Kendimin keşfettiği bir detay;
Ölüm Kalım Meselesi görevinde Geralt, Triss'e "Hem de tam belini elli beş santimde tutmaya çalışırken..." diye onunla uğraşan bir cümle kurar. Triss'in belinin 55cm=22inç olduğu ve buna dikkat ettiği, Kırlangıç Kulesi Kitabında geçmektedir.
God of War (2018) ve God of War Ragnarok'un Kıdemli Savaş Tasarımcısı, The Witcher 4 için Uzman Oyun Mekaniği Tasarımcısıolarak CD Projekt RED'e katıldı.
Hükümeti iktidardan indirecek hiçbir yapı artık güvende değildir.
Hiçbir parti için değil, geleceğimiz için biz de Meclis’e yürüyoruz.
Temsilciliklerimiz, Türk milletiyle birlikte meydanlarda olacak.
Madenci çocuklarını dinleyin:
"Okulda gösterim vardı ama ben babamın yanına geldim. Babam burada bayıldı, hastalığı var. Kaç gündür yürüyor, açlık grevinde."
#HakkımıVerDorukMadencilik
Sanırım siz oyun sektörü denilince 3-5 göbekli sakallı adam oyun yapıyor, biz de onları oynuyoruz zannediyorsunuz. Ancak şu anda oyun sektörü, eğlence sektörleri içerisindeki en büyük sektör (dizi, film, müzik endüstrisinin toplam değerinden bile büyük).
Haliyle bu kadar büyük bir sektörde bahsettiğiniz yaş sınırlaması gibi basit düzenlemelerin yıllardır yürürlükte olduğunu tahmin edebilirsiniz.
Yine aynı şekilde ebeveyn kontrol araçları da bu platformlarda mevcut durumda.
SMS atmak gibi lokal çözümlerin teknik anlamda mantığı yok. Çünkü çok daha basit çözümler halihazırda var.
* "Oyun yazılımcıları dernek başkanı ben ve bir grup milletvekiline “Oyun çocukları en fazla asosyal ve içine kapanık olur” dedi. Ben de o çocuklar sonra felakete yol açıyor dedim” sustu."
Susmasının sebebi bu açıklamayı trajik bulmasıdır diye düşünüyorum. Zira farklı şekillerde yapılan bir ton bilimsel araştırma, bireylerin şiddete yönelmesiyle oyunların bir alakası olmadığını kanıtlandı. 100 milyonlarca insanın dünya genelinde oynadığı bir şeyden bahsediyoruz. Sizse o insanlar arasından biri vahşice bir şey yaptığında suçu oyuna atıyorsunuz. Bu aynı marka peynir yiyen 1 milyon kişiden biri vahşi davranış gösterince suçu peynir üreticisine atmak gibi garip bir şey.
Bu mantığına göre dünya tarinin en kanlı dönemi olan 2. Dünya Savaşı da oyunlar yüzünden gaza gelinip yapılmış olabilir. Ancak mevzunun politik olduğu aşikar. Ben şimdi çıkıp "politik kişiler insanları şiddete yöneltiyor" desem kulağa nasıl gelir? Bu örneği çoğaltabiliriz. "Arka Sokaklar izleyenler şiddete yöneliyor", "Fenerbahçe maçı izleyenler şiddete yöneliyor" "Meclis konuşması izleyenler şiddete yöneliyor" "Tiktok'ta 1 saat üstü takılanlar şiddete yöneliyor" bakın böyle sabaha kadar bir sürü uydurma örnekleme yaparım.
Oyun dediğiniz şey derya deniz, tıpkı filmler ve dizilerde olduğu gibi daha ağır dram konularını işleyen yapımlar var, daha çocuk dostu olan yapımlar var. Ve yaş etiketleriyle tıpkı film ve diziler gibi bunların sınırları çizilmiş durumda. Sizse burada bir genelleme yapıp tüm oyunlar kötüdüre getiriyorsunuz işi. Maalesef bu durum kulağa komik geliyor.
Eminim ki bugüne kadar başardıklarınızla olsun, bilgi birikiminizle olsun benim fersah fersah ötemde birisinizdir. Fakat üzülerek söylüyorum yazdıklarınızla oyun sektörüyle alakalı 5 yaşındaki bir çocuk kadar bilginiz olmadığı izlenimini ediniyorum.
Söylemlerinize itiraz edenlere de "oyun lobisi" falan gibi garip yakıştırmalar da bulunuyorsunuz. Düz birer insanız hepimiz. Maalesef lobi yapacak bir gücümüz yok. Bizim gücümüz ortak bir kültürü paylaşmamız. Ve bu kültürü yasaklamak isteyenlere karşı birlikte ses çıkarmamız.
Kısaca özetlemek gerekirse şöyle hayal edin: Tüm filmleri yasaklamak istiyormuş gibi hayal edin kendinizi. Çocukların hiçbiri çocuk filmi dahil hiçbir filmi, diziyi izleyemeyecekmiş gibi hayal edin. Yapmaya çalıştığınız şey bu.
