kaybettiğim her şey için yas tutup kazandırdıkları her şey için şükrettiğim yaşlardır. iyi ki olmamışların olmamasındaki hayırdır. acı elbette ki geçiyor ama acı çekmiş olmak geçmiyor misali.
20li yaslar cok zor once cocuklugunuza veda ediyosunuz insan iliskilerine bakis aciniz degisiyo olgunlasiyosunuz degisiyosunuz arkadaslariniza bazen hayallerinize eskiden cok sevdiginiz insanlara veda ediyosunuz son bir yildir icten ice yas tutuyorum kaybettigim her sey icin
yormayan arkadaşlık. şuraya gidelim mi? ok. şunu yapalım mı? yapalım. balıkesir’e de gittik. eskişehir’e de. şimdi çatalca mı? bir paraşütümüz eksikti ama onu da yapalım kalmasın sjsjdldkdldjs
gerçek hayatta kilosu-fiziksel görünüşü üzerinden insanları zorbalayanların burada “kendinizi sevin” gibi kalıplarla hassasiyet kasmaları ve beden olumlamaları çok komik duruyor
çok hoşuma gitti burada. dibe köşeye kaldırıyordu annem şak diye koydum girişe. kendi ayakkabılarımı hep buraya koyacağım. belki bir evim olursa taşırım. 👟
babam eve kırmızı kitaplık getirmiş. kötü biri olsaydım böyle olmasaydıları düşünüp evine çok yakışacağını aklımdan geçirmezdim herhalde. hangi arabayla gelirdileri ve nasıl hallolurduları. neyse ne artık. zaten bizim evde de yer yok. bakalım nereye koyacağız.