Vincenzo Montella: "Ben milli takıma çok bağlıyım. Futbol bazen acımasızdır. Milli takımda devam etmek istedim çünkü buradaki işimin bittiğine inanmıyorum.”
Şahsımla ilgili dolaşıma sokulan istifa iddiaları asılsızdır.
Ülkemizin ekonomik istikrarını hedef alan bu tür spekülatif haberlere itibar edilmemelidir.
Fatih Terim, sigara alışkanlığını bir doktorun tek cümlesiyle nasıl bıraktığını anlattı:
-“2008 Avrupa üçüncülüğünden döndük.”
-“Gribal bir durumum var, Bakırköy’de bir hastaneye gittim.”
-“Nöbetçi bir hanımefendi doktor vardı.”
-‘Hocam madem geldiniz bir dinleyeyim sizi, gömleğinizi çıkarır mısınız?’ dedi.”
-“Ben gömleği çıkarırken cebimden sigara, çakmak, makas hepsi yere düştü.”
-“Ben yerde onları toplarken doktor hanım dedi ki: ‘Ya hocam, bir ülkeyle başa çıkacak iradeniz var, bununla mı başa çıkamıyorsunuz?’”
-“Ben daha doğrulmadım, o vaziyette hepsini topladım, getirdim masaya koydum.”
-“‘Peki hocam, ben de burada bırakıyorum’ dedim.”
-“Geçti aşağı yukarı 18-19 sene.”
-“Bilsem hiç başlamazdım, bir tane daha ağzıma koymadım.”
-“Yemeğin tadını anlıyorum artık, koku müthiş, uyku çok önemli...”
-“Hakikaten hiç yaşamamışız ya.”
-“O mu bizi esir edecek?
Baho
Sevgili Hemşehrilerim,
Siyasette bazı kararlar vardır; öfkeyle alınmaz, kırgınlıkla açıklanmaz. Uzun uzun düşünülür, vicdanla tartılır, sorumluluğu üstlenilir ve sonunda Türk milletinin huzurunda açıkça ifade edilir.
Bugün aldığım karar da böyle bir karardır.
19 Mart’la başlayan ve sonrasında mutlak butlan tartışmaları da dahil olmak üzere pek çok hukuki ve siyasi tartışmayla devam eden süreç, Türkiye’de siyaseti hepimizin üzülerek takip ettiği bir noktaya getirmiştir.
Bu süreç boyunca ne düşündüğümü, neye itiraz ettiğimi ve nasıl bir yol önerdiğimi açıkça ifade ettim. Bugün bunları uzun uzun tekrar etmeyeceğim. Dün ne söylediysem bugün de aynı noktadayım. Düşüncelerimde değişen bir şey yok.
Ancak bazı hususların altını çizmek zorundayım.
Benim partililikten anladığım; taşıdığınız kimliğin hakkını vermek, size güvenen insanların başını öne eğdirmemek, temsil ettiğiniz siyasi yapıya millet nezdinde itibar kazandırmak ve aldığınız sorumluluğu layıkıyla yerine getirmektir.
Ben bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi’ni küçük düşürecek, ona oy veren insanların mahcup olmasına neden olacak hiçbir davranışın içinde olmadım.
Tam tersine; Ankara’da belediyeciliğin ayrım yapmadan, şeffaf, hesap verebilir ve halkın parasını yine halk için kullanarak nasıl yapılabileceğini göstermeye çalıştık.
Bunu yalnızca ben söylemiyorum.
Ankara’da bize verilen büyük destek, Türkiye genelinde yapılan kamuoyu araştırmaları ve farklı siyasi görüşlerden vatandaşlarımızın ortaya koyduğu teveccüh bunun en açık göstergesidir.
Eğer Cumhuriyet Halk Partili bir belediye başkanı olarak seçilmişsem; görev yaptığım süre boyunca partimin adına leke getirmemiş, Türkiye çapında örnek gösterilen işlere imza atmış ve bana oy veren insanların göğsünü kabartmışsam, temsil sorumluluğumu yerine getirdiğime inanıyorum.
Üzerime düşen sorumluluğu dün de taşıdım, bugün de taşıyorum.
Kendimi hiçbir zaman siyasi partilerin üzerinde görmedim. Böyle bir iddiayı hadsizlik sayarım.
Ancak belediye başkanlığı görevimin bana öğrettiği çok önemli bir gerçek vardır:
Siyasetin tavanında birlik sağlanamadığında, millet isterse tabanda o birliği sağlayabilir.
Biz bunu Ankara’da başardık.
Farklı siyasi görüşlerden milyonlarca insan aynı iradenin etrafında buluştu. Kimseye nereden geldiğini, hangi partiye oy verdiğini sormadık. Hiç kimseyi siyasi kimliği nedeniyle diğerinden ayırmadık.
Çünkü bizim için herkes eşittir.
Her zaman şunu söyledim:
Türkiye’de demokratik yollarla bir iktidar değişikliği olacaksa, bunun yolu muhalefetin birbirini tüketmesinden değil; ortak ilkelerde yan yana gelebilmesinden geçmektedir.
Bu nedenle aylardır yaşanan tartışmaların, özellikle de mutlak butlan üzerinden yürütülen sürecin Cumhuriyet Halk Partisi’nde derin bir ayrışmaya yol açabileceğini ve bunun yalnızca CHP’ye değil, Türkiye’de demokratik siyaset umuduna zarar vereceğini defalarca ifade ettim.
Daha önce, parti içinde şahsımla veya izlediğim tutumla ilgili bir rahatsızlık varsa bunun gereğini yapacağımı söylemiştim.
Ve bugün yapılan bazı açıklamalar nedeniyle; Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyor, siyasi yoluma bağımsız olarak devam ettiğimi kamuoyunun takdirine sunuyorum.
Ben dün beraber yürüdüğüm hiçbir arkadaşımı bugün siyasi tercihi nedeniyle yok saymayacağım.
Üç dönem CHP çatısı altında birlikte seçime girdiğim, mücadele ettiğim, seçim çalışmalarında yanımda duran, bana inanan, emeğini ve gönlünü ortaya koyan herkese ömrüm boyunca teşekkür borçlu olacağım.
Bir başka konuda da tavrım son derece açıktır.
Vatandaşlarımızın siyasete ve siyasetçiye güveni çok yara aldı. Bunun sorumluluğunu seçmende değil, kendimizde aramak zorundayız.
İnsanlar sandığa giderken yalnızca bir isme değil, bir siyasi iradeye de oy verir.
Bu nedenle seçmenin iradesini yok saymayı, onun oyuyla elde edilen makamları seçmenin onay vermediği siyasi adreslere taşımayı doğru bulmadım, bugün de bulmuyorum.
Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur.
+++
@Calvinfpcp@MuhalifHD@ZamHaberAjans Cümleyi kulağıyla değil götüyle gördüler herhalde kardeşim. Sanki kadın haksız demişim gibi birde küfür etmişler. kocası görse beni neden videoya çektin diye boşanma davası açar o yüzden yazdım.
@MuhalifHD@ZamHaberAjans Sen ne şerefsiz insansın neden küfür ediyorsun hemen.
Benin cümlemde kadın haksız diye bir cümle mi var gerizekalı, kocası görse boşanma davası açsa haklı diyorum ben. Kadın zaten haklı .
@kaelouin@ZamHaberAjans Ben kadın haksız demedim, Kadın haklı kocası bu görüntüyü görse. dava açsa haklı diyorum. kötü söz sahibine aittir dostum. Hemen küfür et.