İstanbul trafiğinde seyir halinde olan bir kadın sürücü, motosikletlilerin şerit takibi yapmamasına ve diğer sürücüleri sürekli korna ile uyarmasına tepki gösterdi.
“Sanırım motosikletlilerin şerit takibinden muaf olduğu bir ülkede yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.
Aptallıktan başka büyük günah yoktur.
Çünkü bütün kötülükler aptallığın açtığı kapıdan girer.
Çünkü aptal insan bilmediğini bilmez.
Bu yüzden insanlığın en eski ve en büyük mücadelesi kötülükle değil, her zaman örgütlü aptallıkladır...
Zamanında bu şık’ıdım başefendigillerden bi halt olmaz, uzak durun, taşımayın bu halkın kıymetli oylarıyla bunları meclise, dedik.
İtibar görmedi.
Hala geç sayılmaz ilişkiyi kesmek için…
“Ana dili Kürtçe olan bir adayla ortaklaşamayabiliriz” söylemi Türkiye’de yıllardır inkâr edilen dil ve kimlik sorununu hâlâ kavrayamamış bir siyasi yaklaşımın yansımasıdır.
Kendine sosyalist diyenlerin, konu Kürtler olunca egemen devlet aklının sınırlarını aşamaması ibret vericidir.
Bu ülkede sorun Kürtçe konuşan adaylar değil; Kürtçeyi hâlâ siyasi bir risk, bir engel veya bir ayrışma nedeni olarak gören zihniyettir. Eşitlikten, kardeşlikten ve halkların ortak mücadelesinden söz edip, iş Kürtlerin anadiline geldiğinde geri adım atmak samimiyetsizliktir.
Daha ne söyleyeceksiniz ki Erkan Bey açık söylediniz!
Yani bir Kürt Cumhurbaşkan adayını desteklemeyiz diyorsunuz.
“Dem Parti ana dili Kürtçe olan bir aday ile çıkmak isteyebilir. Biz burada ortaklaşmayabiliriz” diyeceksiniz sonra “onu demek istemedim bunu demek istedim” demek inandırıcı değil.
Ayrıca sizinle aynı sol kumaşın farklı deseni olan TKP eski Genel Sekreteri Aydemir Güler de bir TV programında;
“Ezanın Kürtçe okunması talebi laikliğin ihlalidir” demişti. Türkçe, Arapça okununca Laiklik ihlal edilmez ama Kürtçe okunursa ihlal olur!
Sizin ve Aydemir beyin söyledikleri Kürt meselesine yaklaşımınızın dışa vurumudur!
CHP, MHP, AKP hatta İYİ Parti liderleri bile siyaset gereği böyle bir cümle kurmazlar Sayın Baş!
Fırsat yaratırsam ideılojik/teorik olarak Türk solunun Kürt meselesine yaklaşımını yazacağım.
🔴 Rahmi Koç’un Kürt halkınınaşağılayan ‘fıkrası’ sebebiyle tepkiler büyüyor.
Birçok vatandaş ve şirket, Koç Holding’e ait ürünleri satın almayacağını ifade eden paylaşımlarda bulunuyor.
Bir Kürt aydını olarak Fatih Hatipoğlu’nun açtığı bu pencereden bakılması için takdim ediyorum.
Fatih gibi düşünen milyonlarca Kürdü anlamak/anlamlandırmak belki o zaman mümkün olabilir.