@_Devletci_ Burdaki kıyafetlerin hepsi öğretmen için uygun. Gayet iyi. İnsanların kıyafet tercihleri kendine kalmış. Abartı kıyafetler olmadıktan sonra isteyen spor isteyen klasik giyebilir. Ve bu kıyafetler gerçekten uygun
Vicdan sahipleri hakikati söylüyor.
Amerika'nın en etkili ve en çok izlenen medya figürlerinden biri olan Tucker Carlson İsrail'i sarsan ateşli bir açıklama yaptı.
“'Seçilmiş halk' diye bir şey yoktur. Tanrı, çocukları öldüren bir halkı seçmez. Bu sapkınlıktır ve bu insanlar suçlu ve hırsızdır.”
Papa 14. Leo'nun Türkiye ziyareti daha önceki Papaların aynı aylardaki ziyaretlerine göre hiç kıyaslanmayacak derecede sorun oldu.
Bu konuda kıyameti koparanlar acaba Papa 14. Leo'nun, 14. Leo ünvanı almasının sebebini biliyorlar mıydı?
Ya da Vatikan'ın masonlarla ve siyonistlerle ne tür mücadeleler içinde olduklarından haberleri var mıydı?
Veya 1963'teki Vatikan konsülü kararlarından haberdar mıydılar?
Yine bu bağlamda Papa'nın ziyareti ile ilgili neredeyse kontrol dışı konuşmalar yapanlar, açıklamalarda bulunanlar, Vatikan'ın, Yahudileri, seçilmiş millet olarak ilan ettiklerinin bilgisini taşıyorlar mıydı?
Yani Papalığın siyonizmle tarihi bir hesaplaşma içinde olduğunu bunlar hiç mi duymamıştı?
Katolikliğin bu hesaplaşmadan ne tür yara ya da yaralar aldığı hakkında herhangi bir fikirleri var mıydı?
Katoliklik hala siyonizmin kontrolünde mi, değil mi şeklinde akıllarına hiçbir şey gelmiş miydi?
Bu vaveylacılar Türkiye'nin, Papa ve Katolik camiayla siyonistlerin onlara şimdiye kadar çektirdikleri zemin üzerinden mesela yeni bir Gazze soykırımına karşı bir ortaklık projesi yapılabilir mi yapılamaz mı anlamında teşebbüs içinde olup olmadığı şeklinde bir kez dahi olsa akıllarına bir düşünce gelmiş miydi?
Yine başka bir bakış açısıyla önceki gelen Papalara seslerini çıkarmayanlar 14. Leo'ya neden bu kadar gürültü koparmışlardı?
Bir de Papanın gelişine ortalığı kasıp kavramların yılbaşında kutlamalar yapan batıcı kesim olması çok ilginçti.
Daha önceki Papalarla hiç ilgilenmeyen bu yılbaşı kutlamacısı kesimlerin bu Papa ziyaretinde birdenbire dindarlıkları mı tutmuştu?
https://t.co/hLW7A5UdcB
Daha fazlasını Youtube'da izah etmeye çalıştım
“Rakı Reklamı yapılmasın, özendirilmesin, insanların gözünün içine sokarak paylaşımlar “ dedik diye linçliyorlar.
Cüneyt Özdemir, tane tane konuyu anlatmış.
⚠ABD-Venezuela gerilimi artıyor!
➥Venezuela Savunma Bakanı Lopez, ABD’nin askeri tehditlerine sert yanıt verdi:
🗣"ABD emperyalizmi bizi bombardıman uçaklarıyla, füze donanımlı savaş gemileriyle ve Karayip'te nükleer tahrikli denizaltılarla tehdit etmeye çalışıyor. Biz hiçbir imparatorluğun kölesi değiliz. Peki biz ne yaptık? Ulus olarak başı dik şekilde karşılık veriyoruz."
https://t.co/kbOXdwBg83
CHP'li meclis üyesi çok güzel
Özetlemiş sana helal olsun 👏
Hayırlı huzurlu geceler diliyorum
Yusuf Tekin Uganda #deprem Cennet Eren Elmalı Saygı Kocaelispor #sallandik Balıkesir
İsrail Ne İstiyor?
Ortadoğu’nun kanla sulanan topraklarında her büyük kriz, her derin çatışma dönüp dolaşıp aynı soruyu sorduruyor: İsrail ne istiyor?
Amerikan desteğini arkasına almış, nükleer silahlara sahip, istihbarat ve teknoloji alanında bölge ülkelerinin çok ilerisinde bir aktör olan İsrail, sadece güvenlik peşinde mi, yoksa çok daha büyük bir planın merkezinde mi?
