Ak Parti’nin KARA düzenine karşı, milletin YENİ düzenini kuracağız.
Biz YENİ Parti’yi bir partimiz olsun diye kurmadık, iktidar olsun diye kurduk.
Gelin YENİ Parti’de buluşalım!
CHP'den seçilen meclis üyeleri üçüncü turda AKP'nin adayına oy verdi. Dördüncü turda Üsküdar Belediye'sini AKP'ye teslim edip etmemeye karar verecekler.
Zaten CHP'den seçilen bazı meclis üyeleri ile görüşüldüğü dedikodusu ayyuka çıkmıştı. Siyaset mide bulandırmaya devam ediyor
SON DAKİKA | Türkiye'de büyük kitlelere ulaşan muhalif hesaplara, hiçbir gerekçe olmadan erişim engeli getirildi!
Erişim engeli getirilen bazı hesaplar:
- Meltem G.
- TKR Gazete
- Yiğitcan Önal
- Etkili Haber
- Genç Direniş
SON DAKİKA | Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Özgür Özel hakkında zincirleme şekilde rüşvet alma suçlamasından fezleke hazırlayarak Adalet Bakanlığı’na gönderdi.
Yeni Parti lideri Özgür Özel:
• Avrupa Birliği ile vize muafiyeti için 60 civarında kriter belirlendi. Bunların tamamına yakını yapıldı. Son bir madde kaldı.
• O da GRECO kriterlerine uygun bir Siyasi Etik Yasası. Erdoğan o dönem Davutoğlu'nu çağırdı, 'Bu yasa geçerse il başkanı, ilçe başkanı bulamayız' dedi.
• Yasayı engelledi. Bu kanunun çıkmamasına ve dolayısıyla AB'den vize muafiyeti alınmasına karşı çıkan kişi Recep Tayyip Erdoğan'dır. (ANKA)
Özgür Özel, YENİ Parti'ye yapılan bağışlardaki mesajları okudu:
-100 lira bağışta bulunan Serdar Kardeşimiz, "Şehit oğluyum, maaş yatınca daha çok destek olacağım, yolunuz açık olsun" demiş.
-200 lira bağışlayan Ege, "Öğrenciyim, çok gönderemiyorum, elinden gelen buydu" yazmış.
-1000 lira gönderen Mesut Amca, "Geçen maaştan ayakkabı almak için ayırmıştım, YENİ Parti'ye kısmet oldu, hayırlı olsun" demiş.
-1881 lira gönderen Mehmet Bey, "Bu bağışı Gazi Mustafa Kemal Atatürk adına yapıyorum" yazmış.
SON DAKİKA | Özgür Özel, CHP'den istifa çağrısı yaptı:
"Şimdiye kadar hiçbir istifa çağrısı yapmadık. Ama 700 bini aşan istifalardan haberdarız.
Artık vakittir. Darbecilerden, butlancılardan, cuntacılardan kurtulun, YENİ Parti'mize buyurun!"
Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar.
Size bu satırları hemen yan hücremden gelen “Aşkın mapushanee, içindee ben mahkum” dizeleri eşliğinde yazıyorum.
Bir düzeltmeyle başlayayım; tanımadığım ve görüşmediğim bir avukat “Deniz bizi unutmayın dedi ” gibi bir bilgi yaymış. Ne böyle bir duygum var ne de öyle bir talebim oldu. Aksine sürekli beni paylaştığını öğrendiğim arkadaşlarıma şu mesajı yolladım: “Abartma be king, yaz böyle geçmez.” Hazır hayatımın ilk tekzibini yapıp kendimi bir şey sanmışken hız kesmeden ikinciyi de yapayım. Biraz gecikmeli olacak ama tutuklandığımı öğrenince söylediğim “neşemizi çalamazlar” mesajını tırnak içinde olduğunu vurgulayarak söylemiştim. Nöşömözü çolomozlor gibi. Ama adliyeden Twitter’a ulaşana kadar yolda ironik tırnaklar kaybolmuş. Bana bu haberler geç geldiği için özetle şöyle diyebilirim; romantik, arabesk ya da talepkar bir cümle duyarsanız bilin ki doğru değildir. Çünkü ruh halim — olumlu anlamda — üçünden de uzak.
Evet, Çorlu’da birinci ayımı doldurdum. Ankara, Çorum, Antalya ve İstanbul’dan sonra en çok vakit geçirdiğim şehir Tekirdağ oldu. Beş Şehir’i tamamladım. Gelirseniz gezdiremem ama şehrimizin en çok ziyaret edilen noktası olan cezaevine çoğu Tekirdağlıdan daha hakimim. En iyi köfteciyi herkes bilir.
