2011’de Bülent Uygun’un, Eskişehirspor teknik direktörü olarak Eskişehir–Trabzonspor maçında yaptığı “hizmetin” karşılığını almak için İlhan Ekşioğlu’nun evine gittiği; polis tespitleri, telefon kayıtları ve fiziki takiplerle ortaya konmuş, İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi kararında da yer almıştı.
Hatta Reha Muhtar’ın yayınına Ekşioğlu’nun evinin önünden bağlandığı, ardından da telefonda bu konuları konuşmaması konusunda uyarıldığı yine dosyaya yansıyan detaylar arasındaydı.
Sonra dönüp millete “kumpas” masalı anlatıyorlar…
Tespit var.
Tape var.
Mahkeme kararı var.
Tarihin hafızası öyle kolay silinmiyor.
HATIRLATALIM;
2011’de Bülent Uygun’un, Eskişehirspor teknik direktörü olarak Eskişehir–Trabzonspor maçında yaptığı “hizmetin” karşılığını almak için İlhan Ekşioğlu’nun evine gittiği; polis tespitleri, telefon kayıtları ve fiziki takiplerle ortaya konmuş, İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi kararında da yer almıştı.
Hatta Reha Muhtar’ın yayınına Ekşioğlu’nun evinin önünden bağlandığı, ardından da telefonda bu konuları konuşmaması konusunda uyarıldığı yine dosyaya yansıyan detaylar arasındaydı.
Sonra dönüp millete “kumpas” masalı anlatıyorlar…
Tespit var.
Tape var.
Mahkeme kararı var.
Tarihin hafızası öyle kolay silinmiyor.
Bu soytarı şey değil mi ?
Bursasporun şampiyon olacağı sezon bizim Kadıköydeki fb maçında, fbnin bir atağında kendini tutamayıp, "aleks aleks orta, yok mu orda kimse" diye anıran, yayıncı kuruluşun tasmalısı...
B. Uygun mahkemede, o gece İlhan'ın evinin önünde polisin çektiği fotoraf için, "o ben değilim" demişti.
Çok gülmüştük; herkes o dediği halde kendisini tanımamıştı.😀
Toroğlu : "Polisler bana dediki, hani Bülent Uygun sizin canlı yayını arayıp, bana şike suçlaması yapamazsınız demiştiya, o an nerde oldugunu biliyor musun dediler, nerede dedim ? Bilgisayarı açtılar, Fbli yönetici İlhan Eksioğlunun evindeymiş,
Bunlar devletin resmi kayıtları"
UNUTTURMA...
■■■Pierre Van Hoijdonk: "Ben F.Bahçe'de oynarken Trabzonspor, G.Saray ve Beşiktaş'ın rakiplerine torba torba paralar gidiyordu!”
■■■Alex De Souza: "Aziz Yıldırım'ın şike yapmasına gerek yoktu, belki biz başarabilirdik. Şike yapmakla hem F.Bahçe'yi, hem de bizleri lekeledi!"
Ümit Özat: "F.Bahçe'nin şampiyon olduğunu sadece F.Bahçe'liler söylüyor. Benim için şampiyon, herkesin kabul ettiği şampiyondur!"..
■■■TFF: "Şike yapılmıştır ama sahaya yansımamıştır!" (Bu ne demekse!?)
■■■Mehmet Ali Aydınlar: "Ekonomik ve sosyal dengeleri gözettiğim için F.Bahçe'yi düşürmedim!"
■■■Kürşat Tüzmen: "TFF başkanı olsaydım Trabzonspor'un kupasını verecektim..."
■■■Yıldırım Demirören:
"Kupanızı veremiyoruz çünkü büyükler böyle istiyor..."
■■■Mecnun Odyakmaz: (Cezaevindeyken Serhat Ulueren'e) "Aziz Yıldırım beni arayıp 'maçı bize verin' dedi..."
■■■Fb li eski futbolcu Serhat Akın; 2001 de Samsunspor la ligin son maçına çıkyık.Yenersek https://t.co/4N7pE9s5Nzçı zorlanmadan kazandık.
