Le président Vladimir Vladimirovitch Poutine s'adresse aux Allemands, en particulier à Friedrich Merz 🇩🇪 choqué par les résultats obtenus par l'AFD.
« Nous ne voulons pas vous attaquer ! Pourquoi le ferions-nous ? Cette époque est révolue depuis longtemps ! Quiconque a encore toute sa tête et sait réfléchir le comprend.
1) Vous avez déjà une dette nationale de 2 500 milliards d'euros, et aucun économiste sérieux ne sait comment vous comptez la rembourser.
(Alice Weidel déclare son pays en faillite.)
Et maintenant, vous voulez emprunter 1 000 milliards de plus pour vous armer contre nous.
2) Votre pays regorge de millions de migrants qui vous coûtent 50 milliards d'euros par an.
3) Une partie considérable de votre population est tellement dérangée qu'elle croit pouvoir influencer le climat en faisant du vélo et en mangeant des insectes.
4) Votre système éducatif était autrefois exemplaire. Aujourd'hui, dans de nombreuses salles de classe, il n'y a pratiquement plus d'enseignement car presque personne ne parle allemand.
5) Vos infrastructures tombent en ruine et vous n'arrivez pas à suivre le rythme des réparations.
6) Vos chemins de fer faisaient autrefois la fierté du monde entier. Aujourd'hui, vos trains circulent comme en Inde.
7) Nous n'avons pas besoin de vos célèbres ingénieurs. Pendant les sanctions, nous avons appris que nous pouvions nous en passer. Mais si nous en avions finalement besoin, nous nous tournerions vers la Chine. Là-bas, ils sont non seulement moins chers, mais
aussi meilleurs.
8) Vous ne possédez ni matières premières ni sources d'énergie. Alors, pourquoi devrions-nous conquérir votre pays ? Pour résoudre des problèmes que nous n'aurions même pas autrement ? Soyons réalistes : même si vous nous appeliez,
si vous capituliez et hissiez le drapeau blanc, nous ne viendrions pas pour autant ! »
Londra'da Yahudi-Kürt Konferansı toplandı
🔴Geçen yıl Berlin'de düzenlenen kongrenin devamı niteliğindeki buluşmada, Gazze'deki soykırımı haklı gören İsrailli akademisyen Ofra Bengio için "Kürtlerin anası" ifadesi kullanıldı.
https://t.co/iE0kC0W59T
🔴 Ιστορική κατάντια, ιστορικό ορόσημο ντροπής.
3,1 δισεκατομμύρια ευρώ θα δώσει η Ελλάδα στο Ισραήλ για αγορά όπλων που έχουν δοκιμαστεί στην Γάζα. Ένα απ’ τα μεγαλύτερα συμβόλαια εξοπλιστικών στην ιστορία του Ισραήλ.
Από δω και πέρα κάθε βόμβα που σκοτώνει μωρά, κάθε πύραυλος που διαμελίζει οικογένειες, θα φέρει την μεγαλειώδη υπογραφή του ελληνικού κράτους.
Δεν έχετε απλώς αίμα στα χέρια σας.
Μετατρέπετε την Ελλάδα σε έναν από τους βασικούς χρηματοδότες μιας γενοκτονίας, και έτσι ακριβώς πρέπει να αντιμετωπιστείτε.
Ξεχνάτε, όμως, ότι στη μυθολογία όσοι κράτησαν την ασπίδα του Αχιλλέα καταστράφηκαν: ο Πάτροκλος, ο Έκτορας και, τελικά, ο ίδιος ο Αχιλλέας.
Την ίδια κατάληξη επιφυλάσσει η ιστορία και στους φίλους των γενοκτόνων: θα συντριβούν κάτω από το βάρος της ίδιας τους της ύβρεως.
ΟΧΙ ΣΤΟ ΟΝΟΜΑ ΜΑΣ, ΚΑΘΑΡΜΑΤΑ!
@ultras_antifaa Ciao Bella belongs to the revolutionaries.