Bunu yaparsanız Türkiye'nin çok büyük potansiyel gösterdiği bir üretim alanını elinden almış olacaksınız. Oyun sektörü sadece vakit geçirdiğimiz bir alan değil, milyar dolarlık bir sektör haline geldi. Ve her geçen gün güçlenmeye devam ediyor. Dünyada belki de en önde koşabileceğimiz nadir alanlardan biri oyun sektörü. O kadar ciddi bir üretim hacmi var. Potansiyeli var. Siz farkında olarak ya da olmadan burada da bizi dünyanın gerisine itmeye çalışıyorsunuz.
Oyun dışında kalan kısmında bahsettiğiniz şeylerin bir kısmı zaten bizim de yıllardır söylediğimiz şeyler. Çocuklara alan açmak, aileleri dijital dünya hakkında eğitmek, bunlara kimsenin bir itirazı yok. Aksine defalarca kez söylendi bu konu. Çünkü özellikle yaşça büyükler anlamadıkları şeylerden korkuyorlar. Halbuki gerekli bilgilendirmeyle aslında bu işin hiç de sanıldığı gibi olmadığını çok daha iyi anlayacaklar.
Eğtim amaçlı kullanılan oyunlarla tanışacaklar, çocuk gelişimine her yaşta katkı sağlayabilecek, analitik yeteneği arttıracak yapımları bilecekler. Tüm dünyanın bu oyunları nasıl kullandığını görecekler. Bizim de istediğimiz bu, bilimin ışığında ailelere bu konuyla ilgili eğitimler verilmesi.
Çocukları korumanın yolu onları tüm dünyadaki yaşıtlarının faydalandığı bir şeyden alıkoymak değil. Onları nasıl doğru kullanabileceklerini eğitim yolulya gösterebilmek.
Oyunların ve sosyal medyanın ülke sorunları ile alakası olmadıklarını biliyorlar. Akıllarınca algı yapıp çıkaracakları sosyal medya yasasına kılıf buluyorlar ama ülke algı yapılamayacak kadar acı yaşadı. Çünkü acı yaşatmadıkları hiçbir kimse kalmadı. #hükümetistifa
Son zamanlarda, 2024 seçimlerinde Giresun’da AKP kazandı diye bölgedeki doğa katliamına “Oh olsun” diyen bir kitle var.
AKP gidecek, ormanlarımız kalacak. Bugün Giresun’da AKP’ye oy verenler gidecek ama çocukları yaşayacak.
Çocuklarımız ormansız mı yaşasın?
Bugün Akbelen ve Karadeniz’deki katliamları durdurmazsak tüm Türkiye’deki ormanları tehdit edecek bir projeye “AKP’ye oy verdiler” diye izin mi verelim?
Giresun düşman toprağı mı da mahvedilmesine izin verelim?
Hiçbir sistem mükemmel değildir. Demokrasinin pürüzlerini doğamız ödemeyecek.
Doğa bilincini artıralım. Doğamızı koruyalım, siyasete yem etmeyelim.
Yeterince ormanımızı kaybettik. Bugün buna izin veren herkes gidecek ancak kaybedeceğimiz ormanların geri dönüşü yok!
KYK Yurdu sorunları, Akbelen, Giresun doğa katliamları, halkın iradesine darbeler, ihanet süreci, ekonomi…
Kafamızı nereye yönelteceğimizi şaşırdık.
Gençliğimizi elimizden aldılar ancak umudumuzu asla.
Atatürk’ün milleti dün de yılmadı, bugün de yılmayacak. Başaracağız.
Muhalifiz ancak bu demek değil ki tek bir partiye muhalifiz. Biz muhalefetin yanlışlarına da muhalifiz.
Bu hükümet değişmelidir ancak bunun için muhalefet de kendi içinde değişmelidir. Tembel milletvekilleri değişmelidir. Partizanlık kültürü değişmelidir.
Türk’e düşman olanlara karşı ortak Türk milleti değerlerinde buluşulmalıdır.
Seçmen bilinç kazanmalıdır. Seçtiği milletvekillerine, oy verdiği partilere hesap sorması gerektiğini bilmelidir.
Türk kadını hakkını arama mücadelesini arttırmalıdır. Öneminin daha da farkında varmalıdır. Eğitimine önem vermelidir.
Türk milleti, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyeti yaşatmalıdır!
Şu aşağıdaki
Anlık bir Türkiye Direniş haritası
AKBELEN, ELBİSTAN, GİRESUN, VARTO...
Bambaşka bölgeler,
Farklı koşullar,
BİRBİRİNDEN HABERSİZ İNSANLAR...
Hepsi yaşam alanları, toprakları için bağırıyor, çağırıyor, mücadele ediyor, tutuklanıyor hatta!
Onlara terörist, şu haritanın yeşilini dolduranlara da vatan sevdalısı diyecekler..
Bu yüzden buradaki şirketleri bir hatırlayalım;
Muğla Akbelen'de
YK ENERJİ(LİMAK İCTAŞ)
Elbistan'da
ÇELİKLER HOLDİNG
MUŞ VARTO'DA
ABD'li IGNIS H2ENERGY
GİRESUN'DA AKP Milletvekilinin şirketi ALAGÖZ HOLDİNG
Halk bunlarin santralini, linyitini kömürünü istemiyor ve direniyor.
BU BİR HALK BASKISIDIR!
Tüm siyasi partiler derhal Akbelen’e!
Meclis’te, kürsülerde, alanlarda, basın toplantılarında Akbelen için mücadele edin!
#SiyasiPartilerAkbelene