Aziz Yıldırım klüp başkanıydı.Soyunma odasına geldi
"Fazla sevinmeyin nasıl şampiyon oldugunuzu bilmiyorsunuz ,hepimiz birbirimize baktık" (10 temmuz 2018)
■■■İbrahim Akın’ın "Savcılık ifadesi "Menajerim Yusuf Turanlı, bana Fenerbahçe’ye gol atmamam için 100 bin TL teklif edildiğini söyledi. Poşette parayı getirdi.
■■■Fb li eski futbolcu caner erkin bjk ,fb maçından sonra
“Ben Fenerbahçe'de oynarken Kadıköy'de herkesi yeniyoruz sanıyordum. Bu akşam ne olduğunu anladım"
■■■Eski FB Genel Menajeri Hasan Çetinkaya: Şike olayları sonrası "Yabancı oyunculara şike olduğuna inanan kim varsa gidebilir " dedik,hepsi ayrılmak istiyordu.Lugona ve nıang hemen gıttı zaten.
Niang yanıma gelip “Akrabalarım bana sen şikeci bir takımda oynuyorsun gitmek istiyorum dedi.
■■■FENERBAHÇE eski yöneticisi RECEP ÖZCAN:Aziz Yıldırım şike yaptı.Takımı da alet etti.bunu kendisi de biliyor
Şu görüntüyle dalga geçenlerin arasında bir tane fenerbahçeli, bir tane beşiktaşlı yok; alayı galatasaraylı.
Sebebi; Türk Futbol tarihinde kolay kazanılamayacak başarıyı sağlayan bu çocukların hiç birini milli takımda oynatmayıp emeklerini hiçe saydığı için karşı olduğumuz şahsın eski bir galatasaray futbolcusu olması...
Bunların karaktersizliği bambaşka bir boyutta...
#TrabzonsporU19
Şaka değil, gerçek.
Sabri Sarıoğlu, İngiltere karşısına çıkacak Milli takım ilk 11’ine Avrupada fırtınalar estiren Trabzonspor U19 takımından kimseyi almadı.
Bütün Galatasaraylılar ilk 11’de.
Olum Rıdvan, sen NTV'de o yanındaki Aykutla beraber, fbnin Orduspor maçı öncesi fbli federasyon başkanı M. Ali Aydınlar ile buluşup üçlü bir toplantı yaptığınızı, Aydınların "fb yöneyicileri şike yapmış ama küme düşürmeden, puan silme ile konuyu kapatacağız" dediğini anlatmadınmı
2/3 IFM kararı devamı
25 Nisan 2012 tarihinde, Fenerbahçe Spor Kulübü, CAS’a yaptığı itirazı geri çekmiştir. Böylece, TFF’nin Fenerbahçe Spor Kulübü’nün 2011/2012 Şampiyonlar Ligi sezonuna katılmamasına ilişkin kararı kesinleşmiştir.
A.e.
26 Nisan 2012 tarihinde, TFF Etik Komisyonu, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün de dahil olduğu belirli maçlara ilişkin şike iddialarına yönelik bir soruşturma raporu yayınlamıştır.
6 Mayıs 2012 tarihinde, TFF Disiplin Kurulu, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün bir yönetim kurulu üyesine üç yıllık, başkan yardımcısına ve teknik direktörüne ise birer yıllık futbolla ilgili faaliyet yasağı cezası vermiştir.
B.
B.a.
4 Haziran 2012 tarihinde, UEFA, TFF Etik Komisyonu’nun 26 Nisan 2012 tarihli raporunu almıştır.
7 Haziran 2012 tarihinde, UEFA Genel Sekreteri, UEFA Disiplin ve Kontrol Komisyonu başkanına, Fenerbahçe Spor Kulübü’ne karşı disiplin soruşturması başlatılması talimatını vermiştir.
2 Temmuz 2012 tarihinde, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi, Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı B.________ liderliğinde bir suç örgütü kurulduğuna ve kulüp yetkililerinin 2010/2011 sezonunda 13 maçta şike yaptıklarına karar vermiştir. 93 sanıktan 48’i mahkûm edilmiştir. Mahkûm edilenler arasında:
•B.________ (Kulüp Başkanı): Suç örgütü kurmaktan 2,5 yıl hapis cezası, şike suçundan 3 yıl 9 ay hapis ve 1.312.500 TRY para cezası.