They are the ones shouting "Biji serok Obama" (Long live President Obama), "Biji ABD" (Long live the USA).
Let's be honest.
https://t.co/vPJF0L6yxo
Emperyalistlerin pençesine düşen bir kuş gibi tedrici, sefil bir ölüme mahkûm olmaktan ise babalarımızın oğlu sıfatıyla vuruşa vuruşa ölmeyi tercih ediyoruz.
Mustafa Kemal Atatürk
Nazım Hikmet'in TKP'nin 'Bizim Radyo'sunda 30 Ağustos 1961'de yaptığı Zafer Bayramı konuşması:
"Cidden, 30 Ağustos bizim, Türklerin en büyük bayramlarından biri ve zannediyorum ki yalnız bizim değil; insanlığın bayramlarından biri. Çünkü biz 30 Ağustos’ta ilk defa biz Türkler insanlığa, sömürgeciliğe karşı ve emperyalizme karşı muzaffer olabilmenin yollarından birini gösterdik. Bu da sömürgeciliğe karşı silah elde çarpışmakla olur.
Ve sömürgeciliğin her şeye rağmen yıkılmaya mahkum olduğunu gösteren milletlerden biri de benim milletimdir. Bunun için cidden bu bayram büyük bayramdır. Ve bir daha tekrar ediyorum: Yalnız Türk milletinin bayramı değil, insanlığın da bayramlarından biridir."
30 Ağustos, NATO'ya selam duranların değil, emperyalizme karşı mücadele edenlerindir!
Emperyalist işgale karşı kazanılan zaferin 104. yılındayız.
Anadolu'nun emperyalist devletler tarafından işgaline karşı verilen kurtuluş mücadelesinin en önemli ayağı olan 30 Ağustos, emekçi halkın birliğinin emperyalizmden daha güçlü olduğunun da kanıtı olmuştur. 104 yıl sonra, 30 Ağustos zaferinin anlamı açıktır: Emperyalizm gelebilir, açık bir şekilde işgal edebilir, yerli işbirlikçileri aracılığıyla ülkeyi parsel parsel satın alabilir ama emekçi halkın mücadele azmi ve birliği karşısında er geç yenilir!
104 yıl önce kazanılan zafer, sadece emperyalizmin ülkemize kölelik zincirleri takmayı hedefleyen Sevr'ini yırtıp atmakla kalmamış, aynı zamanda saltanatın da gerçek yüzünü göstermiştir. İmzalanan Mondros ve Sevr teslimiyet antlaşmalarıyla "Payitahtın" çıkarını halkın bağımsızlık ve özgürlüğüne tercih eden saltanat da 30 Ağustos’la tarihe gömülmüştür.
30 Ağustos Zaferi, sadece emperyalizme ve Yunan işgaline karşı değil, Vahdettinlerin, Damat Feritlerin, Ali Kemallerin ve bilumum uğursuz gericinin işbirlikçiliğine karşı da kazanılmıştır. Emperyalizm yenildiği gibi gericilik ve işbirlikçilik de aynı şekilde yenilmiştir.
30 Ağustos Zaferi, Kuvâ-i Milliye'nin isimsiz kahramanlarının, yoksul köylü ve emekçi halkın bağımsızlık için gösterdiği fedakarlığın, Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının mücadelesinin eseri olarak kazanılmıştır.
30 Ağustos Zaferi’nde, aynı zamanda "Yunanistan'ın Anadolu'yu işgali İngiliz emperyalizminin marifetidir, yoksul köylü Anadolu'daki kardeşlerimize silah sıkmayacağız" dedikleri için kurşuna dizdirilen Yunan komünistlerinin, Büyük Taarruz'un planlanması ve gizlenmesi esnasında verdiği destekle Sovyetlerin, başından beri kurtuluş mücadelesine siyasi, ekonomik ve askeri destek veren Lenin'in de payı vardır.
