2016 sonrası binbir bahaneyle seçimlere sokmasalar da….
Özgürlüğünü seven gençlerle hala buradayız!!!
Az sayıda ama daima gururla!!!
Hürriyet ve adalet için 🐬🐬🐬
@liberaLDP@liberallerIST
Faşizmin temel özellikleri:
· Diktatörlük: Gücün tamamını elinde bulunduran “yüce bir lider” devletin çıkarlarını koruyacaktır. Bu lider milletiyle o denli sıkı bir bağa sahiptir ki, her şeyi görmek ve her şeyi bilmek gibi mitolojik özellikleri vardır. Dolayısıyla, lidere yapılan her saldırı millete yapılmış demektir. Lider=millet’tir.
· Bireyin rolü: Faşistler bireyin görevinin devlete hizmet etmek olduğuna inanır; bireysel özgürlük diye bir şey yoktur. Faşizmin amacı devletin güdümünde toplumu birleştirip seferber etmektir. Bir vatandaş için en yüce görev, yüce liderin tarif ettiği şekliyle “millet”in şerefi için çalışmaktır.
· Hükümetin rolü: Amaçlarına ulaşmak için yüce liderin başında bulunduğu faşist hükümet sadece siyaset kurumunun değil, bütün kurumların üzerinde hakimiyet kurar: Eğitsel, kültürel, ekonomik, dini ve diğerleri. Başka bir deyişle, vatandaşların hayatlarının faşist lider tarafından düzenlenmeyen hiçbir bölümü yoktur. Faşizm totaliterdir.
· Hesap vermezlik: “Yüce lider” her şeyi “milleti” için yapmaktadır. Millet için yapmaktadır fakat bir yandan da o kadar “yüce”dir ki, onun yapıp ettiklerini, devlet kasasından harcadıklarını kontrol etmek, denetlemek gibi bir şey olsa olsa bir hakaret anlamına gelmektedir. Güçler birliğini sağlamış lider, hiçbir konuda hesap vermez, hesap vermesi teklif dahi edilemez. O ne yaparsa, “millet”in hayrı için yapmaktadır.
· Hukukun düşüşü: Yasalar, ancak “milletin” “çıkarlarını” koruduğu sürece yasa olma kimliğindedir. “Milletin” çıkarına karşı hiçbir yasaya uyulmaz. Çok gerekirse yasa ya da anayasa değiştirilir. Lider=millet olduğu için liderin beğenmediği hiçbir yasaya uyulmaz.
· Kutuplaştırma: Faşizm, dost-düşman ikilemi üzerine kuruludur. Faşizm için “makbul vatandaşlar” ve yok edilmesi gereken düşman, vatandaş olduğuna ilişkin nüfus kağıdına sahip olmalarına rağmen hain olanlar vardır. Bu hainlere hiçbir şekilde müsamaha gösterilmez. Hakları, malları, özgürlükleri, canları; kısacası her şeyleri ellerinden alınır. “Gerçek halk”, bu “hainlerin” hakkından gelecektir; arkalarında “yüce lider” ve onun tümüyle ele geçirmiş olduğu devlet aygıtı, yargı, kolluk kuvvetleri ve ordu vardır.
· Saldırganlığın rolü: Faşizm, devletin sınırları içinde ve dışındaki muhaliflerine karşı şiddet kullanımını savunur. Faşizm, bu şiddeti halkın büyüklüğünün bir ifadesi ve milletin kaderi olarak meşrulaştırır. Faşizmde sivillerden silahlı paramiliter örgütler kurulması ve bu örgütlerin, liderin yolundan gitmeyenlere fiziksel şiddet uygulaması yaygındır. Bu şiddet eylemleri kolluk güçleri tarafından görmezden gelinir, yargı şiddet gösterenleri değil, şiddet görenleri suçlu bulma eğilimi gösterir.
· Mitlere inanma arzusu: Faşizm, millete ve devletin geçmişine atfedilen efsanevi geçmişi idealleştirir ve o “değerlere” dönüşü vadeder. Mitlerin doğru olup olmamaları önemli değildi; önemli olan insanların, mitlerin doğru olduğuna inanmalarıdır.
· Faşizmde Milliyetçilik: Vatandaşların ülkelerine hissettikleri koşulsuz olumlu duygular ve sadakat, faşizmde, o ülkeyi ve “milleti” tek bir bedende temsil eden “yüce lidere” koşulsuz sevgi ve sadakat anlamına gelmektedir.
· Duygusalcılık: Faşizm insanları harekete geçirme konusunda duygunun akıldan daha büyük bir rol oynadığı fikrine dayanır. Faşist lider yeterince ikna edici semboller ve mitler öne sürerek muhakeme ve vicdanı işlevsiz bırakan ilkel duygulardan sıkça faydalanır.