Saat 21:30 olarak güncellendi❗️
Şu konuları konuşacağım:
• SPK soruşturması? Kim süreci yönetmeli?
• Şeffaflık, veri eksikliği neden çok önemli?
• Yasa tasarısının anlayışı neden yanlış? Nasıl ödeme yapılmalı?
• Güven, sermaye piyasasında ve ekonomide önemi, maliyeti.
• ÖST/BES riskleri neler?
• PBLK Fon alacaklısı neden yasa tasarısı dışında tutuluyor?
• Yatırım Tazmin Fonu bu soygunda kullanılabilir mi?
• Kriz uzadıkça enflasyon, kur ve büyümeye etkileri nasıl olur?
• Oyun teorisinde göre rejimin yanlışları, beklenen devam senaryoları neler olabilir?
• Fon mağduru ne yapmalı? Dava açmak çözüm mü?
Saat 21:30 olarak güncellendi❗️
Şu konuları konuşacağım:
• SPK soruşturması? Kim süreci yönetmeli?
• Şeffaflık, veri eksikliği neden çok önemli?
• Yasa tasarısının anlayışı neden yanlış? Nasıl ödeme yapılmalı?
• Güven, sermaye piyasasında ve ekonomide önemi, maliyeti.
• ÖST/BES riskleri neler?
• PBLK Fon alacaklısı neden yasa tasarısı dışında tutuluyor?
• Yatırım Tazmin Fonu bu soygunda kullanılabilir mi?
• Kriz uzadıkça enflasyon, kur ve büyümeye etkileri nasıl olur?
• Oyun teorisinde göre rejimin yanlışları, beklenen devam senaryoları neler olabilir?
• Fon mağduru ne yapmalı? Dava açmak çözüm mü?
@murathanbey123 İnsanların sözünü kesip atmanız saygısızlık. Bu kafayla etrafınızda insan kalmaz. Bu aşamaya kadarki süreç yönetimi için teşekkür ederim @yaziliminfethi. Özellikle konuşmacı alırken taraflı davranan, mikrofon kapatıp söz kesen insanlarla bu iş yürümez. Kolaylıklar.
“Bilgi sahibiyim” diyerek ortaya çıkıp ardından herhangi bir sohbet sırasında birinin gelişigüzel telaffuz ettiği, doğruluğu teyit edilmemiş bir rakamı gerçek ve kesin bir veriymiş gibi insanlara sunamazsınız. Bir iddiayı güvenilir bilgi olarak paylaşabilmek için somut ve doğrulanabilir verilere dayanmanız gerekir. Kişisel tahminleri veya kulaktan dolma rakamları kesin bilgi gibi aktararak insanların algısını yönlendirmeye çalışmayın.
@apple133113@TRFIAGI@yaziliminfethi
İki doğru tespit yapıp bunların arasına yerleştirdiğiniz üçüncü bir yanlış iddiayı insanlara kabul ettirmeye çalışıyorsunuz. İnsanların psikolojisiyle oynamayın. Burada yatırımcıların tek beklentisi, kanunlarla güvence altına alınmış haklarının kendilerine teslim edilmesidir. Konuyu bir mağduriyet yarışına dönüştürerek, farklı yatırımcı gruplarını karşı karşıya getirerek veya psikolojik bir mücadeleye çevirerek hukuken haklı olduğunuzu gösteremezsiniz. Kimin daha fazla mağdur olduğu değil, kimin hangi hukuki hakka sahip olduğu ve bu hakların nasıl uygulanması gerektiği önemlidir. İki doğru söylemek, üçüncü bir yanlışı doğru hâle getirmez.
@apple133113@TRFIAGI@yaziliminfethi
“Herkes aynı anda satış emri verdi, zaten herkesin çıkması mümkün değildi” şeklindeki yorumları da doğru bulmuyorum. Öncelikle, kaç yatırımcının hangi tarihte ve ne tutarda satış emri verdiğine ilişkin elimizde doğrulanmış sayısal veriler bulunmuyor. Dolayısıyla bu varsayımlar üzerinden kesin sonuçlara ulaşmak doğru değil.
İkincisi, bir önceki ay diğer portföy yönetim şirketlerinin hisse senedi fonlarında da yatırımcılar satış emri verdikçe çıkışlarını gerçekleştirebildiler. İstenirse Tera fonlarında da benzer bir süreç sürdürülebilirdi. Ancak müdahale edilerek fonların alım-satım işlemleri durduruldu ve yatırımcıların çıkış imkânı ortadan kaldırıldı.
Oysa süreç devam etseydi, bazı yatırımcılar %10, bazıları %20 zarar etmeyi göze alarak fonlarını satıp çıkacaklardı. Herkesin aynı anda ve parasının tamamını alarak çıkması gerekmiyordu. Yatırımcılar kendi risk tercihleri doğrultusunda, zaman içerisinde peyderpey satış yaparak pozisyonlarını kapatabileceklerdi.