30 Ağustos'un bu açık politik anlamına rağmen, aradan geçen 104 yılda ülkemiz adım adım emperyalizme ve gericiliğe teslim edilmiştir. Silahla ve emekçi halkın azmi ile kovulan emperyalizm, askeri, siyasi ve ekonomik olarak geri gelmiştir. NATO'su, IMF'si, Gümrük Birliği ile işbirliğini sürdürmeyi temel politikası haline getiren iktidarlar, 30 Ağustos'un siyasal sonuçlarının tam tersini temsil etmektedir.
Bugün ülkemiz ve emekçi halkımız, aynı 100 sene önce olduğu gibi büyük bir felaketin eşiğine sürüklenmektedir. Türkiye'de toplanan NATO Zirvesi, AKP'nin büyük propagandasına rağmen, bir kez daha emekçi halkımızı emperyalizmin çıkarları uğruna cepheye sürmek istendiğini göstermiştir.
Zirve sonrası alelacele Suudi Arabistan ve Pakistan ile Türkiye'nin imzaladığı askeri pakt, Türkiye'nin emekçi halkını Yemen'e asker olarak göndermesinin önünü açmıştır.
Yüzyıl önce İngiliz, Alman ve Fransız emperyalizmine boyun eğen sultanlar, Türkiye'nin yoksul köylüsünü, emekçisini Yemen çöllerine göndermişti. Bugün AKP, bu sefer ABD ve İsrail'in çıkarları uğruna emekçi halkımızı Yemen'in çöllerine-denizlerine göndermektedir.
30 Ağustos, Türkiye'nin emperyalizmin sömürgesi olması kaderini tarihin çöplüğüne atmıştı.
Dün emekçi halkın mücadelesi, kendine ihanet eden saltanatı da emperyalistlerle birlikte göndermişti.
Bugün de aynı şekilde, emekçi halk emperyalizmi ve istibdadı bir kez daha yenecektir.
https://t.co/o6wICeVEsD
Yıldızlar SSS Holding’e peşkeş çekilen maden işletmelerinde çalışan yüzlerce işçi aylardır maaşlarını almak için Ankara’nın göbeğinde direniyor.
Bu direnişe gözünü kapatan, patrona hesap sormayı aklının ucundan bile geçirmeyen iktidar, ilk günden itibaren işçilere eziyet ediyor.
Bu açık işçi düşmanı saldırı bugün yeni bir aşamaya taşındı ve işçilerin örgütlü olduğu Bağımsız Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır ve sendikanın örgütlenme uzmanı Başaran Aksu tutuklandı.
İktidarın bu hukuksuz adımları derhal sonlanmalı, tutuklanan sendikacılar serbest bırakılmalı, işçilerin talepleri karşılanarak holdinglere peşkeş çekilen madenlerin tamamı devletleştirilmeli.
Bomboş yaygara haberi.
İstanbul’da evlerde gördüğünüz akreplerin neredeyse tamamı siyah odun akrebi (Euscorpius italicus) türüdür. Yani zehri insan için tamamen zararsızdır.
Görseldeki ise bir sarı akrep (Buthidae sp.) ve zehri insan için tıbbi tehdit arz ediyor. Öldürücü olmasa da sistemik bulgulara neden olabilir. Kendini savunmak için sokabilir. Dikkatli olmak lazım.
Yapay zekâyla yanlış görsel hazırlamak mı dersiniz, tık almak için gereksiz sansasyon yaratmak mı dersiniz, size kalmış.
📌Muhsin Nâmcû 20 yıl sonra İran’a döndü
Nâmcû, "Önemli olan orada olmak; vatanda, dostlarımın, ailemin, kız kardeşlerimin ve akrabalarımın yanında olmak... Ve ömrümden kalan bu birkaç anın tadını onların yanında çıkarabilmek" dedi.
İran Kültür ve İslami İrşad Bakanı Seyyid Abbas Salihi, kısa süre önce yurtdışında yaşayan 100'den fazla sanatçı, kültür insanı ve entelektüelin İran'a dönüşünü kolaylaştırmak amacıyla listeler hazırlandığını açıklamıştı.
https://t.co/7NxjB8myvk