Moralim yerinde, sağlığım iyi. Bir ay boyunca kötü hissettiğim tek bir an bile olmadı. Tabii ki cezaevi romantize edilebilecek bir yer değil. Bunu herkes bilir. Monopoly’de bile kodese girince sinir krizi geçiren arkadaşlarım oldu. Yine de adettendir, benden de duyun; cezaevine girmeyin mecbur kalmadıkça.
Aile, arkadaşlar, iletişim ve seyahat özgürlüğü, gözetlenmediğim bir oda, güneş, sahne, sokakta yürümek gibi mahrumiyetlerin yanında önemini burada anladığım şeyler de oluyor. Klavye ve bıyık makası benim için önemliymiş. Klavyeye hazırlıklıydım ama bıyık makası sürpriz oldu. Berber prosedürünü öğrenene kadar bıyıklar ağzımı kapattı. Kantin listesinde olmamasına rağmen şansımı deneyip “Bıyık makası?” diye dilekçe yazdım; cevap verilmeyen tek dilekçem oldu. Bir filmde dev makası olan bir adam gördüm. Çok özendim. Hayatımda ilk kez canım makas çekti. Neyse ki bıyığım Türkiye’de övgü alabileceği en kritik kişiden övgü aldı; ziyarete gelen Erkan Baş’tan.
Özetle cezaevine girmemeye çalışın ama işinizi olması gerektiği gibi yapmanın karşılığı buysa en huzurlu uykular burada uyunuyor. Sonraki gün yapacak işinizin ya da verilmiş sözünüzün olmaması da cabası.
Kaldığım cezaevi “Kuyu Tipi” olarak biliniyor. Bu konuda uzmanların, avukatların ve uzun süre tecrübe etmek zorunda kalmış insanların yazdıklarını okumanızı tavsiye ederim. Benim kısa süreli gözlemim; güneşsizlik, havasızlık ve sosyal izolasyonun kalıcı fizyolojik ve psikolojik zararlar vermesi kaçınılmaz. Sayımlar dışında insan sesi duymadan günleri, haftaları geçen mahkumlar var. Cezaevi deyince aklımızda canlanandan çok daha yalnızlaştıran bir sistem.
Ben belki kısa süreli olacağını umduğum için dışarıda da bazen yaptığım goblin moduna geçerek şimdilik uyum sağladım. Ama öğlen 7 metrelik duvarları olan avluda yüzüme gelsin diye güneşle köşe kapmaca oynamam gerekiyor. Yolu bir şekilde bu kuyuya düşen güvercin* ve dev çekirgeler duvarları aşamadıkları için benimle beraber kalıyorlar, haklarında CİMER şikayeti olmamasına rağmen. Yalnız hissettirmiyorlar. Gönderdiğiniz kitap kargoları ve şimdiden plastik komodinimin iki çekmecesini dolduran mektuplar hayatımdaki en kalabalık zamanımı yaşamamı sağladı hücrede. Hepsini okudum mektupların, kalışım uzarsa cevap da yazacağım. Yakın arkadaşlarımdan “Niye cevap yazmıyorsun şerefsiz, bu sefer turnede olmadığını hepimiz biliyoruz” tarzı mektuplar gelmeye başladı. WhatsApp’tan kurtuldum, bu sitemden kurtulamadım. Kitap hediyeleri ve mektuplarla memurlara ek mesai çıkardık. Size de, şikayet etmeden hızla yardımcı olan memurlara da teşekkürler.
Düzenli ziyarete gelen avukatlar da nefes oluyor. Cezaevinin yıldızları onlar. Ton balığını cezaevi kantinine ekleten avukatla tanıştım, çok heyecanlandım. Burada Oğuzhan Uğur’dan daha popüler. Dışarıya dair haberleri de onlardan alıyorum.
Okul arkadaşlarım başta olmak üzere dışarıda destek olan, dayanışma gösteren herkese de çok teşekkürler. Sabah 8 sayımlarında memurlar gelene kadar uyanık kalabilmek için “Bugün kim tutuklandı” temalı programlar izlemeye alışmışken, bir sabah ODTÜ Mezuniyet pankartlarıyla uyandım. Gözlerim doldu ilk kez. İyi ki varsınız. Athena Gökhan’ın törende benle ilgili yaşadığı kafa karşılığına çok güldüm. Sansürcü Punkçı da Türkiye’ye kısmetmiş.
