@imTolstoyevski Dario sadece AMERIKALI vatandaşların verilerinin kullanılmaması için ve yine onlara karşı surveillance sistemlerinin kurulmasını reddetmiş diyen haberler var. Yani bizim datalar her türlü gidiyor gibi duruyor.
GÜNCELLEME!
OLAY OPENAI ŞİRKETİNİN İÇİNDE DE BÜYÜYOR!
Google ve OpenAI çalışanları "BÖLÜNMEYECEĞİZ" başlıklı açık mektup yayınladı. Google'dan 588, OpenAI'dan 93 mevcut çalışan imzaladı.
Mektup çok net konuşuyor. Savaş Bakanlığı Anthropic'i tehdit ediyor. Savunma Üretim Yasasını kullanarak modeli zorla askere almakla, şirketi tedarik zinciri riski ilan etmekle korkutuyor. Sebebi ne biliyor musunuz, Anthropic modellerinin kitlesel gözetleme ve insan denetimi olmadan insanları öldüren otonom silah sistemlerinde kullanılmasını reddettiği için.
Pentagon'un stratejisi şu, şirketleri birbirine düşür. Birinin korkusuyla diğerini ez. Eğer biri boyun eğerse diğeri de mecbur kalır.
Sam Altman tam da bu tuzağa düştü. Ya da düşmedi, bilerek koştu.
Ama çalışanlar bambaşka bir şey söylüyor. Diyorlar ki biz dünyanın en büyük iki yapay zeka şirketinin çalışanlarıyız. Liderlerimizin farklılıklarını bir kenara bırakıp bu talepleri birlikte reddetmesini bekliyoruz. Modellerimizin kitlesel gözetleme ve insan denetimi olmaksızın insanları öldürme amacıyla kullanılmasına izin vermeyeceğiz.
Sam Altman'ın kendi çalışanları ona rağmen Anthropic'in yanında duruyor. Kendi evinden isyan yükseliyor.
Bu artık şirketler arası bir rekabet değil. Bu insanlığın geleceğiyle ilgili bir sınav. Ve cevap gün geçtikçe daha net ortaya çıkıyor.
Sessiz kalmayın. Paylaşın. Herkes görsün!
If you’re a user of AI, delete GPT.
Anthropic turned down a deal to allow their models to be used by the government for surveillance and autonomous weapons.
Open AI took the deal.
BUGÜN YAPAY ZEKA TARİHİNDE UTANÇ VERİCİ BİR GÜN YAŞANDI!
Bunu herkesin bilmesi gerekiyor. Bir dakikanızı ayırın, okuyun.
Pentagon, Anthropic şirketine gitti ve dedi ki: "Claude modelinizi bize verin. Kitlesel gözetleme sistemlerimizde kullanacağız. Otonom silah sistemlerimize entegre edeceğiz. Hiçbir kısıtlama istemiyoruz. Tam erişim."
Anthropic'in CEO'su Dario Amodei ne yaptı biliyor musunuz? Dünyanın en güçlü ordusunun, en güçlü devletinin yüzüne karşı "HAYIR" dedi.
"Bazı kullanımlar güvenlik, etik ve güvenilirlik açısından kırmızı çizgilerimizi aşar. Bunu vicdanen kabul edemeyiz" dedi.
Karşılığında ne oldu? Trump çıkıp Anthropic'i "radikal solcu şirket" ilan etti. 13 dakika, sadece 13 dakika sonra Savaş Bakanı Pete Hegseth şirketi "ulusal güvenlik riski" olarak damgaladı.
Yani bir şirket, "İnsanları toplu gözetlemek ve makinelere insan öldürme yetkisi vermek için teknolojiimizi kullanamzsınız" dediği için düşman ilan edildi.
Şimdi gelelim asıl utanç verici kısma.
Sam Altman Denen Akbaba kılıklı adam yani OpenAI'ın CEO'su. "Güvenli yapay zeka" söyleminin self-proclaimed şampiyonu.
Bu adam Anthropic'in ilkeli duruşunu gördüğü an, daha Dario'nun açıklamasının mürekkebi kurumadan, Pentagon'a koştu. "Biz varız, biz hazırız" dedi. Anlaşmayı imzaladı.
Rakibinin vicdani reddini kendi ticari fırsatına çevirdi.
Bir düşünün: Bir şirket "Hayır, bu etik değil" diye direniyor. Ve sen o "hayır"ın bıraktığı boşluğa koşuyorsun. Bu ne kadar ahlaksız bir fırsatçılıktır?
