Boğaziçi’ni bölüm birincisi olarak bitiriyorsun. Bölümün yüksek lisansa kabul ediyor, adını ilan ediyor. Sonra anayasal hakkını kullanıp protestoya katıldığın gerekçesiyle tek imzayla kabulün iptal ediliyor. Eğitim hakkın, TÜBİTAK bursun ve akademik geleceğin elinden alınıyor.
Osmanlı İmparatorluğu’ndaki yaşanan ayaklanmaların en salakçası Rum ve Ermeni ayaklanmasıdır. Ben demiyorum, Yunan Ord. Prof. Dr. Dimitri Kitsikis diyor.
Nedenini de açıklıyor. Diyor ki: Osmanlı İmparatorluğu’nda ekonomi Rum ve Ermenilerin elindeydi. Yönetim, sadece sultan hariç, vezirlerden en alt kademeye kadar %90’ın üzerinde Rum ve Ermeniydi. Boğaz’da görmüş olduğunuz yalıların %70’i Rum ve Ermenilerindi. Türkler, Osmanlı için sadece vergi alınan ve savaştan savaşa gönderilen en alt tabaka olarak görülürdü. Hatta bir hafta hammallık yapmak için İstanbul’a gelmek isteselerdi, kadılardan ve naiplerden mürür tezkeresi almaları gerekiyordu. O da sadece bir hafta için, fazlası verilmezdi. Ama biz Osmanlı’nın kaymağını yiyorduk.
Ne oldu? İngilizlerin, Rusların, İtalyanların ve Fransızların gazına geldik. İki tane kıytırık devlet kurduk. Zaten bir tanesi, şu anda Ermenistan için söylüyor, açlıktan ölüyor. Biz de Almanya’nın uşağı olmuşuz. Ne üretime izin veriliyor, ne bilim, ne teknoloji, hiçbir şey. Sadece Almanya’nın zekatıyla yaşıyoruz.
Bugün aynı oyun Kürtler için oynanıyor. Türkiye’de Meclis’te milletvekillerinin yarısı Kürt. Türkiye’deki tüm iş adamlarının %70-80’i Kürt. Kamu alanlarındaki memurların en az %50’si Kürt. Şu anda Türkiye’nin kaymağını yiyen Kürtler. Fakat aynı senaryoyu, Birinci Dünya Savaşı’ndaki gibi tekrar oynamak istiyorlar. Kürtleri ayaklandırıp bir kıytırık devlet kurup, sonra kendilerine köle edecekler ve İsrail tarafından da yutulacak.
Bunu ben demiyorum arkadaşlar, Ord. Prof. Dr. Dimitri Kitsikis diyor.
DOA çöp toplama makinaları bir ilizyonmu ?
Yoksa avrupa çöpleri için kurulmuş göstermelik bir sistemmi?
Eğer bu makinalar olmasaydı avrupa'nın çöpleri türkiye'ye gönderilmeyecekti..
Geri dönüşüm ilizyonu...
https://t.co/vtNfxV3y8q
Eyyy Türk Milleti: rahatsız olmuyor musun?
1'i çocuk olmak üzere 12 vatandaşımızı yakarak Şehit eden çetin arkaş a , Türk Milleti ile taşak geçercesine ateş yaktırdılar.
Şanlıurfa'da bir vatandaş, yaşlılıktan kemikleri eriyen ve vücudunun neredeyse tamamı kurtçuklarla kaplanan bir çoban köpeğinin, artık "işe yaramadığı" gerekçesiyle sokağa terk edildiğini fark etti.
Acıdan ne yapacağını bilemez halde kıvranan köpeğin durumunu gören vatandaş, hiç vakit kaybetmeden hayvana müdahale ederek yardım eli uzattı.
📌Peki o geniş topraklar senin ailenin miydi Ahmet Türk?
Senin ailen o topraklara çökmüştü, cebren ve hile ile ele geçirdiniz o toprakları...
"Dedemden kalma" dediğin Kasrı Kanco konağı dedenden kalmadı, zaten o konağın sahibi de deden değildi.
Milan Aşireti Lideri İbrahim Paşa bu konağın son hakimiydi sonra orayı Hamidiye Alayları komutanlarından biri olan Binbaşı Hüseyin Kanco'ya bıraktı.
‼️Senin baban Hüseyin Kanco'nun konağında oduncuydu, sonra Hüseyin ağanın dul kızı Türkiye Hanım ile evlendi. Hüseyin Ağa da kızı ve torununa bakılması kaydıyla tüm malını ve konağını baban Oduncu Sinan'a bıraktı.
Hüseyin Ağa'nın kızı Türkiye Hanım yaşlıydı, babana çocuk veremedi, baban da anneni Türkiye Hanım'ın üzerine kuma getirdi, o kadından sen ve abin Abdürrahim oldu.
Konağın, aişretin ve toprakların gerçek sahibi olan Türkiye Hanım bu durumu kabullenemedi ve evi terk etti, sizler o kadıncağıza iftiralar atarak aşirete ve topraklarına çöktünüz, gasp ettiniz.