Anarchy in THE UK
AcunMedya in Turkey
Böyle diyorum ama NATO ve Dünya Kupası bittiğinden beri Masterchef izliyorum. Açar açmaz orada da bir Karadenizli kazandı. Bütün ülkeyi kısık ateşte karadenize ettiler. (Deniz içerde şimdi ne şaka malzemesi biriktirmişsindir? Aynen kardeşim ful böyle notlar alıyorum, özür.) Burçin ve Tolğa favorim.
İlk hafta ülkeme dair moral tazelemek için Aktroll kanalları izledim; NATO Zirvesi Özel. Programlarda önce bana sövüp ahlak dersi veriyorlardı, sonra Donald Trump övüyorlardı, Türkiye için büyük şansmış varlığına duacılar. Ben de dersimi aldım.
“Değerleri aşağılayan komedyen” den, “Değerli dostum”a terfi etmek için eksiklerim:
- Epstein ile kanka olmak
- Gazze’yi Netanyahu ile birlikte tatil köyü yapma vaadi
Bir kelime şakası ve bir didaktik çıkış yaptığıma göre aylık güncellememi sonlandırabilirim. Hala kararlıyım, Moby Dick’i bitireceğim. Geçen öyle yazdım ama elime geçmedi henüz. Diğer kitaplar geldi, Moby Dick hala kontrolde. Cezaevi okuma komisyonu da bitiremiyor, bela bir kitap. Aslında cezaevi kütüphanesi çok iyi, Chomsky bile var. Belki o da Epstein kontenjanından girmiştir.
(*) 2 haftadır benimle yaşayan güvercin Leo ile tanıştığımız günün öyküsünü yazdım, Uğur Gürsoy Uykusuz Ağustos sayısında çizdi. Benim yerime de okuyun, buraya Uykusuz sokamıyormuşuz.
Söyleyeceklerim bu kadar, iyi günler.
Erdal Beşikçioğlu, 20 yıldır prime time dizilerde oynayabilen bir oyuncu. Para için siyasete girmiş olması mantıksız. Para için siyasi bir şey yapacak olsa, AKP’li olurdu, TRT’den bölüm başına 2-3 milyon TL kaldırırdı. Adamın tek suçu 4 dönemdir MHP’de olan Etimesgut’u kazanmak
Özgür Özel, ilk defa açıkladı:
"YSK'da Meclis'te grubu bulunan partiler de temsilci bulundurabiliyor. Biz grup kurup YSK'ya başvurduk.
Buna 2 parti karşı çıktı; AKP ve CHP, bizim YSK'ya üye vermemize karşı çıktı. MHP, DEM ve diğer partiler bizi destekledi."
Fatih Altaylı: Kılıçdaroğlu ile bu kadar
beraber çalıştınız, hissetmediniz mi?
Özgür Özel: İşin bu yüzünü görebilmiş değildim. Kendisinin ve etrafındaki bir avuç muhterisin bu hâle gelebileceğini…
Ben bu kadar kötüsüyle karşılaşacağımı bilseydim, bu siyasete girmezdim.
Yerimize atanan kayyumun yerine butlan atanmış, kayyum “görevi bırakmam” diyor.
Günün sorusu; 5000 polisimiz kayyumu mu koruyacak yoksa butlanı mı binaya sokacak.
Halkımız rotayı çizdi, iktidarın çizdiği sınırlarda siyaset bitti.
“Aynılar aynı yere, ayrılar ayrı yere.”
Biz köhnemiş siyaseti geride bıraktık YENİ ve büyük bir yolculuğa çıktık.
@yenipartiyiz
Üsküdar iradesine sahip çıkıyor.
Hukukun üstünlüğünü, demokrasiyi ve millet iradesini savunmak adına tüm Üsküdarlıları 30 Temmuz Perşembe günü saat 19.00’da Üsküdar Sahili Marmaray çıkışında buluşup, hep birlikte belediye binamıza yürümeye davet ediyoruz.
Gözaltında olan Sinem Dedetaş'tan mesaj var:
"Sevgili komşularım,
Bu sabah yanınızda olamasam da her sabah olduğu gibi bugün de aklım ve kalbim Üsküdar’ın sokaklarında.
Tüm çalışma hayatımı gözden geçirdiğimde, olmayı hak ettiğim ve hayal ettiğim yer elbette nezarethane değildi. Ama sağlığım yerinde çok şükür. Sizlerinde de vermiş olduğu destekleri avukat arkadaşlarımız bana ulaştırıyor, gerçekten çok mutlu oluyorum. Sizden haber almak, destek almak moral veriyor.
En yakın zamanda görüşmek ümidi ve sevgilerimle."