından önem taşımaktadır.
Büyük Daire kararında “FETÖ/PDY” olarak isimlendirilen “silahlı terör örgütüne üye olmak veya yardım etmek” suçlamasıyla haklarında soruşturma ve kovuşturma yapılan ve hatta kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü bulunan kişiler bakımından önem taşıyan açıklamalara yer verilmiştir. Bu kararda, AİH Mahkemesi’nin daha önce,
- Yüksel Yalçınkaya - Türkiye davasında verdiği 26.9.2023 tarihli Büyük Daire (başvuru no: 15669/20),
- Demirhan ve diğerleri - Türkiye davasında verdiği 22.7.2025 tarihli İkinci Bölüm (Başvuru no: 1595/20 ve 238 diğer başvuru),
- Bozyokuş ve diğerleri - Türkiye davasında verdiği 16.12.2025 tarihli İkinci Bölüm (Başvuru no: 39586/20 ve 131 diğer başvuru),
- Karslı ve diğerleri - Türkiye davasında verdiği 16.12.2025 tarihli İkinci Bölüm (Başvuru no: 18693/20 ve 1435 diğer başvuru),
- Seyhan ve diğerleri - Türkiye davasında verdiği 16.12.2025 tarihli İkinci Bölüm (Başvuru no: 57837/19 ve 851 diğer başvuru),
kararlarda olduğu gibi,
başvurucu hakkında Türkiye’de “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan dolayı mahkumiyet hükmü kurulmasıyla AİHS’nin suçta ve cezada kanunilik ilkesini güvence altına alan 7. maddesi hükümlerinin ihlal edildiği kabul edilmiştir.
AİHM’nin daha önce verdiği çeşitli kararlara atıfta bulunulan bu kararda üç temel husus üzerinde durulmuştur.
Birincisi, olay mahkemesi tarafından kurulan mahkûmiyet hükmünde başvurucunun cebir ve şiddet içeren herhangi bir terör eyleminden bahsedilmemiş olmasıdır.
Büyük Daire kararında ikinci husus olarak, söz konusu mahkûmiyet hükmünde başvurucunun mensubu olduğu yapılanmanın bilahare terör örgüttü niteliği kazandığına dair bilinçle (doğrudan kastla) bu yapılanma içinde kaldığı, kalmaya devam ettiği hususunda herhangi bir tespitte bulunulmamış olmasına işaret edilmiştir.
Kararda, Türkiye’de söz konusu “silahlı terör örgütüne üye olmak veya yardım etmek” suçlamasıyla kurulan mahkûmiyet hükümlerinde kusura dayalı şahsi sorumluluk ilkesinden ayrılınmış olduğu ve bu mahkûmiyetlerle kolektif sorumluluk yoluna gidildiği belirtilmiştir (§§ 204 - 213).
26.9.2023 tarihli Yalçınkaya kararı gibi Büyük Daire’nin vermiş bulunduğu bu karar, Türkiye’de söz konusu “silahlı terör örgütüne üye olmak veya yardım etmek” suçlamasıyla kurulmuş ve kesinleşmiş olan mahkûmiyet hükümleriyle ilgili olarak YARGILAMANIN YENİLENMESİnin yolunu açacak bir KANUNİ DÜZENLEME ihtiyacını ortaya çıkarmıştır.
Müebbet hapis cezası alan Teğmen Hasan Dağ’ın annesi Gülhan Dağ:
“Oğlum yokken nefes alamıyorum… Biz artık bayram diyemiyoruz, kutlama diyemiyoruz.
Türkiye’nin güçlü kadınlarından ricam, bizlerin sesini duyun, duyurun… @asliaydintasbas
AskeriÖğrenciye SahipÇık
AİHM Büyük Daire’nin bugün duyurduğu Şaban Yasak/Türkiye kararı artık bir milat olmalıdır.
Kanunda açıkça suç olarak düzenlenmeyen fiillerden ceza verilmesi hukuk devletiyle bağdaşmaz.
Devam eden yargılamalar derhal beraatle sonuçlandırılmalı; kesinleşmiş mahkûmiyetler ise yeniden yargılama yoluyla düzeltilmelidir.
Türkiye artık hukuki restorasyon dönemine girmelidir.
@Akparti@MHP_Bilgi@adalet_bakanlik@abakingurlek@AYMBASKANLIGI@TCYargitay
Ali Babacan:
“Bir ülkede 2 milyon kişiden fazla insan terör örgütü üyeliği sebebiyle savcılık süreci yaşar mı ya!
Bazı konuları bahane edip bir kesimin üzerine topyekûn yürüyorsanız toplu cezalandırma yapıyorsanız bu hukukta, adalette değildir.”