AYM önünde yapılması planlanan basın toplantısına katılmak için gelip intihar eden rahmetli kardeşimiz Ali Şekeroğlu, bu gün öğle namazını müteakiben Ankara Elvanköyü mezarlığında ailesinin, sevenlerinin, emekli dostlarının ve bazı siyasilerin katılımıyla ebediyete uğurlandı.
Sağlık sorunum nedeniyle İstanbul’a dönmek zorunda kaldığım için cenaze törenine katılamadım. Ancak Avukatımız Ali Erdem aracılığıyla takip etmeye çalıştım. Kısacası aklımla fikrimle ve tüm kalbimle şehidimizin cenaze törenindeydim.
Evet ben rahmetli kardeşimiz Ali Şekeroğlu’nu emekli hakları mücadelesinde verdiğimiz bir şehit olarak görüyorum, tüm emeklilerin kalbinde yer alan dineceğine ve unutulmayacağına inanıyorum.
Allahtan taksiratının affedilmesini ve gani gani rahmet edilmesini diliyorum.
İmkanı olan emekli dostlar ve duyarlı tüm vatandaşlar, Ankara’da otursun veya yakın illerde otursun sağlıkları elveriyorsa lütfen lütfen bu cenazeye katılsın.
Katılsın ki emeklilerin kalbinde yer aldığına inandığım rahmeti Ali beyin kimsesiz olmadığını dünya alem görsün.
AYM önünde seyyanen zam konusunda emekli memurlar için basın açıklaması yapılacağı sırada intihar ederek hayatına son veren kardeşimiz Ali Şekeroğlu’nun yarın veya öbür gün yapılacak cenaze törenine katılamadan sağlık sorunum nedeniyle İstanbula dönmek zorunda kaldığım için çok üzgünüm. Ancak Avukatım Ali bey hem kendi adına ve hem de beni temsilen ve Ankara’da yaşayan tüm emekliler bizim için sembol haline gelen rahmetlinin cenazesine katılarak ebediyete uğurlayacaklardır.
Müteveffaya Allahtan tekrar rahmet, ailesine ve tüm emekli camiasına başsağlığı ve sabır diliyorum. Ali Şekeroğlu artık emeklilerin kalbinde yerini almıştır. Hiç unutulmayacak ve tarih onu yazacaktır.
@scilesiz52 Öncelikle intihar eden vatandaşımıza Allahtan rahmet yakınlarına ve emekliler camiasına baş sağlığı diliyorum.
Yazar kasa fırlatmanın tüm medyada flaş haber olduğu ülkede canına kıyan vatan evladının haber olmaması medyanın "ülke gündemine ve emeklilere "verdiği ömemi gösteriyor.
Akademisyen Bayram Erzurumluoğlu’nun hazırladığı “OHAL/KHK Mağdurlarının Çözüm Beklentileri Raporu” bu akşam saat 21.00’de Liberal Parti X Space odasında konuşulacak.
Programın moderatörlüğünü Liberal Parti Sakarya İl Başkanı Dr. Lütfi Özcan yapacak.
Sorunların ve çözüm önerilerinin konuşulacağı yayına tüm ilgilileri bekliyoruz.
@AliNuriTurkoglu Hattın kendi üzerine kayıt için de ekstra para ödemesi isteniyor. Çözüm için bu duru da olan hatların hat kullanıcıları adina ücretsiz olarak aktarım yapılması tüm bu mağduriyetleri giderecektir. Bu konu da da açık düzenleme yapılması gerekir.
@AliNuriTurkoglu Taahhüt süresi bitmiş olmasına karşılık çocuk babası yanında olmadığı için başka tarifeye veya başka operatördeki daha ucuz tarifeye gecmekte zorluklar yaşıyor. Mecburen operatörün kendine teklif ettiği daha yüksek tarifeyi kabul etmek zorunda kalıyor.....
Gsm operatörleri nasıl bu kadar ‘keyfi’ çalışıyorlar anlayabilmek mümkün değil.
30 yıldır müşterisi olduğum operatör, müşteri sadakatini ödüllendireceği yerde, eski aboneye yeni aboneden daha pahalı bir paket ücretini nasıl çıkarabiliyor? Üstelik yeni gelen müşteriye rahatça uygulanan, mevcut olan statünden (premium/red/platinium vb gibi) bir daha düşük bir pakete ikna edilmeye çalışılıyorsun. Bununla ilgili bir yaptırım, müşterinin adil çözüm hakkını rica ediyoruz. @Turkcell@VodafoneTR@TurkTelekom@BTKbasin@RekabetKurumu@ticaret
#KHKsız Bir Türkiye İstiyoruz!
AİHM'in 26 Eylül 2023 Yalçınkaya kararı nettir:
KHKlılara yönelik mahkumiyetler kanunsuzdur, ceza ve adil yargılanma ihlalidir; sorun sistemiktir ve Türkiye genel bir çözüm üretmelidir.
