Dünyanın en büyük çaplı ve en uzun boylu piramidal ladini Artvin Hatilla Vadisi Milli Parkında bulunmaktadır. Ağaç 32 metre boyunda ve 92 cm çapındadır. 2002 yılında tabiat anıtı olarak tescil edilmiştir.
Nikos Kazancakis’in "Zorba" romanında, Alexis Zorba patronuna geçmişte yaşadığı ağır bir kaybı, küçük oğlu Dimitri’nin ölümünü anlatır. Bir insanın yaşayabileceği bu sarsıcı acı karşısında Zorba ağlamaz, feryat etmez veya yas tutanların arasına karışmaz; ayağa kalkar ve delicesine dans etmeye başlar. Çevresindekiler onun acıdan aklını kaçırdığını düşünürken o, içindeki boğucu kederin kendisini parçalamasını ancak bu şekilde, kelimelerin bütünüyle yetersiz kaldığı yerde bedeniyle hareket ederek engelleyebildiğini söyler.
İnsan zihni, taşıyamayacağı kadar ağır bir trajediyle karşılaştığında dildeki tüm kelimeler işlevini yitirir. Mantığın ve konuşmanın tükendiği o sınırda, kişi kendi varlığını bütün tutabilmek için toplumun normal kabul ettiği yas biçimlerinin dışına savrulur. Beklenen sıradan tepkileri vermemek bir hissizlik belirtisi değil, tam aksine ıstırabın sese dökülemeyecek kadar derin olduğunun kanıtıdır. Bazen en büyük acılar standart ritüellerle değil; dışarıdan delilik gibi görünen, kuralsız ve tamamen kişisel bir varoluş refleksiyle dışa vurulur.
Cebelitarık Boğazı’nda Fas’tan İspanya ya doğru harekete geçirilen 50 bin Faslı göçmen harekatının arkasındaki akıl ile Afganistan ve Suriye den bize ve bölge ülkelerine yürütülen ,yerinden yurdundan edilen milyonlar arkasındaki akıl aynı:Göçmen mühendisliği ile istikrarsızlık.
Her ezgide Zeno’nun sesi, her notada bu toprağın hatırası var. 🌿🎶
Sözleri İlyas Üstün’e ait, kemençesi ve yorumuyla Erdem Işıldak’ın hayat verdiği bu türkü; Zeno’nun yaylalarını, insanını ve hasretini anlatıyor.
📍13-16 Ağustos Zeno Etkinlik Haftası’nda buluşalım. 🤍
Bulgar Yazar Sophia Proneikos:
▪️Tarih beni asla şaşırtmaktan vazgeçmeyen bir alışkanlığa sahiptir. Neredeyse hiçbir zaman kaybolmaz.
▪️Sadece kendini öyle zarif bir şekilde sunmayı öğrenir ki modern insanlar ona törensel protokol demeye başlar.
▪️İşte bu yüzden Ankara’daki NATO Zirvesi’nin en büyüleyici sahnesi müzakere masasının etrafında değil, ilk tokalaşmadan önce yaşandı.
▪️Yirmi birinci yüzyılın en güçlü askeri ittifakının liderleri, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde dünyanın en eski askeri bandosu olan Mehterin sesleriyle karşılandı; önlerinde ise Osmanlı İmparatorluğu’nun farklı yüzyıllarını temsil eden tarihi kıyafetler içindeki askerler duruyordu.
▪️Ne olağanüstü bir tarihsel süreklilik duygusu: 1949’da savaş sonrası dünyanın sembolü olarak kurulan bir askeri ittifak, kökleri 13. yüzyıla uzanan bir askeri geleneğin müziği eşliğinde bir cumhurbaşkanlığı sarayına girdi. Mehter hiçbir zaman sıradan bir askeri bando olmadı, o bir silahtı.
▪️Osmanlı orduları Belgrad’a, Konstantinopolis’e, Rodos’a, Mohaç’a veya Viyana’ya yürüdüğünde ilk duyulan şey devasa kös davullarının gümbürtüsüydü; ardından zurnaların keskin sesi, sonra borular ve çarpan ziller…
▪️Çünkü bu müzik yalnızca orduya eşlik etmiyordu, ordunun bir parçasıydı. Amacı askerleri eğlendirmek değil, savaş başlamadan çok önce düşmana bir imparatorluğun üzerlerine doğru geldiğini hissettirmekti.
▪️Avrupa’nın Osmanlı İmparatorluğu’yla karşılaşmalarından sonra Batı ordularının yavaş yavaş Osmanlı davullarını, zillerini ve “Türk tarzı”nı benimsemesi tesadüf değildir.