•C.________ (Başkan Yardımcısı): Suç örgütü üyeliğinden 1 yıl 3 ay hapis, şikeden 1 yıl 10 ay 14 gün hapis.
•D.________ (Yönetim Kurulu Üyesi): Suç örgütü üyeliğinden 1 yıl 6 ay hapis, şikeden 2 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 900.000 TRY para cezası.
•E.________ (Yönetim Kurulu Üyesi): Suç örgütü üyeliğinden 1 yıl 6 ay hapis, şikeden 1 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 135.000 TRY para cezası.
•F.________ (Teknik Direktör): Suç örgütü üyeliğinden 1 yıl 3 ay hapis, şikeden 11 ay 7 gün hapis ve 15.626 TRY para cezası.
•G.________ (Mali İşler Direktörü): Suç örgütü üyeliğinden 1 yıl 3 ay hapis, şikeden 1 yıl 3 ay hapis ve 49.980 TRY para cezası.
31 Mayıs 2013 tarihinde, UEFA Disiplin Müfettişi soruşturma raporunu sunmuştur.
20 Haziran 2013 tarihinde, Fenerbahçe Spor Kulübü bu raporla ilgili görüşünü bildirmiştir.
22 Haziran 2013 tarihinde, UEFA Disiplin ve Kontrol Komitesi, Fenerbahçe Spor Kulübü’nü UEFA organizasyonlarına katılmaya hak kazanacağı üç sezondan men etmiştir (bu cezanın üçüncü sezonu ertelenmiştir).
B.b.
10 Temmuz 2013 tarihinde, UEFA Temyiz Kurulu, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün itirazı üzerine, 22 Haziran 2013 tarihli kararı kısmen değiştirmiş ve men cezasını iki sezona indirmiştir.
B.c.
16 Temmuz 2013 tarihinde, Fenerbahçe Spor Kulübü, UEFA Temyiz Kurulu’nun 10 Temmuz 2013 tarihli kararını CAS’a taşıyarak iptalini talep etmiş ve tedbiren yürütmeyi durdurma talebinde bulunmuştur. UEFA, yürütmenin durdurulmasına karşı çıkmamıştır.
18 Temmuz 2013 tarihinde, CAS, tarafların hızlandırılmış bir yargılama süreci konusunda uzlaştığını belirtmiş ve yürütmeyi durdurma kararını onaylamıştır.
Fenerbahçe’nin detaylı savunması 26 Temmuz 2013 tarihinde, UEFA’nın savunması ise 9 Ağustos 2013 tarihinde CAS’a sunulmuştur.
21 ve 22 Ağustos 2013 tarihlerinde Lozan’da yapılan duruşmada toplam 20 tanık dinlenmiştir.
B.d.
28 Ağustos 2013 tarihinde (gerekçeli karar 11 Nisan 2014 tarihinde iletilmiştir), CAS, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün itirazını reddetmiş ve UEFA Temyiz Kurulu’nun 10 Temmuz 2013 tarihli kararını onamıştır.
C.
Fenerbahçe Spor Kulübü, İsviçre Federal Mahkemesi’ne başvurarak CAS’ın 28 Ağustos 2013 tarihli kararının iptalini talep etmiştir.
UEFA, davanın reddedilmesini istemiştir. CAS ise yaptığı açıklamada, başvurunun reddedilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Davacı (Fenerbahçe), Federal Mahkeme’ye 5 Ağustos 2014 tarihinde cevap dilekçesi sunmuş; davalı (UEFA) ise 26 Ağustos 2014 tarihinde karşı cevap sunmuştur.
3/3
IFM KARARI DEVAM…
D.
22 Temmuz 2014 tarihinde Federal Mahkeme, Fenerbahçe’nin yürütmeyi durdurma talebini reddetmiştir.
1 Eylül 2014 tarihinde Mahkeme, yürütmeyi durdurma talebinin yeniden değerlendirilmesi talebini reddetmiş ve 22 Temmuz 2014 tarihli kararını teyit etmiştir.
Gerekçeler:
1.
