Takipsizlik yahut beraat kararı almış #KHK’lıların yanı sıra,
#adilyargılanma hakları çiğnenmiş,
işlendiği sırada yasaların suç saymadığı işlemlerden ceza almış,
şiddetle, darbeyle ilgisi olmamış tüm siyasi hükümlüler
adalet bekliyor.
#AdaletHemenŞimdi@dmkplatformu
Gazeteci Levent Gültekin, Bülent Arınç ve Semih Yalçın arasındaki tartışmayı değerlendirirken gündem yaratacak açıklamalarda bulundu. Gültekin, özellikle KHK mağdurları ve "iç barış" söylemleri üzerinden MHP’li Semih Yalçın’ı sert sözlerle eleştirdi.
•"Bülent Arınç Haklı": Gültekin, Arınç’ın KHK’lılar konusundaki hassasiyetine destek vererek, "Yüz binlerce mağdur var, bu sorunu kim çözecek?" dedi.
•Semih Yalçın’a Eleştiri: "Semih Yalçın normal bir insan gibi konuşmayı bilmiyor, önüne gelene küfrediyor. Koca profesörsün, normal bir diyalog kurmayı denesene!"
"AİHM karar veriyor da ne oluyor?" diyenlere biz de basit bir soru soralım: Acaba AİHM bu kararları vermese ya da başvuruları reddetseydi ne olacaktı?
Gelin isterseniz bu sorunun cevabını da verelim:
📍Bu kararlar olmasaydı; 26 Eylül 2023 öncesinde sorgusuz sualsiz cezalandırma gerekçesi yapılan başta CGNAT isnatlı Bylock kullanma iddiası, banka, dernek ve sendika üyeliği gibi hususlardan dolayı, bu tarihten sonra beraat eden binlerce kişi ceza almaya devam edecekti. AİHM 2. Dairesinin hukuksuz Yasak kararını fırsat bilen mahkemeler, bu karara dayanarak Yalçınkaya kararıyla az da olsa değişen iklimi tekrar eskiye çevirecek ve tüm dosyalarda mahkumiyet vereceklerdi.
📍Bu kararlar olmasaydı; ismini anmasalar ve gereğini tam olarak yapmasalar da Yalçınkaya kararı nedeniyle Yargıtay’daki dosyaların ekseriyeti bozulmayacak; bu bozma kararları neticesinde insanların biraz olsun nefes almalarının ve beraat etmelerinin önü kapanacaktı.
📍Bu kararlar olmasaydı; tıpkı on yıldır olduğu gibi ortada bir suç olmadığını anlatmaya çalışsak da mahkemeler, "Siz bunları söylüyorsunuz ama Yargıtay, AYM ve hatta AİHM tam tersini söylüyor, biz onların kararlarına uymak zorundayız" demeye devam edecek ve bizlerin de söyleyecek bir sözü kalmayacaktı.
📍Bu kararlar olmasaydı; masum ve mağdurların haklarını savunup yaşatılan zulmü dile getiren vicdan sahibi insanlar belki de hiç seslerini çıkaramayacak ve şimdilerde Meclis kürsülerinde ifade edilen bu hukuksuzlukları anlatamayacaklardı.
📍Bu kararlar olmasaydı; AİHM’in ihlal kararından habersiz, koğuşunda sevdiklerinin hasretini çekerken birden koğuş kapısı açılıp "tahliye" denilerek infazı durdurulan masumlar ve aileleri o tarifsiz sevinci yaşayamayacaktı (sadece ben bu şekilde tahliye olan en az 30 kişi biliyorum).
📍Bu kararlar olmasaydı; BM Özel Raportörleri, on yıllık yargı pratiğinin ve masumlara reva görülen muamelenin "insanlığa karşı suç" teşkil ettiğini tüm dünyaya duyuramayacaklardı.
📍Ve bu kararlar olmasaydı; bir masum aşağıdaki mesajı yazamayacak ve bu mutluluğu yayamayacaktı. Sadece aşağıdaki mesaj için bile sonuna kadar mücadeleye değer. Enseyi karartmaya gerek yok; bu kararlar mutlaka uygulanacak ve beklediğimiz o adalet mutlaka gelecek!
