Türkiye'de bir GGM'de tecavüz işkencesine uğradığını açıklayan Paula, yaşadıklarını anlatmış.
Erkek devlet şiddeti karşısında kadınlar olarak nasıl direniyoruz diye merak edenler için mutlaka okunması gereken bir röportaj.
Anna'nın, Alma'nın, Paula'nın yanındayız.
“ölülerimiz toplanacaktır
kenar köşe kasaba hanlarından
deniz en güzel aşkken ayışığına
küçük ve karanlık odalarda öldürülenler
direnerek ve akarak ölenler
yüceltilecektir
anılacaktır ölümleri…”
Bir daha 68 kuşağının marksizm leninizmle tanışmadan önce ki kemalist olduğu dönemden kalma fotoğraflar ve yazıları paylaşıp sanki hep kemalist kalmışlarmış gibi lanse edildiğine şahit olursam aklımı kaybedeceğim.
Süleymancılar benim bu ülkede tanıdığım cemaatlerden. Çocukluğum onların içinde geçti. Hâlâ yakın çevremde yurtlarında hocalık yapan insanlar var.
Türkiye’nin ilinden ilçesine, oradan kırsaldaki ailelere kadar uzanan çok büyük bir yurt ve kurs ağından söz ediyoruz. En ücra köye gidin; onların yurdunda kalmış birini ya da çocuğunu göndermiş bir aileyi bulursunuz.
insanların gerçek ihtiyacına dokunmadan böyle bir bağlılık yaratılamıyor. Benim karşılaştığım insanların onları çoğunlukla iyi anmasının nedeni de biraz bu.
epik bir taksi yolculuğu yaptım, hep çağırdığım abinin yeğeni ile ikinci yolculuğumuz, otobüsüm gelene kadar eşlik etmek istedi, en son hocam ya sana bir fincan hediye etmek istiyorum diyip duraktan çay doldurup verdi :)
Değmiyorsa sırtımız yere, düşmüyorsa başımız öne mücadeleye, direnişe ve dayanışmaya duyduğumuz inançtandır.
3 Şubat sonrası tutsaklığımız boyunca bizi yalnız bırakmayan ve dayanışma içinde olan herkese bir kez daha teşekkürler.