Buradaki temel mesele, herkesin aynı anda çıkıp çıkamayacağı değil, yatırımcıların zarar etmeyi dahi göze alarak satış yapma imkânının ellerinden alınmış olmasıdır. Fonların işlemleri durdurularak bu doğal süreç kesintiye uğratıldı. Dolayısıyla bugün ortaya çıkan durumu yalnızca “Herkes aynı anda çıkmak istedi” gerekçesiyle açıklamak doğru değil.
@apple133113@TRFIAGI@yaziliminfethi
“Şu fondan şu kadar çıkış oldu, bu fondan bu kadar çıkış oldu” şeklinde, ortada doğrulanmış ve net rakamlar yokken bunları temel alarak yorum yapmak doğru değil. Daha da önemlisi, çıkış tutarının az veya çok olması PBLK önceliğinin uygulanıp uygulanmayacağını belirleyen bir kriter değildir. PBLK önceliği hukuki bir süreçtir ve fondan ne kadar çıkış talebi geldiğinden bağımsız olarak, mevzuatın öngördüğü şekilde uygulanmalıdır.
Nitekim geçtiğimiz hafta olağan tasfiye kapsamında bazı fonların tasfiye süreçleri tamamlandı. Bu fonlarda da uygulama, “Kasada ne kadar nakit var, herkese yetecek mi?” değerlendirmesine göre şekillenmedi. Öncelikle PBLK statüsündeki yatırımcılara ödeme yapıldı, ardından kalan nakit diğer yatırımcılara payları oranında dağıtıldı. Elbette bu süreçte yatırımcıların 21 gün boyunca mağdur edilmiş olması ayrı bir tartışma konusu. Ancak sonuç itibarıyla nakit miktarından bağımsız olarak hukuki öncelik sıralaması uygulandı.
Dolayısıyla bugün “Çok fazla çıkış var, herkese yetecek para yok, bu yüzden PBLK uygulanamaz” şeklindeki yaklaşımın hukuki açıdan tutarlı olduğunu düşünmüyorum. Kaynakların yetersizliği, mevzuatta öngörülen öncelik sırasının değiştirilmesine gerekçe olamaz.
@apple133113@TRFIAGI@yaziliminfethi
Yatırımcıları PPF ve hisse senedi yoğun fon yatırımcıları şeklinde ayırıp ikinci gruptakileri sanki üçkâğıtçı, kumarbaz veya spekülatörmüş gibi göstermelerini de kesinlikle doğru bulmuyorum. Sermaye piyasalarının en doğal işleyişi, yatırımcıların piyasayı ve gelişmeleri düzenli olarak takip ederek kendi risk tercihleri ve yatırım stratejileri doğrultusunda alım-satım kararları vermesidir. İnsanlar bu fonlara zarar etmek için yatırım yapmadılar. Gerektiğinde pozisyonlarını kapatıp nakde geçebilmek de yatırım kararlarının ayrılmaz bir parçasıdır.
Örneğin Tesla'nın bilançosu beklentilerin altında geldiğinde bunu görüp hisselerini satan yatırımcı mı suçlu oluyor? Ya da bir holding hakkında olumsuz bir haber çıktığında, bu gelişmenin hisse fiyatını düşüreceğini öngörerek satış yapan yatırımcı üçkâğıtçılık mı yapmış oluyor? Elbette hayır. Piyasadaki gelişmeleri takip edip zamanında satış kararı vermek, sermaye piyasalarının en temel ve doğal davranışlarından biridir. Bu nedenle, gelişmeleri takip ederek fonlarını satmaya karar veren yatırımcıları sanki yanlış veya gayriahlaki bir iş yapmışlar gibi göstermeye çalışmak son derece haksızdır. Yatırımcının risk almış olması, zamanında satış yapma hakkından vazgeçtiği anlamına gelmez.
@apple133113@TRFIAGI@yaziliminfethi
Sürekli “Dağıtılacak para yok ki” şeklinde bir iddia ortaya atılıyor. Oysa dağıtılacak nakit tutarının ne kadar az olduğunun PBLK önceliğinin uygulanmasıyla hiçbir ilgisi yok. PBLK statüsündeki yatırımcıların hukuken öncelikli olduğu kabul ediliyorsa, kasada kalan nakit ne kadar az olursa olsun öncelikle bu yatırımcılar arasında, sahip oldukları paylar oranında dağıtılmalıdır. Zaten hukuki öncelik sıralamasının anlamı da budur. Kaynakların yetersiz olması, öncelik hakkının yok sayılmasını veya önceliği bulunmayan yatırımcılara ödeme yapılmasını haklı çıkarmaz. Para azsa herkes alacağının tamamını alamayabilir; ancak bu durum kimin önce ödeme alması gerektiğini değiştirmez.
@apple133113@TRFIAGI@yaziliminfethi