Bir zamanlar orada çok mutluydum. Ve size nasıl olacağını açıklayamasam da oraya tekrar gideceğime inanıyorum. Çiftlik evi uzun bir zaman önce ortadan kalktı, kediler öldü, bostan yok oldu; fakat oraya tekrar gideceğim.
Kuzey Galler’deki bir çiftlik evinde bir pencere hatırlıyorum. Ağartılmış taştan yapılma pervazı öyle derindi ki altı yaşındayken dizlerimi çeneme çekip üstünde yanlamasına oturabilirdim.
Annemin yatak odamdaki şifonyere koyduğu gaz lambasının kokusu, ağaçların altındaki alacalı gölgeler, otların arasından bulanan ve topraktan çıkarılmış bir hazine misali mutfağa taşınan bir yumurtanın ısısı ve ağırlığı… İhtiyaç duyduğum tek kanıt rüyalardır.
“Bir insanın hayatının ikinci yarısı, ilk yarıda kazanılan alışkanlıkların sürdürülmesinden ibarettir.” diyor Dostoyevski.
Dilerim hayatımın ikinci yarısında değilimdir.