Irak parçalandı, Suriye kan gölüne döndü, Lübnan sürekli istikrarsız, Filistin zaten yarım asrı aşkın süredir işgal altında… İran kuşatma altında, Türkiye ise sürekli içeriden ve dışarıdan baskı altında tutuluyor. Peki bu denklemde istikrarsızlaşan her ülkeden kim fayda sağlıyor? Her seferinde pusunun ardından kim çıkıyor?
İsrail, sınırlarını değil, etki alanını genişletmek istiyor. Bölgesinde hiçbir güçlü Arap devleti istemiyor. İran’ın nükleerleşmesini bir tehdit olarak gösterse de asıl amaç; ekonomik, siyasi ve askeri anlamda güçlenen her ülkenin nefesini kesmek. Çünkü güçlü bir komşu, İsrail’in tehdit algısını değil, hegemonyasını tehdit eder.
Amerika, İsrail’i sadece desteklemiyor; onu Ortadoğu’daki ileri karakolu olarak konumlandırıyor. Enerji yollarının, su kaynaklarının, yeni ticaret koridorlarının üzerinde oturan bu coğrafyada, İsrail’in güvenliği bahanesiyle bölgeye sürekli müdahale zemini hazırlanıyor.
İsrail, yalnızca kendini korumak isteyen bir ülke değil. O, kendisine dokunulmaz bir alan yaratmaya çalışıyor. Bu alanın içinde güçsüz, parçalanmış, kendi iç sorunlarıyla boğuşan Arap ve Müslüman ülkeler yer almalı ki, İsrail hem kendini “kurban” gibi gösterebilsin, hem de bölgedeki her gelişmeyi istediği gibi yönlendirebilsin.
İsrail’in amacı, bölgedeki bütün otoriteleri sarsmak; halklar arasında kaos yaratmak, etnik ve mezhepsel fay hatlarını derinleştirmek ve sonunda “barış” adı altında kendi istikametinde çizilen yeni bir Ortadoğu haritası kurmak. Bu yüzden her krizden önce sessizce hareket eder, ardından diplomasi maskesiyle sürece dahil olur.
Bugün bölgedeki her devlet şunu sormalıdır: İsrail neden hep krizlerin dışında kalır ama sonuçlardan en çok o fayda sağlar?
Cevap açıktır: Çünkü oyun, onun istediği gibi oynanmaktadır. Artık bu oyunu görmek, anlamak ve dur demek, yalnızca bir devlet meselesi değil, bir varlık mücadelesidir.
48 adet KAAN 5. nesil savaş uçağı Endonezya'ya teslim edilecek
Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) açıklamasına göre, TUSAŞ uluslararası alanda stratejik bir başarıya imza attı.
Endonezya'da düzenlenen INDO Defence 2025 fuarında, Türkiye tarafından milli imkanlarla tasarlanan, geliştirilen ve üretilen milli muharip uçak KAAN'ın Endonezya'ya satışına yönelik anlaşma sağlandı. Anlaşma kapsamında, 48 adet KAAN 5. nesil savaş uçağı Endonezya'ya teslim edilecek.
FETÖ’NÜN CHP ÜZERİNDEKİ HAKİMİYETİ KASETLE BAŞLADI KASETLE DEVAM EDİYOR…
FETÖ’ye yardım yataklıktan aranan, Almanya’da istihbarat örgütünün korumasında yaşayan firari Erk Acarertarafından servis edilen ses kaydı anlayan için birçok mesaj içeriyor.
Birincisi, CHP içinde FETÖ’cüler telefonla yaptığınız konuşmanızı “ortam kaydı” alacak kadar yakın. Ekrem İmamoğlu, kurultay günü iki seçim arası Kılıçdaroğluile çekilme konusunda telefonda görüşmesi yaparken aynı ortamda olan birisi tarafından kayıt yapılmış. Kılıçdaroğlu’nun seslerinin kaydedilmemiş olması, ortamda bilinen diğer kişilerin seslerinin duyulması bunu gösteriyor.
Bu FETÖ’nün CHP içindeki birçok kişiyi sesli ya da görüntülü kaydettiğini ve şimdi olduğu gibi zamanı geldiğinde yayınlanmak üzere arşivlediğini de gösteriyor.
Ama bu ses kaydının yayınlanmasının asıl amacı mahkemenin kurultayın iptali hakkında vereceği kararı etkilemekten çok, böyle bir karar sonucu CHP Genel Başkanlığı koltuğuna oturma ihtimali bulunan Kılıçdaroğlu’nun üzerinde baskı kurmak olduğu açık. “Kılıçdaroğlu böyle bir görevi kabul etmeyeceğini açıklasın” diyen İmamoğlu’nun trolleriyle elde edilemeyen sonuca FETÖ’cülerin servis ettiği ses kaydıyla ulaşılmaya çalışılıyor.