Kaç aydır yokum, n'oldu bu kadına bi merak etmediniz di mi hayırsızlar!
Eski hesabı (tee 2010'dan) geçici kapatmak isterken Elon kepenk indirdi. Takip ettiklerim-takipçiler uçtu. Şimdi takibe gelmeyen DEM'lidir Yonandır Hermenidir!++
Yurtdışı temsilciliklere görüntülü mesaj göndermiş. Zoraki seyredildi, sıfır alkış.
Ben seyretmedim, yan kapıdan açık havaya attım kendimi. Ne dediğini duymadım ama yorgun, bezgin, ağız-diş sorunları olan, yaşından çok daha yaşlı bi ses...
Yaygın düşüncenin aksine sorun, sisteme sızmış birkaç hırsızın/yolsuzun ayıklanmasıyla çözülebilecek münferit bir sapma değil. Kaynak transferleri, ihale mekanizmaları ve kadro tahsisleri ile sisteme kılcal damarlarına kadar entegre olmuş kapsamlı bir nepotizm mimarisi var
Bir çok özel okulda; okul velilerinin tatil planları aksamasın diye Cumhuriyet Bayramı törenleri 29 Ekimde değil öncesinden "kutlanıyor".
@tcmeb@Yusuf__Tekin seyrediyor.
Ve bu özel okulların velileri lafa gelince Cumhuriyet ve Atatürk konusunda mangalda kül bırakmayan tayfa.
29 Ekim özel okullarda ETS Tur Bayramına dönmüş durumda.
Ezcümle; bu ülkenin seküleri de dindarı da hakedildiği şekilde yönetiliyor.
AKP Milletvekili Asuman Erdoğan'ın eşi Fatih Erdoğan kamudan aldıgı 5 araziyle 22 milyar TL kazanacak. Bu bilgilere şirketinin hazırlattığı raporda yer veriliyor.
Yani devletin sayesinde 22 milyar TL'lik kazanç sağlıyor. Bir vekilin eşinin kamunun arsalarını alması doğru mu?
Brezilya ve Sırbistan seçim sonuçlarının düşündürdükleri.
Sırbistan'da seçim sonuçlarından sonra kamu televizyonları, izleyicilerinden özür dileyerek yıllarca gerçekleri gizledikleri ve taraflı yayın yaptıklarını itiraf etmiş.
Brezilya'da ise başkanlık seçimini kaybeden Flávio Bolsonaro, hakkındaki yurt dışı çıkış yasağına rağmen, kaçak yollarla ülkeyi terk etmiş.
İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal:
“Korkunç bir durumdayız. Şu anda insanların hak ve hürriyetlerinin en büyük tehdidi yargı.
Maalesef en kötüsü ve en çarpıcısı hukuksuzluğun görünürde şekli bir hukuk eliyle meşrulaştırılmasıdır.
Yani siz hakim kararı zannediyorsunuz ama başka başka yerlerden karar veriliyor.
‘Gereği düşünüldü…’ Gereğinin nerede düşünüldüğü önemli. İşte bunların hepsiyle boğuşacağız.
Ama benim asıl buraya başkan adayı olmamın nedenleri arasında anayasal kalkışmaya engel olmak var.
Şimdi deniliyor ki ‘Yeni anayasa yapacağız!’ Basit soru soruyorum: Hangi yetkiyle? Yok ki öyle bir yetkin.
Bu bir suç. Yapamazsınız. Bakın Anayasa'nın 6. Maddesi ‘Egemenlik kayıtsız şartsız meclisindir’ demiyor. ‘Milletindir’ diyor.
İlk dört madde ciddi bir risk altında. Cumhuriyet çok ciddi bir tehdit altında.
Bana sorarsanız bu çerçeve yasaya bağlı olarak yürüyen ‘Terörsüz Türkiye’ süreci ‘Cumhuriyetsiz Türkiye’ süreci. Yeni devlet ve rejim kuracaklar. Bütün dert bu.
Ama maalesef çok insanın bunun farkında olduğunu düşünmüyorum.” (Sözcü - Saygı Öztürk)
@HuseyinYayman öyleyse neden hâlâ dağdan inene maaş bağlamaya, ölüsü olana 2.300.000 lira tazminat (?) ödemeye çalışıyorsunuz?