AİHM Büyük Dairesi
son kararıyla, AY 38 ve TCK 2’de yer alan “kimseye, işlendiği sırada kanunların suç saymadığı eylemlerden ceza verilemez” hükmünü yargımıza hatırlatmış oldu.
AİHM kararlarının kanun hükm��nde olduğunu hatırlatmamıza da umarım artık gerek kalmaz. (AY 90/son).
AİHM Büyük Daire Yasak/Türkiye kararını açıkladı
Hem kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin (AİHS Md. 7) ve Kötü muamele yasağının (AİHS Md. 3) ihlal edildiğine karar verdi.
Türk yargısının sınıfta kaldığı bir kez daha uluslarası mahkeme tarafından tescil edildi
📌 Bugün 19 Ramazan...
Mekke-i Mükerreme’nin fethinin hicrî yıl dönümü.
🌙Bugün Hz. Peygamber'in (sav) en azılı ve en zarar veren düşmanlarını bile AF ettiği gün.
🌙Bugün tarihin en büyük fethinin ve en büyük AF GÜNÜ.
Bundan ders çıkarmalıyız...
⏳️İnsanlara YENİ BİR FIRSAT, YENİ BİR ŞANS ile kayıp giden hayatlardan YENİ BİR UMUT çıkarmalıyız.
550.000 mahkum...
12.500.000 aktif dosya...
Sicil Affı
Disiplin Affı
Mağdur KHK lılar...
...Ve daha bir sürü konu.
Düne ait bozuk tartan adalet terazisinin tamiri yolunda...
Kadir Gecesinin ufkumuzda belirdiği bu günlerde...
Tek bir insanımızı kaybetmeme adına...
☄️Bir Adım!
Adalet Mülkün Temelidir.
“Hukuksuzca ekmeğinden yoksun bırakılmış ve suç sayılan eylemi olmadan, siyasi önyargı ile hüküm giymiş olanların uğradığı haksızlıkları gidermeyen bir af ya da infaz düzenlemesi, barışa hizmet etmez.
Yeni yaralar açar.”
Barış ve bereket
adaletle olur.
@TBMMGenelKurulu
Türkiye’nin en sahipsiz acısı KHK’lılar meselesi. Kapağını araladığınız anda hukukla vicdanla izahı zor yüzbinlerce dert çıkıyor karşınıza. Beraat etse bile işine dönemeyen; kamuda ya da özelde emeğinin karşılığını alamayan, özlük hakları iade edilmeyen insanlar.
“Dünya üzerimize yıkıldı, en altta kaldık ve sadece imdat diyebildik” diyenlerin sesi hâlâ askıda.
Anlamlı bir buluşma olmuş. Bu meseleyi programına alan tek parti Gelecek Partisi zaten.
Doğu Perinçek de geç de olsa bu konuya değindi geçenlerde, “Bu ülkenin insanını kaybetme lüksümüz yok” dedi.
Asıl soru şu: AK Parti ve Cumhur İttifakı o “imdat” sesini duyacak mı?
Çünkü siyaset uzun süredir yüzde hesabıyla yapılıyor. Bir mesele en az %1 oy getiriyor ya da götürüyorsa dikkate alınıyor. İnsani bedeli ağır konular bile sandıkta hafif geliyorsa o tarafa bakılmıyor.
Belki şöyle sormak lazım: Madem oy hesabında yok say��lacak kadar azlar, tehdit oluşturmaları da imkânsız. O hâlde bu ayrımcılığı sürdürmenin amacı ne?
9 Yıl Sonra Dejavu!
Bugün, ihraçla ilgili AYM'ye yaptığım başvurunun kararı geldi. Kararı görünce, 9 yıl öncesi gözümde canlandı ve aynı duyguları bir kez daha yaşadım. Zira 9 yıl önce binlerce insan, savunma hakkı dahi verilmeden Resmi Gazete'nin ekindeki listelerle ihraç edildi. Bu ihraçların tamamı hukuka aykırıydı ve insanlar bu haksızlığı ispat için her yolu denedi. Başvurulmadık ne OHAL Komisyonu, ne idare mahkemeleri, ne BİM, Danıştay ve ne de AYM kaldı! Yüzlerce hakim ve yüksek hakim, daha sonra kendileri için kapkara bir utanç vesikası olacak bu hukuksuzluğa göz yumdu ve yol verdi.
