YENİ Parti’yi kuran, milletimizdir.
İşçinin YENİ Partisi
Emeklinin YENİ Partisi
Memurun YENİ Partisi
Esnafın YENİ Partisi
Çiftçinin YENİ Partisi
Kadınların YENİ Partisi
Gençlerin YENİ Partisi
Türkiye’nin YENİ Partisi…
Hayırlı, uğurlu olsun.
Artık bazı hususları açıklamak gerekiyor.
AHBAP soruşturması başladığı günden bu yana ben ve çalışma arkadaşlarım hakkında sistematik biçimde yalan ve iftira kampanyası yürütülüyor.
“AHBAP’a bağış çağrısı yaptınız, insanları yönlendirdiniz.” deniliyor.
Yapabilirdik. Ama yapmadık.
Ne sosyal medya hesaplarımızda ne de herhangi bir yayınımızda AHBAP’a bağış yapılması yönünde tek bir çağrımız yoktur. Tek destek çağrısı yaptığımız ve bağış topladığımız tek kurum ÇYDD (Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği) olmuştur.
“Halk TV’den ayrıldıktan sonra Oğuzhan Uğur ile çalıştınız.” deniliyor.
Hayır.
Çalışabilirdik, memnuniyetle de çalışabilirdik. Ancak çalışmadık. YouTube kanalı açmadan önce stüdyosuna gidip birlikte mekâna baktık, fotoğraf çektirdik. Hepsi bundan ibaret.
“Kızılay çadır satmadı, bu haberi AHBAP’ın önünü açmak için yaptınız.” deniliyor.
Bu iddia da gerçeğe aykırıdır.
Depremin en kritik günlerinde vatandaşlar soğukta ve yağmur altında beklerken, AFAD çadır talep ederken Kızılay çadır sattı. Bu durum Kızılay Genel Müdürü tarafından da doğrulandı. Cumhurbaşkanı da yaptığı açıklamada, “Kızılay’ın afet anında çadır satması yanlıştı.” diyerek bu uygulamayı eleştirdi.
Ortada doğrulanmış bir haberi, yıllar sonra hâlâ “operasyon” gibi göstermeye çalışmak algı yönetimine hizmet eder.
Bir diğer iddia ise Timur ve benim sürekli birilerini akladığımız ve FETÖ bağlantılı hesaplar tarafından desteklendiğimiz yönünde.
İşin ironik tarafı şu: Bunu söyleyenlerin işaret ettiği hesaplar daha birkaç hafta önce bizi “AKP’li olmakla” suçluyor, organize şekilde hedef gösteriyordu.
Hem FETÖ’cü ilan edilip hem AKP’li ilan edilmek ancak Türkiye’deki kara propaganda düzeninde mümkün.
FETÖ kumpasından yargılanan bizleri kumpası yapanlar destekleyecek he mi :)
Bizim işimiz belli.
Belgeyle konuşuruz, haber yaparız, doğruları yazarız.Kime yarar,kime yaramaz bakmayız.
İftiralar değişebilir, gerçekler değişmez.
4 gün önce yazdığım bilgi selinde,Abdullah Gül ve Mehmetali Talat’ın Türk Ulusuna attığı tazminat kazığının tarihçesini yazma sözü vermiştim. Şimdi o sözümü tutuyorum.Uzun oldu ama mutlaka okuyun,Türkiye’nin Kıbrıs’ta “işgalci” olduğu safsatasının nasıl kabul edildiğini görün++
BEKİR COŞKUN
Bir gece yatıp kalktık…
Yargı yok…
Yargıyı bölüşmüşler, yarısı hocaya,
yarısı imama…
*
Bir gece yatıp kalktık…
Cumhuriyetçi aydınlar yok…
Hücrelerdeler…
*
Bir gece yatıp kalktık…
Medya yok…
Yarısını almışlar parayı bastırıp, kalan yarısının da gırtlağına bastırıp…
*
Bir gece yatıp kalktık…
Ben yokum…
Muhterem karıma “Ben yok muydum
şu köşede yahu?” dedim…
“Yoksun, kovuldun” dedi…
Ağladı…
*
Bir gece yatıp kalktık…
Laiklik yok…
Devlet tekbirle açılıyor…
*
Bir gece yatıp kalktık…
“Türk” yok
*
Bir gece yatıp kalktık…
Bayrak yok…
*
Bir gece yatıp kalktık…
Yarısı gitmiş…
“Türkiye” de yok…
*
Bir gece yatıp kalktık, marşlar yok, andımız yok, bayramlar yok…
Bir gece yatıp kalktık, bu 4+4+4’tür dediler…
Çocuklar yok…
*
Bir gece yatıp kalktık…
Cumhuriyet yok…😪😪😪
*
Ve bir gece yatıp kalktık ki..
Biz yokuz…
*
Yatma o zaman…
Kaldır başını artık…
Bir böcek gibi ezilip, bir dal gibi kırılıp, bir sürü gibi güdülüp, bir toz gibi üfürülüp, bir ot gibi sökülüp, bir kuş gibi vurulacağına…
Yatma…
(3 Ocak 2015)
ÇAĞRI!
Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik hukuksuz mutlak butlan kararı, doğrudan gençliğin demokratik geleceğini hedef almaktadır.
Öğrenci Birliği olarak bu yargı darbesine karşı durmak için tüm öğrenci hareketlerini, gençlik örgütlenmelerini ve sıra arkadaşlarımızı demokrasimize sahip çıkmaya çağırıyoruz.
Hemen şimdi CHP Genel Merkezinin önünde buluşuyoruz!
