Şuanki her şeyi saçma görecek kadar yaşlanma fırsatım olursa bir gün yine de sevdiğim insanlarla çizgi film izleyecek kadar küçük hissetmek,romantik komedi izleyecek kadar aşka doymamış, cinayet serilerini baştan okuyup izleyecek kadar da heyecanımı yitirmemiş olmak istiyorum.🎈
Kavuştuk. Birkaç günlüğüne de olsa ikinci yuvamıza dönüldü. Ne güzel his, gitsek de dönmekten bıkmayacağımızı bilmek. Sevdiklerine uzun süre sonra koşarak sarılmak. Mükemmel hissettiren o anlara dönmüş hissi. Hepsini yaratan hayatımdaki güzel insanlar, ailem. Seviyorum!🥲🫶🏻
Saat gece 01.55 . Yine bir nöbet gününde gecenin körüdür farketmeden saçmasapan insanların kaotik fikirlerini onaylama ihtiyacından doğmuş uzatmak istenmeden uzayan, gereksiz tartışmaların boğucu havası çöktü içime.Kulaklarımda Nev mırıltıları, derin bir nefes. Sakinleştim.🌚💆🏻♀️
Bazen diyorum ki 8-5 mesainin gözünü sevsinler. 24 saat çalışma fikrini kim bulduysa Allah bildiği gibi yapsın…İnsanlık dışı süreler, insanüstü beklentiler, tatminsizliğe ve mutsuzluğa kayıtsız ucu açık yönetmelikler… mükemmel ya 👏🏻
Kendi evimizde ilk bayram.Hem çok heyecan hem de biraz buruk.Neyseki sevdiklerimize uzakta olmanın birbirimizi sarmalamaya engel olmayacağını kabul etmeye başlayacak kadar zaman geçti. Alışmak zaman alıyor,ama baktım ki bayram neşesi evimizin odalarında gezinmeye başlamış bile.🫶🏻
hayatımın sıradan olmayan yanları ve sıradanlığa özenişlerim,bazen de sıkılışlarım, çoğu kez kararsızlıktan kendimden bıkışlarım ve sonra yolu buluşlarım..Çoğu kez nereden,nasıl,ne zorluklarla geçtiğimizi unutuyoruz ve bunu minik zaman dilimlerinde farketmek çok çarpıcı oluyor.🌚
Bazen oturup şuanki halime içimde şöyle bir bakıp-nasıl da hayatın korkunç yanlarını görmezden gelip varmak istediğim minik hedefleri büyüterek geçtiğimi,hayatımdan salkım saçak dökülen vedaların sarsıntısına pembe yalanlardan kabulle karşılık verip,tonla saçma şeyi minimize edip
hata diye itham ettiğim her halime her gün gülerek sıradanlaştırdığım, avuçlarımdaki boşluktan yarattığım delice hayallere inanan o küçük kızın aynadaki gözleri parlayan kadına dönüşmüş silüetine-deli gibi ağlayasım geliyor.İç savaşlarım, kendimi kandırmacalarım,
Her şeyin farkında olmanın, bilmenin ve sonsuz olasılıklarla yüzleşmenin karamsarlığı bazen yük olup biniyor omuzlara. Düşmemeliyim o çukura, düşmemeliyim. Gelecek olan yine gelecek. Gelsin. Hüznümüz de mutluluklarımız gibi zamanda kısa an’lara bölüşsün. Yormasın kalbimizi. 🥲🙏🏻
Yıllarca sitem ettiğin,umudunu kestiğin şey olur ve fark edersin.Ama mutlu olmak yerine kekremsi bir tat gelir oturur kalbinin üstüne. Hiçbir yanını okşamaz yaralarının,gerçekleşmesini beklediklerin. Boşluk. Kocaman boşluk bu hissin tanımı.9 koca yıl. Gençliğim, öfkem nerdesiniz?
Rizzoli&Isles’ı bitirdim an itbariyle. The Mentalist’i bitirmenin mutsuzluğunun verdiği aynı boşluk hissindeyim resmen. Acil kendimi, Tess’in kitaplarında bulmam lazım. Ufacık şeyler hayata bu kadar anlam katmamalı. 🫠
Evet yine uykusuz doğan bir sabaha kendimi süper bir motivasyonla -belki de çok boktan ama iyi hissettiriyor- doldurduysam uyku zamanım geldi de geçiyor. Sanki birkaç saate yola düşmeyecekmişim gibi…🙄
Bu hayat senden azı ya da çoğuyla savaş istiyorsa zamanında orada olmalısın.Çünkü kendin için savaşacak başka kimse olmayabilir ya da olduğunu sonsuz hissettiğin zaman içinde bir ses o kişinin yine“sen”olmasını fısıldıyor olabilir.Her şeyin tepetaklak olduğu anlarda kendime not🍀
İç huzurla hayatta kalabilme çabası ulaşmak için debelendiğimiz her gün. Düşünüyorum bazen bunu; sonsuz bir sorgu içinde koşma, bunu yaparken hayattan soyutlanabilecek kısa anlarda kendine dürüst olacağın neşeli veya durgun zaman dilimleri yaratmak ve hayatın aksındaki doğru ile
yanlışın yeri zamanın hızından aksi yönde ne kadar değişirse değişsin çarkın doğru tarafında kalabilmek için elinden geleni yapabilmek. Gerçek. Acı ama sonucundan emin olduğun şeyler olabilir kimi zaman. Geçmişte nefret ettiğin anlar en büyük öğreti olabilir.