🚨 The Bond Market Just Broke: Japan Dumps $26 Billion in Treasuries While America Is Buying Back Its Own Bonds
Today, the US Treasury admitted the long end of the bond market is broken. Nobody wanted the 10-year, 20-year, or 30-year debt. The 30-year yield just slammed into its highest level since 2007 (peaking near 5.33%).
So what did they do?
They announced they’re AT LEAST DOUBLING their liquidity buybacks of those exact long-term bonds, from a $2 billion max per operation to $4 billion+ starting September 9.
They’re literally borrowing short-term money to buy back their own long-term debt. Classic desperation move. Bond prices spiked, yields crashed 9-10 bps, and futures ripped higher the second the news dropped.
Meanwhile Japan, still the #1 foreign holder of US Treasuries is dumping them to fund currency interventions.
The BoJ and finance minister threatened of bold actions to save the yen. BoJ’s Yuto apologized for the measures being prepared.
June data just showed Japan cut holdings by another $26.4 billion (down to $1.117 trillion).
That follows the massive joint US-Japan yen-buying intervention in late July that burned tens of billions of dollars trying to stop the yen from hitting 40-year lows near 164. The yen has already given back more than half those gains and is back above 159.
When the biggest foreign buyer is selling Treasuries to defend its own currency… and the US government is forced to step in and buy its own unwanted long bonds… this isn’t “market support.” This is the system flashing red.
The famous City Of London banker @LordBelgrave had already warned about the planned debt, oil + currency financial crisis at the start of the year. It is now being executed.
Yields are the gravity of everything, your mortgage, stocks, crypto, gold. The can just got kicked harder and farther. Don’t look away.
Trump ABD'nin Bitcoin almak istediğini söyledi. Kimse bunun Çin'e cevap olduğunun farkında değil.
Size bu cümlenin hangi soruya cevap verdiğini göstereceğim.
Trump bugün arka arkaya birçok açıklama yaptı.
İçlerinden 3 cümle diğerlerinin hepsinden önemli:
1. ABD kayda değer miktarda Bitcoin ve başka dijital varlıklar almayı planlıyor.
2. Çin bu alana girmek istiyor ama bir türlü giremiyor.
3. Dolara bağlı dijital paraların önünü açan yasa imzalandı.
Herkes 1. cümleye kilitlendi. Sanki devlet yarın alıma başlayacakmış gibi konuşuldu.
Oysa bu konuşma bir müjde değil, bir cevap. Sorunun sahibi de piyasa değil, Çin.
Çünkü aynı günlerde kimsenin haber yapmadığı bir rutin devam ediyordu. Çin merkez bankası aylardır kesintisiz şekilde rezervine altın ekliyor.
Sırayla gidelim.
Önce Çin tarafı.
Çin'in elinde zirve döneminde 1.3 trilyon dolarlık ABD tahvili vardı. Bugün bu rakam 680 milyar dolar civarına indi.
Sattığı tahvillerin yerine ne koyuyor? Altın.
Üstelik bunu duyurmadan yapıyor. Piyasadaki tahmin, gerçek alımların açıklanan rakamların çok üzerinde olduğu yönünde.
Çin yalnız da değil. Dünyanın merkez bankaları 30 yıl sonra ilk kez rezervlerinde altına ABD tahvilinden daha büyük yer veriyor.
Şimdi ABD tarafı.
Burada dürüst bir itiraz var.
Çin fiilen alıyor, Trump ise sadece almayı planladıklarını söyledi. Biri eylem, öteki niyet.
Karşılaştırma haksız görünüyor.
Değil, çünkü perdenin arkası farklı.
ABD devletinin kasasında şu an yaklaşık 200 bin Bitcoin duruyor. Bunlar satın alınmadı, yıllar içinde operasyonlarla el konuldu.
Trump geçen yıl bu birikimi resmi rezerve çevirdi ve satışını yasakladı.
ABD borsa fonları ise 2024'ten beri kesintisiz alımda. Ellerindeki miktar 1 milyon Bitcoin'in üzerine çıktı.
Tablo şu: Çin'de önce alım oldu, açıklama hiç gelmedi. ABD'de önce birikim oldu, açıklama bugün geldi.
Peki neden biri saklıyor, öteki ilan ediyor?
Sessiz alıcı ucuza toplar. Çin ilan etmiyor çünkü ilan fiyatı yükseltir.
İlan eden ise sermaye çeker. ABD'nin duyurusu bir alım emri değil, bir davet.
Devlet alacağını söylediği anda dünya o kapıya yönelir. Trump'ın istediği tam olarak bu.
Trump'ın 5 yıl önce ne düşündüğünü hatırlayın. 2021'de Bitcoin'i dolara rakip görüyordu, rezerv paranın dolar kalmasını istediğini açıkça söylüyordu.
Bugün aynı adam devlet kasasıyla alım planlıyor.