Siz hangi ülkenin okullarında okudunuz, bilmiyorum bay Bakan, ama benim okuduğum, tamamı Türkiye Cumhuriyeti Devleti okulları olan Eceabat Türközü İlkokulu’nda da (1956-1959), Susurluk 5 Eylül İlkokulu’nda da (1959-1961), Susurluk Ortaokulu’nda da, (1961-1964), Bursa Erkek Lisesi’nde de (1964-1967), İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’nde de (1967-1973), Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde de (GATA) (1973-1974 ve 1977-1980) “TUVALET FALAN” vardı, hatta tuvaletlerde SABUN da bulunurdu ve hatta -günümüzde inanması zor gelir- yatılı okuduğum Bursa Erkek Lisesi’nde (Eski Türkiye’de) Milli Eğitim Bakanlığı hepimize Cumartesi, Pazar dahil her gün üç öğün ücretsiz yemek verir, Ramazan’da oruç tutan öğrenciler için SAHUR yemeği çıkarır, iftarda da yemekhane masalarına İFTARLIK (zeytin, peynir, tahin helvası, çay) koyardı.
Anımsarsanız, Ocak ayında da kabine arkadaşınız Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu “25 yıl önce, AKP’den önce ambulanslarda lastik yoktu, benzin yoktu.” demişti, ki o da gerçeği yansıtmıyordu. Tıpkı “AKP’den önce evlerde buzdolabı yoktu, çamaşır makinesi yoktu, fırın yoktu, ülkede traktör yoktu” söylemlerinin gerçeği yansıtmadığı gibi…
Bay Bakan, Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanısınız, her sözünüz devlet ciddiyeti taşımalı, gerçek dışı konuşmamalı, eksiklerinizi önceki dönemleri karalayarak örtmeye çalışmamalısınız, ayıptır!
#AtatürkteBirleşmeZamanı
#YenidenAtatürkCumhuriyeti
@Yusuf__Tekin@add_genelmerkez
ŞU SIRITIŞA BAKIN😡
Vatan hainleri, Kandil’de atmaya korktukları sloganları Gazi Meclis’in bünyesinde atar olmuş. Yazıklar olsun bu hainlere bu fırsatı verenlere ve bu tabloya sessiz kalanlara. Kalıbınıza tüküreyim sizin.
Anayasal suç işleniyor, neredesiniz Türkiye’nin Cumhuriyet Savcıları❗️❗️❗️
HABER ALMA ÖZGÜRLÜĞÜMÜZ ADINA BİR UTANÇ ANI!
Tele 1’e kayyum atandı. Ana Haber yayını kesildi. Kapıda polis, çalışan arkadaşlarımız içeri alınmıyor.
Merdan Yanardağ daha gözaltında, ifade işlemleri henüz tamamlanmış değil ama ceza peşinen sadece ona değil, hepimize kesildi.
Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’ne Şuayb Arslan isminde bir akademisyen profesör olarak atandı.
Resmi Gazete’deki başvuru ilanında, adayların yönettiği tezlerin listesi istenmişti. Arslan da sunmuştu.
Ancak yapılan incelemede görülmüş ki Arslan kendisini aslında danışmanı olmadığı iki tezin danışmanı gibi göstermiş. Yetmemiş, tez bile olmayan bir metni “yüksek lisans tezi”ymiş gibi başvuru dosyasına eklemiş. Kısacası ortada yönettiği tez mez yokmuş!
Ancak buna rağmen atanmış.
https://t.co/8haBFc0PP7
TELE1’e kayyum atanması, Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ’ın gözaltına alınması ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile birlikte bir “casusluk” soruşturmasına tabi tutulması akılla, mantıkla açıklanamayacak bir hukuk garabetidir.
İBB’ye kayyum atanmasının önünü açmak için bu ucuz numaralarınız sonuç vermez. Kaybedeceksiniz, kaybedeceksiniz, kaybedeceksiniz!
Sokakta kaybettiği desteği ve meşruluğu, düşman ceza hukukuyla yönettiği adliyelerde arayan Saray Rejimi’ne karşı halkın iradesinin yanında olmaya devam edeceğiz.
Yıllardır beklenen müjde sonunda geldi😂 Yaparsa AK Parti yapar dedi ve Sayın Cumhurbaşkanımız yine haklı çıktı.
Suriyeliler yıllardır Türkiye'ye pasaportsuz giriyor, bizim vatandaşlarımızın kimin yönettiği belli olmayan Suriye'ye pasaportla girebileceği müjde gibi duyuruluyor. Bu arada bir hususu daha merak ediyorum, Suriye'ye girerken pasaporta mührü terör örgütü PYD mi vuracak? Yoksa El-Şara'nın kabile üyelerinden birileri mi?
Hangi gerekçeyle olursa olsun, devlet yöneticilerinin, (örnegin DİB Ali Erbaş), kadınların Cumhuriyet'le kazanılmış medeni haklarının (miras hakkının) geri alınmasına yönelik beyanat vermesi suçtur.
Bu insanlar, laik bir ülkede, sadece görevinden alınmaz, aynı zamanda hapis cezasıyla yargılanır da.
İYİ Parti Milletvekili Turhan Çömez:
“Bursa Mahmut Celalettin Ökten İmam Hatip Ortaokulu’ndan 36 öğrenci, LGS’de sıfır hatayla 500 tam puan almış.
Türkiye’deki diğer tüm İmam Hatip Ortaokullarında 500 tam puan alan öğrencilerin toplam sayısı ise 27.”