❗️Karar var, uygulama yok.
Talebimiz net: ADALET
KAMUOYUNU ZORUNLU BİLGİLENDİRME!
Bazı sosyal medya platformlarında, yapılan paylaşımlarda Anayasa mahkemesinde bölüm önünde esastan incelemede olan seyyanen zam davasına ilişkin hukuki bilgi eksikliği nedeniyle kamuoyunun yanlış bilgilendirildiği, komisyon tarafından seyyanen zam davası ile ilgili verilen kabul edilebilirlik kararı ve bu kararın kabulü halinde dahi memur emekliliklerin seyyanen zam alabilmesi için TBMM tarafından yeni bir kanuni düzenleme yapılmasının zorunlu olduğu" şeklinde gerçeği yansıtmayan yorum ve degerlendirmelerin kamuoyuyla paylaşılması nedeniyle kamuoyunu doğru bilgilendirme amacıyla işbu açıklamanın yapılması zorunluluğu doğmuştur.
Üstat Seyfettin ÇİLESİZ adına AYM’ye yapılan seyyanen zam davası ile ilgili 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye 15.07.2023 tarih ve 32249 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7456 sayılı Kanun’un 28. maddesi ile eklenen Ek 40. maddesinin 1. fıkrasının son cümlesinde “Bu ödeme damga vergisi hariç herhangi bir vergi veya sigorta primi kesintisine tabi tutulmaz.” cümlesinin iptali istenmekte olup bu cümle nedeniyle memur emeklisine seyyanen zam verilmemiştir. Anayasa Mahkemesinin bu cümlenin Anayasa’nın hukuk devleti, eşitlik, Anayasa’nın üstünlüğü, sosyal devlet, mülkiyet hakkı, ücret emeğin karşılığıdır vs. maddelerinden birine aykırı olduğunu tespiti hâlinde doğrudan bu maddenin ilgili kısmını iptal etmesi hâlinde memur emeklisine seyyanen zam verilmemesinin önündeki hukuki engel kalkmış olup dolayısıyla TBMM’den yeni kanun çıkarılmasına gerek kalmadan memur emeklisi seyyanen zam hakkını alacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi Onursal Üyesi Seyfettin ÇİLESİZ
Vekili Av. Ali Erdem GÜNDOĞAN
Memur emeklisi dostlara duyurulur.
Bu arada Bölge Adliye Mahkemesinde bekleyen ve tüm emeklileri ilgilendiren TÜİK davasının da yakında sonuçlanmasını bekliyoruz.
Her iki davanın da lehimize sonuçlanması için, tıpkı 25 Eylül Cuma günü AYM önünde yapacağımız basın açıklamasında olduğu gibi tüm emekliler ve örgütleri olarak birlikte hareket etmemiz çok önemli. Hep birlikte mücadele edersek mutlaka kazanacağız.
Sevgi, selam ve iyi dileklerimle.
AVRUPA’DA MAZOT 150 LİRA, BİZDE 100 LİRA ÖYLE Mİ?
Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek diyor ki:
“Avrupa’nın birçok ülkesinde mazot 150 liranın altında değil. Bizde 100 lira civarında.”
Doğru Sayın Bakan…
Ama bir de o mazotu kimin, hangi maaşla aldığını konuşalım.
Danimarkalı, kişi başına geliriyle yaklaşık 29 bin 700 litre motorin alabiliyor.
Alman 24 bin 300 litre…
Fransız yaklaşık 20 bin litre…
Türkiye’de vatandaşımız ise 9 bin 700 litre!
Madem Avrupa’yla mukayese edeceğiz, yalnızca pompadaki rakamı değil, o pompanın karşısındaki vatandaşın cebini de mukayese edelim.
Avrupa’nın mazot fiyatını söylüyorsunuz da Avrupa’nın gelirini niye söylemiyorsunuz?
Hadi bir adım daha atalım.
Yeni iPhone Duo…
Almanya’da 2 bin 299 avro. Bugünkü kurla yaklaşık 129 bin lira.
Türkiye’de 229 bin 999 lira!
Aynı telefon, bizim vatandaşımıza yaklaşık yüzde 79 daha pahalı.
Bir Volkswagen Golf…
Almanya’da 32 bin 80 avro; yaklaşık 1 milyon 800 bin lira.
Türkiye’de 2 milyon 994 bin lira!
Yaklaşık yüzde 67 daha pahalı.
Şimdi soruyorum:
Mazotta Avrupa’yı örnek veriyorsanız, telefonda niye vermiyorsunuz?
Otomobilde niye vermiyorsunuz?
Maaşta, gelirde, alım gücünde niye vermiyorsunuz?
Mukayese yapacaksak tamamını yapalım.
Milletimizin derdi mazotun Avrupa’dan 50 lira ucuz olması değil; 100 liralık mazotu alırken cebinden çıkan paranın ağırlığıdır.
Ekonominin gerçek karnesi yalnızca istatistik tablolarında yazmaz.
