“Olur biter Geçer gider. Ama canımı yaka yaka yutkunduğum şeyler var. Olup bitmeyen, Geçip gitmeyen. Zaman zaman yine uykusuzluk çekiyorum ama... Çokta takılmıyorum artık bu uyku konusuna, Uyuyunca geçmeyen şeylerin olduğunu anladığımdan bu yana.”
Câhit Sıtkı Tarancı
Balzac'ın şu şahane cümlesini tüm duvarlara kazımak gerek: "İnsanlara, onları size nankörlük yapmaya mecbur bırakacak kadar büyük iyiliklerde bulunmayın."
Yaş ilerledikçe fark edilen şey:
Yalnızsın. Yürümekte olduğun yol yalnızca senin. Yola dahil olanlar oluyor, yoldan çıkanlar oluyor, yolda sorun çıkaranlar oluyor ama hepsi geçiyor, gidiyor.
O yolda sen kalıyorsun. Sevincinle, kederinle, kahkahalarınla, gözyaşlarınla; yalnızca sen.
"Bir kahvenin tadını, bir insan sesi değiştirebilir. Berbat bir günü, bir insan yüzü güzelleştirebilir. Acı bir haberi, bir insan sözü hafifletebilir. Mutlu bir anı, bir insan daha mutlu yapabilir. İnsan insana lazımdır. Ama insan insana..."
Kibarlığı ve mütevazılığı zayıflık sanıp onu ezmeye çalışan milyonların olduğu ülkemizdeki bütün biilboardlara şu cümleyi asmak istiyorum: "Bir insanın utangaç ve edepli oluşu özgüvensiz olduğundan değil; kişilikli olduğundandır"
“Evlenince aşk bitmez, yaşlandıkça aşk bitmez, aynı evde yaşayınca aşk bitmez. Aşk özensizleştikçe, sözünde durmadıkça, saygı bitince, birbirinizin sevgisini değil de bedenini sahiplendikçe, değer verdiğini göstermedikçe biter. Nasıl olsa gitmez diye düşündükçe biter.”
-Sanırım yaşamaya bile üşeniyorsun.
-Öyleyim sanırım.
-Peki özellikle sevmediğin şey ne?
-Her şey. Bu aralıksız koşuşturma, sıradan tutkular, açgözlülükler, birbirinden üstün olma arzusu, dedikoduculuk, insanı baştan aşağı süzmeler...
İvan Gonçarov, Oblomov
Bir psikiyatrist: "Psikiyatriste gerçek hastalar gitmez, gerçek hastaların hasta ettikleri kişiler gider" demişti.
Bu yüzden Gibson şöyle diyor: "Kendinize depresyon ya da itibar kaybı teşhisi koymadan önce çevrenizdekilerin gerçekten insan olup olmadıklarından emin olun."