Terörle mücadelede harcandı dediğiniz miktarın çoğu Mercedes'e Audi'ye GMC'ye gitti. Teröristle barış yapma iddiasındaysan önce o zırhlı aracından inece
AKP’li Hüseyin Yayman:
“Şimdiye kadar 2 trilyon 300 milyon dolar, PKK terörüyle mücadeleye harcandı.
Eğer bu para terörle mücadeleye harcanmamış olsaydı, Türkiye'de kişi başına düşen milli gelir 30 bin dolar olacaktı.”
Çanakkale Bayramiç’te üretici arkadaşım Cansu, tedarikçinin talebiyle elmayı toplattı. Tam yükleme yapılacakken tedarikçi vazgeçti!
Soğuk hava depolarında yer yok, tonlarca elma dalından toplandığıyla kaldı.
Üreticinin emeği de çabası da havada kaldı. Tonajlı elma için acil alıcı/depo çözümü lazım! 🍎
Tonajlı satış yapabileceğimiz fabrika, tüccar veya yönlendirebileceğiniz bir kanal var mı?
Destek lütfen. 🙏🍎
@TarimGovTr@IbrahimYumakli@dilan_kutluuuu@ugurerdem__@migros@tarimyazari@TarimsalGundem@TabiplerTarim
Bir tarikattan teklif geldi: "İslam'ın hatalarını deşifre etme, gel bize katıl, seni paraya boğalım."
Benim parada gözüm yok. Tek gayem Türk evladını Arap'ın bataklığından kurtarmak. Satılık değilim.
Fon skandalının patladığı 16 Eylül'den bu yana Merkez Bankası'nın sattığı net döviz miktarı 20 milyar doları buldu. Altın fiyat hareketi dışlanırsa bu miktar 15.4 milyar dolar. Bunun üçte biri geride bıraktığımız haftadan.
Malesef koca ülkenin sağlık verileri dahil bütün kimlik verileri çaldırıldı veya sızdırıldı her ne ise .
Ama devam ediyorlar,duramıyorlar bir türlü.
Akıllı sayaçlarla 15 MİLYON ABONENİN VERİLERİ TAKİP EDİLECEK .
Uzaktan okuyacaklar.
Veri derken , hakikaten verileri kastediyorlar.
Sera bu twiti paylaştığında sene 2015. Sera o zaman CHP PM üyesi. Ümit Kocasakal’ ın avukatı olması dolayısıyla Sera kendisini güvende ve güçlü hissediyor.
Sene 2026. Sera artık etnik faşist bir ideolojinin peşinde,Tip milletvekili.
Siz Sera gibi önce ‘savulun’ deyip sonra savrulmayın.
Cumhurbaskanini hic iyi gormedim. Prompter okumada da zorlaniyor su an. Yorgun.. bitik.. Yazarkasa ile geldik.. fonzi ile gidiyoruz bakisi bu.. Salondakilerde de ayni gerginlik var
Sırbistanlı öğrencilerin seçim kazandıran programı burada!!! Üç slogan altında toplanan 11 maddelik bir programları var. Temel felsefeyi de şöyle özetlemişler:
Yalnızca iktidardaki kişileri değiştirmek değil, siyasi gücün tekelleşmesine, devlet kurumlarının ve yurttaşların yaşamının iktidarın kontrolüne girmesine imkân veren kuralları değiştirmek.
I. Slogan: "Ya Sırbistan ya mafya"
Hedef: Yolsuzlukla mücadele, hesap verebilirlik ve bağımsız kurumlar
1-Bağımsız yargı: Mahkemeleri ve savcılıkları siyasi baskıdan kurtarmak; yolsuzlukları soruşturacak özel bir savcılık polisi kurmak. Polis teşkilatını organize suç bağlantılarından arındırmak.
2-Haksız kazanılmış servete el koyma: Kamu görevlilerinin mal varlıklarını araştırmak; yolsuzlukla edinilen servetleri geri almak. Görevini kötüye kullanan ve insan haklarını ihlal eden kamu görevlilerini hesap vermeye zorlamak.
3-Şeffaf kamu ihaleleri: Devlet sözleşmelerini ve ihaleleri kamuoyuna açmak; özellikle gizli anlaşmaları ve yüksek maliyetli altyapı projelerini denetlemek.
4-Özgür medya: Kamu yayıncılığını ve medya düzenleme kurumunu siyasi denetimden kurtarmak; ayrımcılık ve nefret söylemiyle mücadele etmek, yayın lisanslarını yeniden düzenlemek.