Fikrini değiştirmedi.
Amaç o gün de dolardı, bugün de dolar. O gün Bitcoin doların rakibiydi, bugün doların vitrini.
Bunun nasıl olduğunu 3. cümle açıklıyor. Herkesin okuyup geçtiği cümle.
Trump'ın geçen yıl imzaladığı yasanın kuralı basit.
Bir şirket dolara bağlı dijital para çıkarıyorsa, sattığı her 1 dolarlık token için kasasında 1 dolarlık karşılık tutmak zorunda.
Bu karşılığın ana aracı da kısa vadeli ABD tahvili.
Bir örnekle anlatayım.
Arjantin'de enflasyondan kaçan bir genç, telefonuna 1000 dolarlık dijital dolar alıyor. O genç sadece parasını korumak istiyor.
Ama o doları çıkaran şirket, gencin parasıyla ABD tahvili almak zorunda. Yani Arjantin'deki o genç, farkında bile olmadan ABD hazinesine 1000 dolar borç vermiş oluyor.
Bu zincir bugün ne kadar büyük?
Dolara bağlı dijital paraların en büyüğünü çıkaran şirket, tek başına yaklaşık 130 milyar dolarlık ABD tahvili tutuyor.
Bu rakam Almanya'nın elindeki ABD tahvilinden daha fazla.
Bessent bu piyasanın 2 trilyon dolara ulaşabileceğini söylüyor.
Şimdi zincirin ucundaki asıl değişime gelelim.
ABD'ye 40 yıl boyunca devletler borç verdi. En büyük alacaklı Japonya'ydı, ikincisi Çin'di.
Bugün Japonya kendi parasını savunmak için tahvil satmak zorunda kalıyor. Çin zaten yıllardır satıyor.
Üstelik bu yıl ABD, yaklaşık 10 trilyon dolarlık eski borcunu yenilemek zorunda. Eski alacaklılar en kritik yılda kapıdan çıkıyor.
Trump'ın kurduğu sistem bu boşluğu dolduruyor.
Yeni alacaklı bir devlet değil.
Telefonunda dijital dolar tutan milyonlarca insan. Arjantinli genç, Nijeryalı esnaf, Türk yatırımcı.
Aradaki farkı görün.
Devlet borç verirken pazarlık eder. Japonya masaya oturur, Çin şart koşar. İkisi de elindeki tahvili istediği gün satabilir ve bunu pazarlık gücü olarak kullanır.
Enflasyondan kaçan insanlar ise pazarlık edemez. Tahvili ne zaman aldıklarını bile bilmezler.
Çin'in neden giremediği de burada netleşiyor.
Trump 2. cümlede Çin girmek istiyor ama giremiyor dedi ve doğru söyledi.
Çin 2021'de dijital varlıkları kendi halkına yasakladı.
Çünkü bu oyunun şartı paranın serbest dolaşması. Çin sermaye kontrolünü açarsa içerideki para dışarı kaçar.
Kapı Çin'e kilitli değil. Çin kapıyı kendi içinden kilitledi.
Peki neden biri altını, öteki Bitcoin'i seçiyor?
Çin, kimsenin borcu olmayan varlığa gidiyor. Altının değeri hiçbir devletin sözüne bağlı değil. Çin dolar sisteminin dışına çıkış biriktiriyor.
ABD, herkesi kendi sistemine bağlayan varlığa gidiyor. Bu dünyaya giren herkes önünde sonunda dolara, dolar üzerinden de tahvile bağlanıyor.
Biri çıkış kapısı istifliyor, öteki giriş kapısı.
Tarih bu sahneyi daha önce gördü. Büyük güçler büyük çatışmalardan önce kasalarını doldurur.
Bugünkü biriktirme de aynı şeyi söylüyor. İki taraf da mevcut düzenin sonunu bekliyor.
Bu yüzden bu savaş bir ticaret savaşı değil. Sıradaki para düzenini kimin kuracağının savaşı.
Trump bugün piyasaya seslenmedi. Çin'e cevap verdi.
Bu benim şahsi analizim.
Gelişmeleri takip ediyorum, sizi bilgilendireceğim.
Under @POTUS, the days of illegal aliens collecting taxpayer-funded benefits are over. The federal law is clear, and @USTreasury is enforcing it. American taxpayers should not be forced to foot the bill for benefits going to those who are barred by law from receiving them. These proposed regulations end the abuse, protect the integrity of the tax system, and put Americans first.
October FOMC decision:
- The Fed cut rates as expected by 25 bps.
- The Fed will end QT on 1 December
Rate cuts + end of QT are positive for risk assets, especially long-duration growth stocks.
Breaking 🚨:
President Biden just demanded a ban on Congressional stock trading per AP
“Nobody in the Congress should be able to make money in the stock market while they’re in the Congress."
It could finally be happening