Federal Mahkeme, İsviçre Federal Yüksek Mahkemesi Kanunu’nun (BGG) 54(1) maddesi uyarınca, kararlarını İsviçre’nin resmi dillerinden birinde verir. İlgili CAS kararı İngilizce yazılmış olmasına rağmen, taraflar Mahkeme önünde Almanca dilini kullandıklarından, Federal Mahkeme kararını Almanca olarak vermiştir.
2.
Uluslararası tahkim yargılamalarıyla ilgili olarak, İsviçre Uluslararası Özel Hukuk Kanunu’nun (IPRG) 190-192. maddeleri uyarınca yapılan itirazlar değerlendirilebilir (BGG 77(1)(a) maddesi).
2.1.
Tahkim Mahkemesi’nin merkezi Lozan’dadır. Davacı olan Fenerbahçe Spor Kulübü, İsviçre dışında bir merkezde yer almakta olup, bu nedenle IPRG’nin 176(1) maddesi uygulanmaktadır. Taraflar, IPRG’nin 12. Bölümü’nün uygulanmasını açıkça dışlamadıklarından, ilgili hükümler uygulanır (IPRG 176(2) maddesi).
2.2.
Federal Mahkeme yalnızca, IPRG 190(2) maddesinde belirtilen gerekçelere dayalı itirazları inceleyebilir. Bu maddede sayılan gerekçeler şunlardır:
•Uyuşmazlığın tahkim kapsamı dışında olması,
•Mahkemenin usule ilişkin temel kuralları ihlal etmesi,
•Tahkim Mahkemesi’nin yetkisiz olması,
•Eşit muamele ilkesinin ihlal edilmesi,
•Kamu düzeninin ihlal edilmesi.
Mahkeme, yalnızca tarafların dile getirdiği ve gerekçelendirdiği itirazları değerlendirir (BGG 77(3) maddesi). Genel eleştiriler ve usul hataları hakkındaki geniş kapsamlı yorumlar kabul edilemez.
2.3.
Federal Mahkeme, tahkim kararında belirlenen maddi olguları temel alır (BGG 105(1) maddesi). Tahkim Mahkemesi’nin belirlediği maddi gerçekler, tarafların beyanları, tanık ifadeleri, bilirkişi raporları ve diğer kanıtlarla ilgili tüm unsurları kapsar. Bu gerçeklerin düzeltilmesi veya tamamlanması Federal Mahkeme’nin yetkisinde değildir (BGG 77(2) maddesi). Ancak, bu olguların açıkça hatalı olduğu veya hukuki bir ihlale dayandığı iddia ediliyorsa, Federal Mahkeme bu durumları inceleyebilir.
2.4.
Davacı, Federal Mahkeme’ye sunduğu dilekçesinde tahkim kararındaki gerçekleri kendi perspektifinden sunmuş, ancak Mahkeme bu tür bir anlatımı kabul etmemiştir. Federal Mahkeme, yalnızca tahkim kararında belirtilen olguları dikkate alacağını vurgulamıştır. Davacı tarafından yeni sunulan bilgiler ve ek belgeler (örneğin, Türk Yargıtayı’nın yönetim kurulu üyelerine ilişkin verdiği bozma kararları) dikkate alınmamıştır, çünkü bu bilgiler Mahkeme’nin değerlendirme yetkisinin dışındadır.
3.
Davacı, CAS’ın eşit muamele ilkesini ihlal ettiğini öne sürmüştür (IPRG 190(2)(d) maddesi).
3.1.
Davacı, CAS’ın hızlandırılmış bir prosedür uyguladığını, bu süreçte tarafların eşit muamele görmediğini ve savunma haklarının yeterince korunmadığını iddia etmiştir. Ayrıca UEFA’nın uzun sürede karar hazırlayıp, kendisine kısa süre içinde yanıt verme zorunluluğu getirdiğini ileri sürmüştür. CAS’ın bu süreci değerlendirmeyerek davacıya yönelik adaletsizliği sürdürdüğünü savunmuştur.
3.2.
3.2.1.