II. Slogan: "Bilgi güçtür"
Hedef: Liyakat, eğitim ve bilgiye dayalı ekonomi
5-Kamuda liyakat: Siyasi kadrolaşmaya son vermek; kamu kurumlarının ve şirketlerinin yönetimine partiye sadık kişileri değil, uzmanları getirmek.
6-Eğitim reformu: Eğitimi siyasetten arındırmak, eleştirel düşünmeyi ve çağdaş eğitimi geliştirmek; ilk ve ortaöğretimde ücretsiz ders kitabı sağlamak.
7-Bilgiye dayalı üretim: Üniversitelerle üretim dünyasını buluşturmak; araştırmayı, yenilikçiliği, yerli girişimcileri ve çiftçileri desteklemek. Ucuz işgücüne dayalı ekonomik modelden uzaklaşmak.
III. Slogan: "Sırbistan bizimle büyüyor"
Hedef: Çalışma hayatı, ekonomik bağımsızlık ve sosyal haklar
8-İş güvencesi: Belirli süreli iş sözleşmelerinin azami süresini 24 aydan 12 aya indirmek; çalışanların güvencesizliğini azaltmak.
9-Tekellerle mücadele ve gıda güvenliği: İthalat lobisinin piyasa üzerindeki hâkimiyetini kırmak; tarım arazilerini ve su kaynaklarını korumak.
10-Ulaşılabilir konut: Genç aileler, öğretmenler ve sağlık çalışanları için uygun fiyatlı kiralık ve satın alınabilir konutlar sağlamak.
11-Her köye doktor: İlaç fiyatlarını düşürmek, kırsaldaki sağlık merkezlerini yeniden açmak ve ülkenin her bölgesinde temel sağlık hizmetlerine erişimi sağlamak.
Çok ilginç. Üzerinde çok düşünülmesi ve konuşulması gereken Sırbistan seçimleri ülkemiz gündeminde hak ettiği yeri almadı.
Sırbistan'da gerçekleştirilen erken genel seçimlerde, hükümet karşıtı protestolardan doğan Öğrenci Hareketi oyların %52,1' ini alarak, Aleksandar Vučić ve liderliğindeki Sırp İlerleme Partisi'nin (SNS) 14 yıllık iktidarı son verdi.
Sırbistanda öğrenci protestoları 2 yıl önce başlamıştı.
Öğrenciler, özellikle yolsuzluk ve rüşvetle mücadelede ana muhalefetin yumuşak tavrını kabul etmedi ve kendi vekil listesini hazırladı.
Dün yapılan erken seçimlerde ise 14 yıllık iktidarı ezici üstünlükle devirdiler.
Şimdi Sırbistan'da Dünyanın ilk öğretmen- öğrenci hükümeti kurulacak.
Türk gençleri çektiğiniz sıkıntıları görüyor ve bu şartlar altında gelecek planları yapamadığınızdan dolayı yurt dışında fırsatlar arıyorsunuz.
Atalarımız terlerini ve kanlarını akıtarak bu mübarek vatanı bizlere bıraktılar. Bizlerde aynen onların yaptığı gibi çocuklarımıza bırakacağız.
Gençler atalarımızın mirasından vaz geçmek yok. Bireysel kurtuluş yok. Bu vatan sizin, gelecek sizin. Kalın ve hep beraber geleceğiniz için, bu kutsal vatan için mücadele edelim.
Sorun şu ki, Hakan Fidan çok ve çoğu zaman gereksiz konuşmalar yapıyor. Bir dışişleri bakanı bu kadar konuşmaz/konuşmamalı. Sanki Ahmet Davutoğlu geri gelmiş gibi...
İkincisi, konuştuğu konuları üstünkörü cümlelerle geçiştirmeyi marifet zannediyor. Mekke Anlaşması çerçevesinde Suudi Arabistan'a saldırı amaçlı değil savunma amaçlı silah ve asker göndereceğimizi söylemesi gibi... Sanki savunma amaçlı gidince savaşın parçası olunmayacakmış gibi... Çok zekice şeyler söylediğini zannediyor olmalı
Burada da sanki 1995 Meclis kararının gerekçesini, içeriğini ve hangi şartlarda uygulamaya gireceğini bilmeden konuşuyormuş intibaı veriyor... Ne gerek varsa...