9 yıl önce listeler halinde ihraç edilmiştik, şimdi de listler halinde başvurularımız reddediliyor. Bu kararları verenler için, onbinlerce kişinin ne anlattıklarının ya da ne yaşadıklarının hiç bir önemi yoktur. Zira hepsi bir sayıdan ve bireysel başvuru harcı anlınacak "müşteriden" ibarettir. AYM kararını okuyunca, sanki ihraç kararlarını okuyor gibi hissediyorsunuz. Çünkü her ikisi de basmakalıp ve şablonik. Hatta ifadeler bile aynı. Zira kararlarda ne bir kişiselleştirme ve ne de kişilerin eylemlerinin nasıl ve ne surette ihracı gerektireceğine ilişkin bir gerekçe var. Tek gerekçe, AYM'nin dahi hukuki bir tanım ve "kılıf" bulamadığı için Türk Dil Kurumu sözlüğünden aldığı ve "birleşen, kavuşan, bitişen" gibi ne anlama geldiği belli olmayan "irtibat" ve "iltisak" saçmalığı!
İşin daha garip ve ilginç yanı, nedereyse hiç kimsenin, eline kalem ve kağıttan başka bir şey almamış yüz binlerce kişinin nasıl "terörist" kabul edilerek ve bir daha kamu görevine giremeyecek şekilde cezalandırıldığını sormamasıdır. Güya, devleti en kaliteli, düzgün ve işini iyi yapan insanlardan "temizlediler!" Ancak, mevcut durum itibariyle, devletin ve kurumların hali ortadadır. "Temizlenen!" bu insanlardan kalan miras tükendikçe, ülkenin nereye sürüklendiği ve neleri kaybettiği daha iyi anlaşılacak ama iş işten çoktan geçmiş olacaktır.
Biz KHK'lılar, 9 yıldır bir kez bile hukuk dışına çıkmadık ve ne karar vereceklerini bildiğimiz mahkemelerin kapısını aşındırmaya devam ediyoruz! Çünkü, hukuktan başka bir sığınağımız yok! Şimdi de tek fonksiyonu AİHM önünde bariyer olmak olan AYM aşamasını bitirdik ve 10. yılda AİHM'e başvuracağız. Bu hukuksuzlara sebep olanlar, utanacakları yerde yaptıklarıyla övüne dursun, biz hakkımızı aramaya devam ediyoruz ve sonuna kadar da devam edeceğiz! @YusufsevkiH@YilmazAkcil1968
Sol fotodaki medya fenomenleri Kıvanç Talu ve Beril Talu, eş, dost, akrabayı 150 milyon dolandırdıktan sonra Gürcistan’a kaçmış,yakalanıp tutuklanmış ve 195’er yıl hapisleri istenmişti.Ha işte bugün tahliye edildiler !
Sağ fotodaki laborant Özlem Düzenli bankaya 80 (seksen) tl yatırdığı için on aylık bebeği ile hala hapiste ! @medi03956031
Adalet ve hukuk mu ? Onlar sınıfta kaldı !!! Vicdan ise sizlere ömür !
TBMM Komisyonu çalışmaya başlarken muhalefet partileri değişik şartlar talep ediyor.
Ancak, en önde yer alması gereken şartlardan biri, KHK’lıların uğradığı büyük haksızlığın artık son bulmasıdır.
KHK’lıların hukuksuz şekilde alınan tüm haklarının iadesidir.
KHK ile ihraç edilen öğretmen, servis şoförü olarak dahi çalışamıyor!
Yüzbinlerce insanı açlığa mahkum eden zulüm belgelerinden biri daha kayıtlara geçiyor.
Bu KHK zulmüne artık son verin, Allah'tan korkun!