İsviçre Uluslararası Özel Hukuk Kanunu’nun (IPRG) 190(2)(d) maddesi, yalnızca zorunlu usul kurallarının ihlali nedeniyle itirazlara izin verir. Bu kapsamda, tahkim mahkemesi, özellikle tarafların dinlenilme hakkını (adil yargılanma hakkını) korumakla yükümlüdür. Bu hak, İsviçre Anayasası’nın 29(2). maddesinde düzenlenen anayasal bir hak ile büyük ölçüde örtüşmektedir. Bu hak, tarafların kararın esasını oluşturan olgular ve argümanlarla ilgili görüşlerini sunma, kendilerini savunma ve usul kurallarına uygun olarak deliller sunma hakkını kapsar. Ayrıca, eşit muamele ilkesi, tahkim sürecinin tamamında tarafların eşit şekilde muamele görmesini gerektirir.
IFM ŞİKE KARARI DEVAMI…
3.2.2.
Taraflardan biri, yargılamada dinlenilme hakkının ihlal edildiğini veya diğer bir usul hatasının yapıldığını düşünüyorsa, bu durumu tahkim sürecinde mümkün olan en kısa sürede dile getirmek zorundadır. Eğer bu hak ihlaline karşı zamanında bir itiraz yapılmamışsa, ilgili taraf bu hakkını kaybeder. Federal Mahkeme, bir tarafın, tahkim süreci sırasında bilinen bir usul hatasını, yalnızca karar olumsuz olduğunda gündeme getirmesini, dürüstlük kuralına aykırı olarak değerlendirir.
3.3.
3.3.1.
Davacı, duruşmanın sadece iki günle sınırlı olması nedeniyle, kendisine yeterince tanık sorgulama ve savunma fırsatı verilmediğini öne sürmektedir. Ancak, tahkim kararına göre, davacı başlangıçta 53 tanık çağırmak istemiş, duruşmadan iki gün önce bu sayıyı 35’e, duruşma öncesi gün ise 32’ye indirmiştir. Ayrıca, duruşma sırasında davacı, 13 tanığın sorgulanmasından kendi isteğiyle vazgeçmiştir. Dolayısıyla, davacı, bu durumu tahkim sürecinde dile getirmediği ve düzeltme talep etmediği için bu konuda itiraz hakkını kaybetmiştir.
Davacı, CAS’taki yargılamanın eşitsiz olduğu iddiasını tahkim süreci boyunca dile getirmemiştir. Bunun yerine, yalnızca duruşma sonunda, hızlandırılmış prosedüre gönüllü olarak katılmadığını belirterek, davanın UEFA’ya geri gönderilmesi gerektiğini talep etmiştir. Bu bağlamda, CAS sürecinde daha fazla zaman veya ek savunma talebinde bulunmamış, dolayısıyla eşit muameleye yönelik ihlal iddiasını geçersiz kılmıştır.
3.3.2.
Davacı, CAS’ın yargılamada taraflara eşit davranmadığını açıkça ortaya koyamamaktadır. İddiaları, daha çok UEFA’nın kurumsal davranışına ve UEFA’nın karar süreçlerine yöneliktir. Davacı, hızlandırılmış prosedüre katılmasının “zorunlu” olduğunu belirtmiş ancak tahkim mahkemesinin usuli hatalarına ilişkin somut bir gerekçe sunmamıştır. Federal Mahkeme’ye göre, bu iddialar, tahkim kararının içeriğine yönelik kabul edilemez bir eleştiri niteliğindedir.
4.
Davacı, CAS’ın “hukuki sürpriz” yoluyla dinlenilme hakkını ihlal ettiğini iddia etmektedir.
4.1.
Federal Mahkeme’nin yerleşik içtihatlarına göre, bir mahkemenin tarafların ileri sürdüğü olgulara ilişkin hukuki değerlendirmesini yaparken tarafları ayrıca bilgilendirme yükümlülüğü yoktur. Ancak, eğer mahkeme, tarafların hiç gündeme getirmediği ve öngörmeleri mümkün olmayan bir hukuki gerekçeye dayanarak karar veriyorsa, bu durum bir “hukuki sürpriz” olarak değerlendirilebilir ve dinlenilme hakkının ihlali anlamına gelebilir.
4.2.
