Hırsızlık, dolandırıcılık, taciz-tecavüz, kadına sınırsız şiddet, kasten yaralama, kişiyi hürriyetinden mahrum bırakma, magandalık vb. fiilleri
yapanların
serbestçe gezdiği güzel yurdumda,
benim tweettırda ne yazdığıma bakarak suç ve suçlu aramayın.
Sayın Devlet yetkilileri.
AİHM’in sözü Trump kadar da mı geçmez?
Trump, her fırsatta lâfı Rahip Brunson’a getiriyor ve bir telefonla onu cezaevimizden kurtardığını anlatarak böbürleniyor.
Bu küstahlığı Trump sayısız kere yaptı ama Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Uçum bir kere bile yargımızın bağımsızlığına müdahale hadsizliği sayarak tepki vermedi.
Oysa Mehmet Uçum, kendi irademizle uymayı taahhüt edip yargı yetkisini tanıdığımız AİHM’e aynı anlayışı göstermiyor.
Osman Kavala’nın âdil yargılanma haklarının ihlâliyle ilgili AİHM kararı kesinleşti. Mahkeme Kavala’nın mahkumiyetini hukuken geçersiz sayıp derhal tahliyesine hükmetti.
Uçum işte bunun için küplere biniyor. Hadsizlikmiş, AİHM milli yargımızın üstünde değilmiş, hiçbir uluslararası merci mahkemelerimize talimat veremezmiş, yargımız bağımsızmış, AİHM kararlarına ister uyar ister uymazmışız, mecburiyetimiz yokmuş, milli yargımıza böyle müdahaleler sürerse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nden çekilip AİHM’den ç��kmak zorunda kalırmışız vesair.
Yani Başdanışman’a göre, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararı Trump’ın bir sözü kadar hukuki değer taşımıyor.
Uçum, AK Parti’nin hak, özgürlük ve demokrasi mücadelesi dönemini karşıdan izleyip ikinci yarıda iktidara katıldığı için hatırlamıyor olabilir.
Fakat Türkiye; AİHS’e uymayı Menderes’le kabul etti, Özal’la AİHM’e bireysel başvuru hakkı ve zorunlu yargı yetkisini tanıdı, 2004’te Erdoğan’ın ‘sessiz devrim’iyle de AİHS’i milli mahkemelerimizin üstüne koyup AİHM kararlarını bağlayıcı Anayasa emrine dönüştürdü.
Şimdi 2026 senesinde bir Cumhurbaşkanı Başdanışmanı, Menderes’le başlayıp Özal ve Erdoğan’la güçlenen AİHM’de hak arama yolunu gayri milli bulup kapatmaktan söz ediyor. Tarihi ilerleme reformlarını bir karşı reformla geri alacak.
Bizi kendi Anayasa’mıza uymaya çağıran AİHM kararlarını tanımadıkça hukuki güvenceden, öngürülebilirlikten, kurallı yönetimden bahsetmek mümkün mü?
Başdanışman benden duymuş olmasın ama AİHM kararlarına uyulmamasının bedelini yalnızca haksız yatan Kavala, Demirtaş, Atalay ve diğerleri değil, fakirleşerek hepimiz milletçe ödüyoruz. İnanmazsa ülkeye para gelmesi için hukuki güvence ve öngörülebilirlik gerektiğini söyleyen Adâlet Bakanı Gürlek'e sorsun.
⤵️ https://t.co/xd0Y2ZUL3E
@mehmetucum Danışmanların yetki ve sorumluluğu nedir acaba. Siyasetçilerin gölgesinde aba altından sopa göstermeye devam ediyorlar.
İşine gelince burası hukuk devleti, işine gelmeyince kararları tanımıyoruz. Bunlar yazılı kurallar, birilerinin begenmesine tabi değil.
Genç yaşında katledilen Rojin cinayetindeki iddialar mide bulandırıcı olduğu kadar korkutucu da.
Zira ilaca erişim yetkisi olan ve üst kadro yönetici olanların işin olduğu iddia ediliyor.
Peki vatandaş kime güvenebilecek.
@abakingurlek Sayın bakan, son zamanlarda yapılan gözaltı işlemleri başlarken hemen "...... suç örgütü" ifadesi kullanmak hangi mahkeme kararına dayanıyor.
Buna kim karar veriyor merak ediyorum.
@mustafaciftcitr Sayın bakan, yargı kararı olmadan, suç örgütü, vb söylem hangi hukuk dilinde var.
Son zamanlarda sık duyulan bir söylem bu.
Artık, birçok operasyonda siyasilerin, yandaş medyanın çok kullandığı bir argüman oldu da dikkatimi çekiyor.
Son yapılan operasyonda........ suç örgütü diye haber görüyoruz. Mahkeme ne zaman karar verdi de suç netleşti. Pek anlayamadım. Eskiden mahkemeler karar verirdi böyle şeylere diye biliyorum da.
#GeceyeBirSöz
Süleymancılar olarak bilinen cemaatin çok mal varlığı olduğu iddia ediliyor.
Hükümete yakın olan tugva, ve benzeri yerlerde daha fazlası yoksa haklı sayacam.
Washington nun merkezine kocaman bina yapanlar diğer mahalleye dava açıyor.
Zamanlama da manidar hani