Allah Resulü buyurdu ki;
“Allahım! Senden iman içinde sağlık, güzel ahlâk içinde iman, peşinden rahmet, âfiyet, mağfiret ve rıza gelen bir kurtuluş istiyorum.”
(Hakim, "De’avat", No: 1919)
Bir devlet asıl gücünü silahtan değil toprağın derinliklerine uzanan köklerinden alır.Alimler devletin kökleridir.Onların irşadıyla fırtınalara karşı direndik.Küfrün dehşetli karanlığında yolumuzu aydınlatan Ali Haydar EfendiHazretlerini vefat yıldönümünde rahmetle yâd ediyoruz.
Yaşadıkları çevrenin temizliği, İslam düşmanlığı, putperestlik gibi konularda mukayese etsek ;
Hindulukta bunlarla sadece Ganj nehrinde b.k içinde yüzenler yarışabilir. Türk zannedilmeleri imajımız açısından çok kötü.
Resulullah(asm) şöyle dua ederdi;
“Ya mukallibel kulûb! Sebbit kalbî ‘alâ dînike.”
Ey kalpleri hâlden hâle çeviren Allah’ım, kalbimi dinin üzere sabit kıl.”
(Tirmizî, Deavât, 124)
Şunu gençlerimizin her zaman akıllarında tutmalarını rica ediyorum:
10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde.
Bugün dünya bize bakıyor, Türk milletine bakıyor; Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor.
Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor.
Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor.
Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz.
Bir olacağız, beraber olacağız; tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız; birbirimizi Allah için sevecek; her karışında barışın, huzurun, refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz.
Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle, birlikle, dayanışmayla esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.
Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz.
Hz.Muhammed’in ﷺ dilinden meşhur bir dua-13:
“Allahım! Sana teslim oldum, sana inandım, sana güvendim. Yüzümü, gönlümü sana çevirdim, senin yardımınla düşmanlara karşı mücâdele ettim. Kitabın ile hükmettim. Şimdiye kadar yaptığım, bundan sonra yapacağım, gizlediğim, açığa vurduğum ve senin benden daha iyi bildiğin günahlarımı affeyle! Öne geçiren de sen, geride bırakan da sensin. Senden başka ilâh yoktur.”
(Buhârî, Teheccüd 1)
AMİN!
Küfretmekten başka bir mahareti olmayan DEYYUSLAR GÜRUHUNUN özgürlükten anladığı,ALLAH TEALA'NIN KİTABI'NA sövme hürriyetidir.En cesurları(!) ise adını ve suratını gizleyip de söven kilise çocukları...Fikri olana fikirle,DOMUZ gibi yazana ise layık olduğu şekilde muamele ederiz.
Sanat Sepet tayfaya ıslık gelmiş belli ki, kuyruklarını sallaya sallaya dökülmüşler ortaya. Bu lalelerin kendi fikirleri olmadığını sanırım artık herkes biliyor.
Allah'ın kitabının sarhoş berduşlar diliyle kamu önünde tahkir edilmesini ''hakkımız'' diye savunuyorlar. Bu yavşakları semirtmeyin.
Allah'ın kitabı size öz namusunuzdan evla değilse gidin kendinize ağlayın. Öz namusunuza küfredilmesini ''özgürlük'' kılıfı ile savunanın küfredenden farkı ne ?
İzzetli bir insan bunların gölgesine gölgesini değdirmez.
Fare zehiri Peygamberimize(as) hakaret eden Lemandan daha az zararlıdır, zira leman zehri insanda ne şahsiyet, ne haya bırakır. Bu yüzden en münevver kadını yobaz, fahişeyi de “namus âbidesi” olarak gösterebilirler. Lemana müsaade,milletimizin dinine de tarihine de kasdetmektir.
Sabatay Sevi çocukları Peygamberimiz’e(sav) hakaret ettiğinde susarsak, dilimiz kurusun! Leman gibi küfürnameleri tarihin çöplüğüne göndermezsek elimiz kurusun! Bu baldır bacak komisyonu derginin anlayacağı cevap tektir o da bellidir.
Muazzez İslam genci, yazın gelişiyle birlikte sokakların günah arenasına döndüğü bir zamanda, erkekler için "gözlere tesettür hareketi"ni başlatalım. Bismillah... Gel, bu çağın Yusuf'u ol; şehvet ateşinde yanmamak ne demekmiş göster bütün dünyaya!
🗣️ İhsan Şenocak:
“Kardeşim! Allah'a isyan olan yerde siyasi bir partiye itaat haramdır.
Nerede duracağını partine göre değil Allah'a göre belirle!
Kıyamet günü sana durduğun her yer gibi şehvet arenasına çevrilen gençlik şöleni de sorulacak.
Beşerin iltifatına değil, Rabbinin rızasına talip ol!”