Deponun ibresinde yazar.
Market arabasında yazar.
Kredi kartı ekstresinde yazar.
Ayın sonunu getirmeye çalışan vatandaşın cebinde yazar.
Bu millet vergileri koymadı.
Bu millet bütçeyi yapmadı.
Bu millet ekonomi politikalarını belirlemedi.
Ama bütün bunların bedelini millet ödüyor.
Onun için Avrupa’yı örnek gösterecekseniz, yalnızca fiyatını değil; maaşını da, alım gücünü de, vatandaşına yüklediği vergi yükünü de beraber konuşacağız.
Millet deposundan eksileni de bilir, sofrasından eksileni de bilir, maaşından eksileni de bilir.
Ve emin olun;
Millet cebinden eksileni unutmaz.
“Önce atalım, gerekçesini sonra buluruz.
Bulamazsak uydururuz.” mantığı…
Hukukun, adaletin ve mantığın bittiği yer tam da burasıdır.
Önce ceza, sonra suç icat edilmez.
#KHKlarYargısızİnfazdır
10 yıl önce vicdanını kaybetmiş fişlemecilerin hazırladığı listeler Resmî Gazete’de yayımlandı ve bir gecede yaklaşık 50 bin insan işinden, mesleğinden, geleceğinden edildi.
Aradan tam 10 yıl geçti. Bu insanların çok azı görevine dönebildi; binlercesi hâlâ adalet bekliyor.
Kaybettiğimiz yılların, elimizden alınan emeğin, çocuklarımızdan çalınan huzurun hesabını kim verecek?
Dönemediğimiz her gün için;
bu hukuksuz listeleri hazırlayanlara,
insanların hayatını birkaç satırlık fişlemeye sığdıranlara,
bile bile bu zulme ortak olanlara lanet olsun.
10 yıl geçti. Unutmadık. Vazgeçmedik. Adalet istemekten de vazgeçmeyeceğiz.
#KHK
Gönül birlikteliğimiz var.
En azından benim düşüncem bu yönde.
Talebimi yineliyorum.
X’teki görünürlük kısıtlamasını aşabilmem için videoların altına bırakacağınız her nokta, yalnızca bana verilmiş bir destek değil; sesimizin daha fazla insana ulaşmasına ve düşüncelerimizin daha geniş bir çevrede karşılık bulmasına katkıdır. Lütfen bunu, yaşanabilir bir ülkenin inşâsı için koyacağınız küçük ama değerli bir tuğla olarak düşünün.
@X
Size bir deyimden bahsedeceğim:
"Mal bulmuş Mağribî gibi sevinmek" beklemediği bir fırsat veya kazançla karşılaşmışçasına büyük bir heyecan ve ölçüsüz bir sevinç göstermek anlamına geliyor.
Son derece yanlış bir tutumla, hukuksuzluk kime yapıldığına göre değerlendiriliyor.
İktidar yanlıları, muhalif bir gazeteciye, akademisyene, siyasetçiye veya kanaat önderine yapılan müdahaleyi, kendi siyasî hesapları açısından “hak edilmiş” görebiliyor.
Muhalif olduğunu söyleyen kesimlerdeki karşılığı da bundan pek farklı değil.
“Bizden değilse başına gelen müstahaktır” anlayışı; diğer tarafta, “Onlar zaten bizim düşmanımız” kolaycılığına dönüşüyor.
Bir gazeteciye yapılan hukuksuzluğa, sırf iktidarı eleştiriyor diye sevinmek ne kadar yanlışsa; iktidara yakın bir gazeteciye, akademisyene veya siyasetçiye yapılan hukuksuzluğa “oh olsun” demek de o kadar yanlıştır.
Üstelik kendisine “muhalif” diyenlerin bunu daha iyi anlaması gerekir.
Bugün başkasının hukuk dışı biçimde susturulmasından “mal bulmuş Mağribî gibi” sevinirseniz, sıranın size gelmesine de rıza göstermiş olursunuz.
Adalet böyle aranmaz.
"Adaletin akıllılık ve erdem olduğunu söylüyorsak; adaletin bilgisizlik olan adaletsizlikten çok daha güçlü olduğunu belirtmek hiç de zor değildir."
Devlet, Eflâtun
Deva Partisi Milletvekili Sayın @avidrissahin,
Artık mahalleler arasındaki duvarları yıkalım. #KHK sorunu, bir kesimin değil, tüm Türkiye’nin sorunudur.
Mecliste muhalefet partileri bu meseleyi daha güçlü ve kararlı biçimde ele almalı. KHK’lılar, büyük bir özveriyle platform çatısı altında adalet ve hak mücadelesini sürdürüyor.
Elbette bu sorun bir gün çözülecek.
Dik durun, vazgeçmeyin, pes etmeyin. Mücadelemiz sürecek.
@devapartisi@KHKTV5@mkorkmaz62@leyliyar38
https://t.co/vuHsXDZjge