Hatta Türkiye Hanım'a attığınız iftiralar yetmedi, kadıncağızı kendi oğluna öldürttünüz, namus temizlenmiş(!) oldu ama aslında hem kadından hem çocuğundan kurtuldunuz ve böylece Kanco Aşiretine, topraklarına, mülklerine çökmüş oldunuz.
Senin geniş topraklarım var dediğin topraklarının hikayesi budur Ahmet Türk. Bunu da herkes bilir, yaşından başından utanmıyor musun milletin malına çöküp gasp ettiklerinize "bizim" demeye.
Kürdistan'ın neresi olduğunu sizlere göstereceğiz, hiç merak etmeyin. Size hem Kürdistan'ı göstereceğiz, hem de katlettiğiniz, malına çöktüğünüz masumlar için hesap soracağız. Türk'ün öfkesi de hafızası da her zaman tazedir. Sadece bekleyin...
Elemanın rahatlığa bak, hendek savaşlarında sınırımız burasıydı diye yer gösteriyor.
Adana, Ankara'daki tehlikeli anılan mahallelerin hep buradan göçen insanlardan kaynaklı olduğunu söylüyor.
Adam tek başına kürt sorununu tarif etmiş.
Mesela Şu' na neden sormaz kadın haklarıcılarımız?
Kurşuna dizerek öldürdüğünüz Öğretmen Neşe Alten Kadın değil miydi?
Patlayıcı ile Öldürdüğünüz Şenay Aybüke Yalçın Kadın Değil miydi diye.
Niye soramıyorsunuz?
İlıksınız...
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin talimatıyla, Mersin Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü, Erdemli Narkotik bürosuna operasyon gerçekleştirildi. Büronun 'operasyonlarında usulsüzlük, organize suç ilişkilerine girdiği ve görevi kötüyü kullandığına' yönelik haberler sonrası; Bakan Çiftçi, iddiaların üzerine gidilmesi talimatı verdi. Soruşturma kapsamında, polisler görevden uzaklaştırıldı, tutuklamalar gerçekleşti. İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin de dahil olduğu süreçte, idari tahkikatın devam ettiği öğrenildi.
Erdemli Narkotik Suçlarla Mücadele Grup Amirliği’ne yönelik yürütülen teknik ve fiziki takibin ardından Bakan Çiftçi’nin talimatı ile Mersin KOM Şubesi tarafından düğmeye basıldı. Bir ay önce gerçekleşen operasyonun ardından, Erdemli Narkotik kadrosu açığa alındı. Mersin Narkotik Bürosuna yönelik, Narkotik operasyonlarında usulsüzlük, görevi kötüye kullanma ve organize suç ilişkileri iddialarının kendisine ulaşmasının ardından Bakan Çiftçi, iddiaların üzerine gidilmesi talimatı verdi. Talimatın ardından KOM düğmeye bastı.
Geçtiğimiz ay başlatılan adli ve idari süreçte, adliyeye sevk edilen şüphelilerin mahkeme kararları açıklandı. Gözaltına alınan polis memurlarından tutuklamlar ve görevden uzaklaştırmalar oldu. Operasyonun hemen ardından Erdemli Narkotik Büro personeli tamamen açığa alınmıştı. Soruşturmanın derinleştirilmesi ve delillerin karartılmasının önüne geçilmesi amacıyla, Ankara’dan gelen talimat ile amirlikte görevli tüm kadronun görev yeri ve yetkileri de askıya alınmıştı. Bakan Çiftçi’nin talimatı ile İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin de dahil olduğu idari tahkikatın devam ettiği öğrenildi.
Mahkemeye çıkartılan 9 zanlıdan 1 komiser ve 1 polis memuru tutuklanarak cezaevine gönderildi. 7 polis memuru ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Ancak, soruşturmanın selameti açısından görevden uzaklaştırıldı. Siz artık Polis değilsiniz, insan namusunu üç kuruşluk uyuşturucu için satar mı? Derhal ihraç edilmeli hepsi! Yazıklar olsun.
@EmniyetMersin
#Polis #Emniyet #Mersin
FETÖ’cülerle kavgalı bir polis... Fethullahçı polisleri en tepelere çıkaran bugünkü hükümetin FETÖ’yle kavganın başladığı 17-25 Aralık sonrasında İstanbul Emniyet müdür yardımcısı yaptığı, Erdoğan’ın korunması görevi verdiği, 15 Temmuz’dan sonra Adıyaman ve Trabzon İl Emniyet Müdürlüğü’ne getirdiği MHP’nin de desteklediği bir kamu görevlisi... Sırf 1976’da Aksaray’da Küçük Kergi Mahallesi’nde ilkokul üniformasıyla söylediği “Ne mutlu Türküm diyene” sözünü 45 yıl sonra polis üniformasıyla söylemekte ısrar etti diye... Polis teşkilatında barınamıyor, CHP’nin kazandığı İBB’de zabıta olarak yoluna devam etmek zorunda kalıyor. Ve bu tarihsel şartlarda biz FETÖ belasını da Atatürk meselesini de iktidarın ayıbı olarak değil, muhalefet meselesi olarak konuşuyoruz. Sanırım kurumları, mahkemeleri, medyayı kontrol eden iktidarın güçle elde ettiği bir başarısı varsa o da budur!
https://t.co/YeYLwqb6Ec
İstanbul'da görevli polis memuru Mehmet Erbil'in bir kaymakam yakını olduğu iddia edilen kişiye ceza yazmasının ardından maruz kaldığı iddia edilen ağır mobbing süreci, intihar girişimiyle sonuçlandı. Yaşamına son vermeye çalışan ve şu an yoğun bakımda tedavisi süren polis memurunun eşi Büşra Erbil, yaşanan süreci ilk kez anlattı.
https://t.co/75Tb7BUgG5
⚠️ Katilin babası, oğlunun çantasını her gün kontrol eden öğretmenin tayinini çıkartmış!
