şehirden birkaç günlüğüne uzaklaşırsam bütün stresi arkamda bırakacakmışım gibi hissediyorum
ama bu da stres esasında, yaşadığın ev değil ki kapıyı çarpıp çıkasın.
diyo insan
olmuyor da zaten
Şimdi olacakları tek tek yazayım.
1- Türkiye'de üretilmeyen ve bulunması imkansız ürünlere erişilemeyecek
2- Özellikle benim gibi elektronik ve robotikle uğraşanlar artık Türkiye'de olmayan devre kartlarına, komponentlere, kablolara erişemeyecek
3- İthalatçılar milyoner olacak. Pek çoğu yandaş olan ithalatçı firmalar 3 kuruşluk malı 30 kuruşa satacak
4- E-ticaret sitelerindeki ahlaksız satıcılar fiyatları 3-4 katına çıkarmaya başlayacak.
5- İhracatın özendirilmesi ve canlandırılması gerekirken yerli üreticinin canı çıkarılacak ve ithalatçılar bayram edecek
6- Özellikle ülkemizde bulunması zor ya da fahiş fiyatlara çıkmış olan ürünlere ihtiyacı olanlar zor durumda kalacak
7- Mühendislik ve teknik bölümlerde okuyan öğrenciler pek çok şeye erişemeyecek.
8- Müthiş bir rant düzeni daha kurulacak ve ithal ürünlerde fiyat patlaması yaşanacak...
Bakmayın siz otomobil üretiyoruz falan safsatalarına. Bu ülkede doğru dürüst bir iğne bile üretemiyoruz.
Cumhuriyet mirası ne kadar fabrika ve değerli kuruluşumuz varsa BABALAR GİBİ SATTILAR. Elde ettikleri parayla da "yol yaptıh köprü yaptıh" dediler ve bu yolları köprüleri de haraca bağladılar. Adına da hizmet siyaseti dediler!
Ülkemizde ayakkabıdan tekstile elektronikten yedek parçaya kadar her şeyde dışa bağımlıyız.
Mevut ekonomi modelimiz "kim kimi silkerse ekonomi modelini"dir. Bu da üretimden çok tüketim odaklı bir ekonomi modelidir.
2 yıl önce yazdım tüm bunları. Tufan'ın 4. günündeyiz ve 2026 yılı 2025 yılını mumla aratacak. Asgari ücret zammı daha nisan ayına varmadan buhar olacak.
Kira fiyatları daha da artacak. Ev sahiplerinin çoğu otomatik olarak asgari ücrete bağlanmış durumda zaten. Fakirlik derinleşecek.
En kötüsü ise gelir adaleti tamamen bir uçurum halini alacak. Helal kazanç dönemi zaten can çekişiyordu artık o da son bulacak. Bu gelir adaletsizliği suç oranlarını ciddi şekilde artıracak. Hapishaneleri bi yandan boşaltırken diğer yandan doldurmaya yetişemeyecekler.
Tarım ve hayvancılığın canına ot tıkadılar zaten.
Mesela üç harfli marketlere gidin ve yerli ve ithal ürünler arasındaki uçuruma bi bakın.
Örneğin 1 kilo ithal (kanada menşeili) kırmızı mercimek 40 lira ama aynı üreticinin yerli üretim ürünü 79 lira.
Tam iki katı. Ulan tam tersi olması gerekiyor bunun. Yerli üretici bu şekilde nasıl kazanacak. İnsanlar salak mı 40 liralık mercimeği iki katına alsın?
Sözün özü Tufan sona erdiğinde ülkemiz artık geri dönüşü mümkün olmayan büyük bir yıkımın altında kalmış olacak.
@elablogs arkadaşın senin değil sen arkadaşının hakkına giriyorsun. zarara sokmuşsun kişiyi, altın aldıysan altın vereceksin uzun uzun düşünüp buraya yazmana gerek yok sanki