Hani diyor ya Akif, “bir hilal uğruna ne güneşler batıyor”
Batan her güneş, doğacak olan güneşlere işarettir. Bu topraklar üzerinde ne hilal, ne güneş, ne hürriyet; hiç eksilmesin diye önde gitmek için yarışırız biz! Önde giden kahraman şehitlerimizi rahmetle yâd ediyoruz.
Bu aziz millet tarihi boyunca hiçbir odağın boyunduruğu altına girmemiş, sömürgeci simsarların esareti altında kalmamıştır. Bunun en yakın örneği 15 Temmuz Destanıdır.
Öyle ki en ufak ihtimale karşı canını ortaya koymaktan vazgeçmeyenlerin vatanıdır bu topraklar.
El öpmeye değil şehitliğe giden çocuklar, evladının ziyaretini beklemesi gerekirken kabrine koşan şehit anaları-babaları en çokta sizin bayramınız kutlu olsun.
Dışarısı soğuk, içimizde bir ateş var, bizi yakıp kavuran. Değil midir bu ateş bizi yaşatan? Bak bu bayrağa! Ne güzel de dalgalanıyor. Her baktığında bu vatan için toprağa akan şehit kanlarını gör.
İlelebet; senin için yaşayıp, senin için öleceğiz...
Herkes gider, günün sonunda acınla baş başa kalırsın. Biz bu memleketin analarını, babalarını acısıyla baş başa bırakmayacağız. Bu topraklara tasallut edenleri acı içerisinde bırakacağız.
Doğru kişiyi beklerken 28’e doğru gidiyorum. Bırakın onlarca sevgililik anısını, bir kız eli tutmaya bile haya ederim, ilerideki eşimin yüzüne rahat bakabileyim. Şimdi sorunuza gelelim, herkes yaşadığının, yanında bulundurduğu kişilerin ortalaması kadar birine denk düşecektir.
"Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır. Toprak, eğer uğrunda ölen varsa Vatandır.”
Bu topraklar için kimi kolunu, kimi bacağını, kimi gözünü, kimi evladını, kimi canını verdi. Allah, cümle şehitlerimizin makamını âli eylesin. Saygı ve rahmetle... #30AgustosZaferBayram
Allah bizlere, popülerizme kapılıp hayatını bir yarış atı gibi geçirmeyen, kibrinden arınmış, sadelik ve mütevazilikten yana, kendisine Allah’ı hatırlatan dostlarına yakınlaşıp, boş beleş uğraşlarla kendine zarar veren kişilerden uzaklaşacak, duruşu olan ahlaklı eşler nasip etsin
Devletin dış istihbarat servisinde görevli şehidimizin bilgilerini ifşa etmiş, halihazırda istihbarat ağını ve şehidin ailesini tehlikeye atmıştır. Anlayacağınız güzelleme yaptığınız gazeteci kanunla sabit suç işlemiştir. Her şeyi geç, bunu muhalefetin başına anlatmak acınası...
İktidarını sahte ve montaj videolara borçlu olan Saray; bağımsız gazetecileri sindirmeye, medyayı sansürlemeye devam ediyor… Barış Pehlivan gibi bağımsız ve cesur gazeteciler dün teslim olmadıkları gibi bugün de teslim olmayacaktır, gerçekleri daima yazmaya devam edeceklerdir.