Davacı, UEFA Temyiz Kurulu’nun kendisini sekiz manipüle edilmiş maç ve yanlış beyan nedeniyle iki yıl boyunca men ettiğini; CAS’ın ise yanlış beyan suçlamasını düşürdüğünü ve yalnızca dört maçta manipülasyon yapıldığını belirlediğini iddia etmektedir. Ancak CAS, buna rağmen cezada bir indirime gitmemiş ve UEFA Temyiz Kurulu’nun kararını aynen onaylamıştır. Davacı, CAS’ın bu kararında Dünya Dopingle Mücadele Kodu’na (WADA Kodu) referansla “hukuki sürpriz” yarattığını savunmaktadır.
4.3.
Federal Mahkeme, CAS’ın cezayı UEFA Disiplin Talimatları’na (2008 sürümü) göre belirlediğini ve WADA Kodu’nun cezalandırmada belirleyici bir rol oynamadığını tespit etmiştir. CAS, mevcut olayın ciddi bir şike suçu olduğunu ve benzer vakalarla karşılaştırıldığında verilen iki yıllık men cezasının orantılı olduğunu belirtmiştir. CAS, WADA Kodu’nu yalnızca doping davalarındaki cezalarla bir kıyaslama aracı olarak kullanmıştır. Bu nedenle, WADA Kodu’na yapılan atıf, kararda belirleyici bir unsur teşkil etmemektedir.
Sonuç olarak, CAS’ın cezayı belirlerken davacıya ek bir savunma hakkı tanımaması, dinlenilme hakkının ihlali olarak değerlendirilemez.
5.
Davacı, CAS’ın çeşitli iddialarını dikkate almayarak dinlenilme hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür.
İsviçre Federal Mahkemesi Fenerbahçe şike kararı devamı…
5.1.
Adil yargılanma hakkı, İsviçre Uluslararası Özel Hukuk Kanunu’nun (IPRG) 182(3) ve 190(2)(d) maddelerine göre tarafların temel hakları arasında yer alır. Ancak, Federal Mahkeme’nin yerleşik içtihatlarına göre, uluslararası bir tahkim mahkemesi, verdiği kararın gerekçesini detaylıca açıklama zorunluluğunda değildir. Yine de, tahkim mahkemesinin davaya ilişkin önemli soruları inceleme ve değerlendirme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu yükümlülüğün ihlali, mahkemenin tarafların önemli argümanlarını gözden kaçırması ya da yanlış anlaması durumunda gerçekleşebilir. Ancak mahkemenin, her bir iddia ve argümana ayrıntılı şekilde yanıt vermesi zorunlu değildir.
5.2.
5.2.1.
Davacı, UEFA’nın şike iddialarını cezalandırma yetkisine ilişkin bazı önemli argümanlarının CAS tarafından dikkate alınmadığını iddia etmektedir. Özellikle, davacı, iddiaların dayandırıldığı 2.06 numaralı UEFA Şampiyonlar Ligi Yönetmelikleri’nin (UCLR) ilgili dönemde kendisi için bağlayıcı olmadığını öne sürmüştür. Buna ek olarak, davacı, UEFA’nın disiplin kurallarının açık ve objektif şekilde yorumlanması gerektiğini savunmuş ve kuralların yorumu konusunda “kullanıcı aleyhine” bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini dile getirmiştir.
Davacı ayrıca, UEFA’nın 24/2013 numaralı genelgesinin duruşma sırasında sunulduğunu ve bu genelgenin yorumlanmasının ve etkilerinin değerlendirilmediğini iddia etmiştir. Davacıya göre, CAS, bu argümanlarını dikkate almış olsaydı, itirazını kabul etmek zorunda kalacaktı.
5.2.2.
CAS, UEFA’nın şike iddialarını cezalandırma yetkisini, davanın temel sorularından biri olarak ele almıştır. Kararında, davacının ilgili yönetmeliklerin kendisi için bağlayıcı olmadığı yönündeki argümanlarını dikkate aldığı ve bu argümanları kapsamlı şekilde değerlendirdiği belirtilmiştir. CAS, 2.06 numaralı yönetmeliğin bağlayıcılığı ve uygulama alanı konusunda detaylı bir inceleme yapmış ve UEFA’nın disiplin yetkisine dayanak oluşturduğunu belirtmiştir. Ayrıca, 24/2013 numaralı genelgenin içeriği ve anlamı da incelenmiş ve değerlendirilmiştir.