Gazeteci Tolga Şardan, Kahramanmaraş’taki okul saldırısın bilinmeyenlerini yazdı:
• Olaydan yaklaşık bir ay kadar önce saldırının yaşandığı okuldan beş kişinin tayin edildiği ortaya çıktı.
• Okuldan tayin edilenler arasında, kanlı saldırıyı gerçekleştiren İsa Aras Mersinli’nin çantasını hemen her gün kontrol eden okulun müdür yardımcısı Alpaslan Yıldırım da vardı.
• Ankara’ya ulaşan iddiaya göre, Yıldırım’ın okuldan tayin edilmesi için İsa Aras Mersinli’nin tutuklu babası Polis Başmüfettişi Uğur Mersinli devreye girdi!
• Baba Mersinli’nin, oğlunun çantasını sürekli kontrol etmesinden dolayı müdür yardımcısı Yıldırım’dan rahatsız olduğu ve görev yerinin değiştirilmesi için Kahramanmaraş Emniyeti’nin üst yönetiminden de destek aldığı bilgisi var.
• Hatırlayım; Kahramanmaraş İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Baydur, saldırıdan üç gün sonra görevden alındı. Baydur’un görevden el çektirilmesinde bu bürokratik girişimin de izi var kuşkusuz.
• Tabii bu iddianın, müfettiş raporunda yer alıp almayacağı önümüzdeki günlerde ortaya çıkacak.
Almanya’da Stuttgart Devlet Operası tarafından "Die Legende von Mustafa Kemal" (Mustafa Kemal Efsanesi) başlıklı bir opera düzenlenecek.
Duyurunun yapılmasının ardından Almanya’daki PKK destekçileri ve Ermeni gruplar operaya tepki gösterdi. Tepkilerin ardından geri adım atan Stuttgart Devlet Operası, Atatürk’ü “çelişkili”, “tartışmalı” ve “tarihsel şiddet” başlıkları üzerinden ele alacağını açıkladı. Yapılan açıklamada, “Ermenilere, Rumlara ve Kürtlere yönelik şiddet açık biçimde işlenecek.” ifadesine de yer verildi.
Stuttgart, Cem Özdemir’in bakanlık yaptığı Baden-Württemberg eyaletinin başkentidir. Cem Özdemir, Alman Federal Meclisi’ndeki “Ermeni soykırımı” tasarısının en güçlü destekçileri arasında yer alıyordu.
Dışişleri Bakanlığı ve Berlin Büyükelçiliği derhal konuyla ilgili açıklama yapmalı, gerekli önlemleri almalıdır. Atatürk’e ve Türkiye’ye yapılacak bu saygısızlığın derhal önüne geçilmelidir.
Efe Can BAYRAM, yörük Türkmen bir ailenin tek çocuğuydu.
3 Mayıs 2026 günü çalıştığı iş yerinden motosikletle evine dönerken, motosikletli polis memuru E.S.’nin hareket halindeki Efe Can’ı omzundan tutmaya çalışması sebebiyle dengesini kaybetti ve demir bariyerlere çarparak olay yerinde can verdi.
Olayın üzerinden 13 gün geçti ve Efe Can’ın katili olan E.S. halen daha görevine devam ettiği gibi İFADE DAHİ VERMEDİ!
Efe Can; Türk düşmanı, devlet düşmanı, ‘polis düşmanı’ veya terör sempatizanı bir çocuk olsa katili olan E.S. çoktan açığa alınmış ve tutuklanmıştı.
Efe Can ve ailesi vatanlarına bağlı tertemiz Türk vatandaşı oldukları için, sadece Türk devletinin adaletine güvendikleri mi sahipsiz ve kimsesiz..!
Bu soruyu; 20 Mayıs Çarşamba günü saat 15:00’te Köyceğiz Adliyesi’nin önünde ailesi, sevenleri ve bütün Köyceğizli vatandaşlarımız ile birlikte soracağız.
Kamuoyuna duyurulur.
#EfecanBayramİçinAdalet
@koycegiz48@tcmuglavaliligi@ismailsaymaz@halktvcomtr@gazetesozcu@szctelevizyonu@nowhaber@baristerkoglu@eczozgurozel@umitozdag@MDervisogluTR@yavuzagiraliog@gizemozcanchp@MetinErgun48@iyimugla @mugla_chp @Zaferpartisi_48@omerkzlky48