▪️Bu tarz daha sonra Mozart, Haydn ve Beethoven’ın müziğine bile girmiştir. Çünkü bazen tarih bir uygarlığı kılıçla fethetmez. Bir ritim yeterlidir.
▪️İşte bu yüzden bu töreni büyüleyici buldum; kimse Osmanlı İmparatorluğu’nu yeniden canlandırmaya çalıştığı için değil, Türkiye büyük uygarlıkların her zaman anladığı bir şeyi anladığı için: Geçmiş bir yük değil, bir dildir. Ve bu dili konuşmayı bilen uluslar tarihlerini yalnızca konuşmalarla anlatmaz; bazen birkaç davul vuruşu yeterlidir.
Sadri Şener’in kitabın ortasından okuduğu kısa cümlelerini bir kenara koyarsak 15 yıldır şike sürecini bu kadar net tarifleyen bir başkan olmadı. Büyük bir hazırlık yaparken sportif gerekçelerle istifa etti. Sonraki yönetim TS avukatlarını görevden aldı. +
🔹 Trabzonspor 4 transferi birden açıkladı
🎙️ @ahmetselimkul: Herhangi bir konuda Fenerbahçe'yi, Galatasaray'ı, Beşiktaş'ı Trabzonspor'un önüne koysak, Trabzonsporlular bize demediğini bırakmaz. Kombine gibi konularda hiç mi bu geride kalma hali dokunmuyor? Şu anda Fenerbahçe'nin kombinelerinde, 14 yıldır şampiyon olamayan takım olmasına rağmen sıralar var. Galatasaray'ın kombineleri ise zaten çok büyük talep görüyor...
🎙️ Cem Dizdar: Şöyle yapın, bir öneride bulunayım. 4-5 kişi bir araya gelin, bir tane kombine alın madem. Maçları bölüşün. Eğer mesele paraysa, bölüşün yani.
▶️ Canlı izlemek için: https://t.co/Wz4ItDaiUi
🔴 Sendikacı Başaran Aksu:
📍2 milyon TL maaş alan sendika başkanı var.
📍Makam tazminatı, başarı primi alırlar.
📍Sendikadan borç alırlar, bankaya faize koyup faizini alırlar. 10 milyon TL alsan, aylık faizi 300 bin TL.
📍Elli çeşit yolu var.
BİR OKUL MÜDÜRÜNÜN VELİLERE GÖNDERDİĞİ TATİL MESAJI.
"Sayın velilerimiz,
Çocuklarımızın tatil sürecinde okul düzeninden kopmamaları için evlerinizde onlara okul ortamı oluşturmaya çalışın.
Örneğin;
Ayakkabı izlerini duvarlara çıkarabilsinler.
Masa ve dolaplara kazıyarak sevdikleri kişinin adını yazabilsinler.
Girdikleri her odanın ışığını açık bırakabilsinler.
Yedikleri ve içtikleri her şeyin ambalajını gelişigüzel etrafa atabilsinler.
Evdeki eşyalara ve elektronik cihazlara zarar verebilsinler.
Yüksek sesle bağırıp garip sesler çıkarabilsinler.
Tüm bunları yaparken lütfen sakin olun. Sakın kızmayın, hele hele cezalandırmaya kalkmayın. Allah korusun, çocuğunuzun psikolojisi bozulabilir!
Sonuçta siz sadece 1 ya da 2 çocuğu üç ay boyunca idare edeceksiniz. Aylarca yüzlerce öğrenciyi aynı anda yönetmek zorunda değilsiniz. Biraz sabır…
Unutmayın; psikoloji çok önemlidir. Bozulursa düzeltmesi kolay olmaz!
Hepinize sağlıklı, huzurlu ve keyifli bir tatil dileriz.'
🔴 Offf! Kaya Çilingiroğlu 1995'ten girmiş, 2026'dan çıkmış..
Hem de TRT ekranlarında, hem nalina hem mıhına.
Dünya kupası hezimetini yorumluyor:
Bu ülkenin çocukları sadece Bizim çocuklar mı?
Mimar Sinan'ın yaptığı hiçbir eser diğerinin kopyası değildir.
Aksine ömrünün sonuna kadar yaptığı her eserde bir yenilik ve özgünlük vardır.
Bundan alacağımız ders şu: Kişi kendini yenilemedikçe işini yenileyemez.
Gazeteci: “Fırtına uyarısı nedeniyle güvenliğiniz için dışarı çıkmamanız istendi. Neden namaz için dışarı çıktınız?”
Senegal Teknik Direktörü Babı Thiaw:
“Sen fırtınadan korkuyorsun, biz rüzgârı yaratan Allah’tan korkuyoruz.”