Federal Mahkeme, CAS’ın kararında bu hususların açıkça ele alındığını ve CAS’ın davacının ileri sürdüğü argümanları reddettiğini belirtmiştir. Bu nedenle, davacının CAS’ın iddialarını dikkate almadığı yönündeki şikayetleri yersiz bulunmuştur.
5.3.
Davacı, tahkim sürecinde UEFA’nın kendisine yönelik verdiği cezanın, ceza hukukunun nulla poena sine lege (kanunsuz suç ve ceza olmaz) ilkesini ihlal ettiğini ileri sürdüğünü, ancak CAS’ın bu itirazını dikkate almadığını iddia etmektedir.
Federal Mahkeme, CAS’ın kararında bu ilkenin açıkça ele alındığını ve disiplin cezasının hukuki dayanaklarını değerlendirdiğini belirtmiştir. CAS, UEFA Disiplin Talimatları’nın (2008 versiyonu) ilgili maddelerinin yeterince açık ve belirgin olduğunu, dolayısıyla disiplin cezasının bu kurallara uygun olduğunu tespit etmiştir. Federal Mahkeme, CAS’ın kararında bu argümanları açıkça incelediği ve bir hukuki hata bulunmadığını belirtmiştir.
5.4.
Davacı, ceza miktarının belirlenmesine ilişkin argümanlarının dikkate alınmadığını da iddia etmiştir. Federal Mahkeme, CAS’ın, ceza miktarının belirlenmesine ilişkin davacının iddialarını ayrıntılı şekilde incelediğini ve iki yıllık men cezasının orantılı olduğuna karar verdiğini tespit etmiştir. Davacının bu karara yönelik eleştirisi, yalnızca karara yönelik kabul edilemez bir itiraz niteliği taşımaktadır ve bu durum dinlenilme hakkının ihlali anlamına gelmemektedir.
6.
Davacı, CAS’ın kararının, İsviçre kamu düzenini (ordre public) ihlal ettiğini öne sürmüştür.
6.1.
Davacı, UEFA’nın aynı olaylar için kendisine iki ayrı ceza vermesinin, ne bis in idem (aynı suçtan iki kez yargılanmama) ilkesini ihlal ettiğini iddia etmiştir. Davacıya göre, UEFA tarafından 2011/2012 sezonu için Şampiyonlar Ligi’nden men edilmesi zaten bir ceza niteliğinde olup, daha sonra verilen iki yıllık men cezası ile aynı fiiller iki kez cezalandırılmıştır.
Buyurunuz İsviçre Federal Mahkemesini dava ediniz !
16. Ekim 2014 tarihli İsviçre Federal Mahkemesinin FENERBAHÇE’nizin şike yaptığına ait kalemi kırdığı kararın tercümesi .
SIKIYORSA DAVA AÇINIZ!
İsviçre Federal Mahkemesi
Federal Mahkeme Kararı
4A_324/2014
16 Ekim 2014
I. Hukuk Bölümü
Kadrolar:
Federal Hakim Klett, Başkan,
Federal Hakim Kolly,
Federal Hakimler Hohl, Kiss, Niquille,
Mahkeme Yazmanı Leemann.
Taraflar:
Davacı:
Fenerbahçe Spor Kulübü,
Avukatları: Dr. Bernhard Berger ve Dr. Andreas Güngerich,
Davalı:
Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA),
Avukatları: Dr. Jean-Marc Reymond ve Avukat Delphine Rochat.
Konu:
Uluslararası Tahkim Mahkemesi,
11 Nisan 2014 tarihli Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi (CAS) kararına karşı itiraz.
OLAYLAR:
A.
A.a.
Fenerbahçe Spor Kulübü (Davacı), Türkiye’nin İstanbul şehrinde profesyonel bir futbol kulübüdür. Kulüp, Türkiye Futbol Federasyonu’nun (TFF) üyesidir.
Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA, Davalı), merkezi Nyon, İsviçre’de bulunan Avrupa futbolunun çatı organizasyonudur. Türkiye Futbol Federasyonu da UEFA’ya bağlıdır. UEFA, diğer organizasyonlarının yanı sıra UEFA Şampiyonlar Ligi’ni düzenler.
