Tekrar balkonda oturmaya başlamamla birlikte kendime yoğun şekilde yazık ettiğim dönemlerle balkonu kendi haline bırakma eğilimim arasında bir korelasyon olduğunu keşfettim.
Filmlerin varlıklarını yalnızca belirli platformlara geldiklerinde kazanmaları anlayışı canımı çok sıkıyor ama Beowulf'u netflixe koyan yapımcılara ve söz konusu platformda bir hesaba sahip olan sevgilime teşekkür etmem gerekiyor, kaç senedir çektiğim çile bi süreliğine bitti.
Ali Poyrazoğlu, verdiği elma dolması tarifiyle bir çifti nasıl boşanmaktan vazgeçirdiğini anlattı.
• 6 yıllık evli genç bir çift kavga edip ayrılmaya karar vermiş.
• Adam ‘Ben anamın evine gidiyorum, bu iş bitti’ demiş.
• Kadın, radyoda duyduğu benim verdiğim tarif olan elma dolması son kez eşine yapmak istemiş.
• Adam eve gelip “Elmanın dolması mı olur?” diye tepki göstermiş.
• “Ali Poyrazoğlu yemekten ne anlar, o ukala!” demiş.
• Kadın yine de “Bir tadına bak” diye ısrar etmiş.
• Adam yemeği yiyince tencerenin yarısını bitirmiş.
• O gece barışmışlar, halvet olmuş yani.
• Aileyi birleştiren bir tarif bu.
Ankara’nın ulaşım geleceği için önemli bir adımın ihale hazırlığı yapılıyor.
Koru–Yaşamkent–Bağlıca, Kızılay–Dikmen, Çayyolu–Sincan ve temeli atılan Dikimevi–Natoyolu hatlarıyla; toplam 44 kilometrelik yeni metro ağını hayata geçirme çalışmalarımız sürüyor.
Dünden beri bi ton laf edilmiş de Türkiye'de orjinal işle değil "kaliteli" yabancı işin ilk uyarlamasıyla başarılı olunabilmesi kaidesine çok uygun adımlar atıyor işte, neye söyleniyosunuz acaba.
Giray Altınok, yeni dizisi Gustav Maier hakkında açıklamalarda bulundu.
“Hiç kimseyi ısırmamış ve sosyal fobisi olan 360 yaşındaki bir vampiri canlandıracağım. Çok tatlı bir komedi oldu. 600 yıllık bir süreci anlatıyor.”
Turkish people are crazy weirdos. I mean, it’s “Mohammad” not “Mehmet”, “Khadijah” not “Hatice” and “Ayesha/Aisha” not “Ayşe.” These Turks have ruined so many beautiful names.