Sam Altman yıllardır bize ne anlatıyor? "Yapay zeka güvenliği en büyük önceliğimiz." "İnsanlığın yararına çalışıyoruz." "Sorumlu geliştirme yapıyoruz."
Ama gerçek sınav geldiğinde, gerçek baskı kapıyı çaldığında, ne yaptı? Paranın ve gücün önünde diz çöktü. Her zamanki gibi.
Bugün olan şeyi herkes net görsün:
Anthropic, teknolojisinin otonom katil robotlarda ve kitlesel gözetlemede kullanılmasını reddetti ve bunun bedelini ödemeyi göze aldı.
OpenAI ise tam da bu teknolojiyi seve seve teslim etti.
Yarın bir gün yapay zeka destekli bir drone, bir insanı insan denetimi olmadan öldürdüğünde, yarın bir gün milyonlarca masum insan yapay zekayla fişlendiğinde, o anlaşmanın altındaki imzayı unutmayın.
SAM ATMAN'IN İMZASINI!
Bu adam güvenli yapay zekanın savunucusu değil. Bu adam her fırsatta ilkelerini satan bir tüccar. Antropic'in cesaretinin yanında OpenAI'ın bu hamlesi tarihe kara bir leke olarak geçecek.
430'dan fazla Google ve OpenAI çalışanı Anthropic'e destek mektubu imzaladı. Kendi çalışanları bile utanıyor.
Bu sessiz kalınacak bir konu değil. Yapay zekanın geleceği birkaç CEO'nun vicdanına bırakılamaz.
Sam Altman'a ve OpenAI'a sesimizi duyurmamız gerekiyor: İnsanlık satılık değildir.
#BoycottOpenAI #SamAltman #AISafety #Anthropic
Ben Eren Üner, 23 yaşındayım. İstanbul Tarih Bölümü 2. sınıf öğrencisiyim. Saraçhane protestocularına yapılan işkenceleri, herkese açık kendi sosyal medya hesaplarından paylaşan Çevik Kuvvet Polisleri'ni kişisel sosyal medya hesabımdan haber yaptığım için; 24 Mart Pazartesi saat 23:00'ten 25 Mart Salı 05:00'e kadar Vatan Emniyet'te işkence gördüm. İki hafta, 25 Mart - 9 Nisan tarihleri arasında cezaevinde yattım.
Dear @Nintendo team,
I am writing to formally report a serious issue regarding the sale of counterfeit, unlicensed Pokémon trading cards in Turkey.
It has come to my attention that D&R stores, a well-known retail chain in the country, are actively selling Pokémon cards that lack the official tax banderol and are not officially licensed products.
These counterfeit cards are widely available in D&R branches owned by Turkuvaz Media Group, misleading consumers and potentially harming the integrity of the Pokémon brand. Given the high demand for Pokémon cards in Turkey, this situation enables large-scale fraud and negatively impacts both legitimate distributors and customers who expect authentic products.
Attached, you will find images shared by individuals who have purchased these counterfeit products.
I urge Nintendo to take immediate action against this unauthorized distribution, conduct necessary investigations, and implement appropriate legal measures to prevent further sales of counterfeit Pokémon cards in Turkey. Addressing this issue is crucial to protecting the brand’s reputation and ensuring consumer trust.
Thank you for your time and attention to this matter. I look forward to your response and hope to see appropriate action taken soon. Best regards.
espressolab’ı 10 sene boykot etsek, markaya şu kadar zarar veremezdik. boykota karşı, markaya sahip çıkmak isterken yanlışlıkla markayı sadece bir gruba ait bir yer olarak konumlandırdılar. pazarlamanın en büyük hatasını yaptılar. geçmiş olsun…
Tutuklu olduğum “halkı kin ve düşmanlığa kışkırtma” suçunun cezası 1-3 yıl. En üst sınır olan 3 yıl ceza alsam bile, hapishanede şimdi kaldığım kadar kalmam mümkün değil. Oysa 66 gündür iddianamem hazırlanmadan yüksek güvenlikli bir cezaevinde hücrede tutuluyorum.
Tutuklama ile siyasi ceza veriliyor. Her 30 günde bir yapılan tutukluluk değerlendirmesinde tutukluluğum “güçlü suç şüphesi var” denilerek uzatılıyor.
Oysa bırakın suç şüphesini; suçlu olsam/bulunsam serbest kalacağım.
Bu düşman ceza hukuku uygulamasıdır.
Bu haksız, hukuksuz, uygulamayı TÜRK MİLLETİNE şikayet ediyorum.