A.b.
21 Şubat, 26 Şubat, 6 Mart, 7 Mart, 20 Mart ve 9 Nisan 2011 tarihlerinde Türkiye Süper Lig kapsamında çeşitli futbol maçları oynanmıştır. Bu maçlarda Fenerbahçe Spor Kulübü çevresindeki kişilerin, rakip takımları yenilgiye uğratmaları için rüşvet verdikleri iddia edilmiştir.
14 Nisan 2011 tarihinde Türkiye’de yeni bir yasa (No. 6222) yürürlüğe girmiştir. Bu yasa, maç sonuçlarını manipüle etmeyi suç olarak düzenlemektedir.
17 Nisan, 22 Nisan ve 1 Mayıs 2011 tarihlerinde Süper Lig’de başka maçlar oynanmış ve bu maçlarda da Fenerbahçe Spor Kulübü çevresindeki kişilerin maç sonuçlarını etkilemek için para ödediği iddia edilmiştir.
5 Mayıs 2011 tarihinde, Fenerbahçe Spor Kulübü UEFA’ya, “2011/2012 UEFA Kulüp Turnuvaları Katılım Kriterleri Formu”nu imzalayarak sunmuştur. Bu formda, 27 Nisan 2007 tarihinden bu yana herhangi bir maç manipülasyonu faaliyetinde bulunmadıklarını beyan etmişlerdir.
8 Mayıs, 15 Mayıs ve 22 Mayıs 2011 tarihlerinde Süper Lig’de başka maçlar oynanmış ve yine Fenerbahçe Spor Kulübü ile bağlantılı kişilerin rakip takımlara yenilgi karşılığında rüşvet verdiği iddia edilmiştir.
22 Mayıs 2011 tarihinde Fenerbahçe Spor Kulübü, Süper Lig şampiyonu olmuş ve bu başarıyla 2011/2012 sezonu UEFA Şampiyonlar Ligi grup aşamasına katılmaya hak kazanmıştır.
A.c.
3 Temmuz 2011 tarihinde, Türk polisi şike faaliyetleri ile ilgili geniş çaplı bir ceza soruşturması kapsamında 61 kişiyi gözaltına almıştır. Şike yapmakla suçlananlar arasında Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı ve Başkan Yardımcısı, iki yönetim kurulu üyesi, teknik direktör ve mali işler direktörü yer almaktadır.
11 Temmuz 2011 tarihinde, TFF Yönetim Kurulu Etik Komisyonu’na Türk futbolundaki şike iddialarını incelemesi talimatını vermiştir.
20 Temmuz 2011 tarihinde Türk Savcılığı, TFF Etik Komisyonu’na ceza soruşturması kapsamında bilgi ve deliller sunmuştur.
A.d.
24 Ağustos 2011 tarihinde, TFF Yönetim Kurulu, UEFA’ya Fenerbahçe Spor Kulübü’nün bu sezon UEFA Şampiyonlar Ligi’nde yer almasına izin verilmeyeceği kararını bildirmiştir.
25 Ağustos 2011 tarihinde, TFF Tahkim Kurulu, TFF Yönetim Kurulu’nun 24 Ağustos 2011 tarihli kararına karşı Fenerbahçe Spor Kulübü tarafından yapılan itirazı reddetmiştir.
Fenerbahçe Spor Kulübü’nün, TFF Tahkim Kurulu’nun 25 Ağustos 2011 tarihli kararına karşı yaptığı itiraz üzerine, CAS (Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi) 9 Eylül ve 3 Kasım 2011 tarihli kararları ile ihtiyati tedbir taleplerini reddetmiştir.
2 Aralık 2011 tarihinde, Türk Savcılığı, aralarında Fenerbahçe Spor Kulübü yetkililerinin de bulunduğu çeşitli kişilere karşı ceza davası açmıştır.
3 Ocak 2012 tarihinde, TFF Disiplin Kurulu, Fenerbahçe Spor Kulübü ve diğer bazı Türk futbol kulüplerine karşı şike iddiaları nedeniyle disiplin soruşturması başlatmıştır.
1/3)