Istırabı kanına kat da göz kırpmadan iç!
Varsın gülsün ardından, ne çıkar, bir iki piç...
Bu varlık dünyasında yalnız senin hiç mi hiç,
Bir şeyin olmayacak hatta mezar taşında.
#ATSIZ
Savaş, onurlu iki taraf arasında gerçekleşir. Kadına, heykele ve silahsız askere saldırmak, ancak ve ancak onursuz, haysiyetsiz bir güruha yakışır. Yüz yıldır bu teröristlerle mücadeleden geri adım atmadık. Tarih her şeyi yazıyor; mertliği de, kahpeliği de!.
Kerkük’e bağlı Altunköprü kasabasında bulunan Türkmen Haşdi Şabi bürosuna açılan ateş sonucu askerimiz Ali Behçet şehit düşmüştür. Milletimizin başı sağ olsun. Terörün her türlüsüne lanet olsun.
Irak'ta Türklere silahlı saldırı düzenlendi.
Kuzey Irak'tan gelen kimliği belirsiz kişiler, Türk ilçesi Altunköprü'ye saldırdı. Saldırıda Altunköprü'yü koruyan Türkmen askerlerden biri şehit oldu.
31 Ağustos 1996 tarihinde Barzani ve Saddam Hüseyin, Erbil'de bulunan Türk kurum ve kuruluşlarını hedef alarak onlarca Türkü şehit etti.
Şehit edilenlerin tek suçu Türk olmalarıydı.
#ErbilTürkSoykırımı bilinçli olarak unutturulmaya çalışılıyor.
Bugün size bu soykırımı anlatacağım.
1996 yıllarında Barzani ve Talabani aşiretleri
arasında yoğun çatışmalar yaşanıyordu. Talabani çatışmalarda İran'dan yardım
almaya başlaması sonucu Barzani de Bağdat'a giderek Saddam Hüseyin'den yardım istedi. Saddam Hüseyin Barzani'ye tam destek vereceğini belirterek askerlerini 31 Ağustos 1996 tarihinde Erbil'e gönderdi.
Erbil'e varan Irak askerleri her şeyden önce Barzani'nin Saddam'a verdiği listede bulunan Türk kurum ve kuruluşlarını bastı!
Barzani Erbil'deki iktidarını Saddamın yardımı ile güçlendirmeye çalışırken aynı zamanda Türkleri de yok etmek icin Saddam'la anlaşmıştı. Çünkü Erbil'de bulunan Türk varlığını kendisi için bir numaralı tehdit olarak görüyordu.
Irak Askerleri Erbil'de bulunan Türk kurum ve kuruluşlarının binalarını silah zoru ile zapt etti. Ardından Irak özel istihbarat ordusu ve Barzani peşmergeleri ilk olarak Türkmeneli Televizyonu binasını işgal etti.
Irak askerleri bu sırada cok sayıda Türk'ü gözaltına aldı. İşgal sırasında Türk güvenlik güçlerinin maaş almaları için işgal edilen merkezlere silahsız bir sekilde gelmeleri istendi. Akıncılar olarak adlandırılan Türk güvenlik güçleri burada pusuya düşürülerek gözaltına alındı.
Saddam Hüseyin'in katliamı Türkiye'deki Türk Gazetelerine "Türkmenlere karşı ikinci Halepçe mi?" başlığı ile haber yapıldı.
Gözlatına alınan onlar Türk, mahkemeye çıkarılmadan kurşuna dizildi. Bugün bile şehit edilen bazı Türklerin cansız bedenine ulaşılamamaktadır.
Katliamlar unutuluraa tekrarlanır, Erbil Türk Soykırımı özenle unutturulmaya çalışıldığı için herkesçe anılmalı ve gündemde tutulmalıdır.
Tüm şehitlerimizin ruhu şâd olsun!
26 Ağustos 1922’de başlayan Büyük Taarruz, Türk milletinin bağımsızlık ve vatan mücadelesinde kesin zafere uzanan yolun dönüm noktası oldu; Anadolu’yu ebediyen Türk milletinin vatanı kıldı.
Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sevk ve idaresinde kazanılan Büyük Taarruz’un yıl dönümünde, Millî Mücadele’nin kahramanlarını saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz.
#BüyükTaarruz
#TarihteBugün
'Peki şimdi mutlu musunuz?' diye sordum. ‘Evet,’ dedi, ‘çünkü başarılı oldum ve bu başarıya kendi çabalarımla ulaştım. Kendimden başka hiçbir insan bana yardım etmedi...’
Birden sustu. ‘Hayır, bu doğru değil. Bana yardım eden bir kişi vardı; o da bir kadındı. Bu kadın,’ diye devam etti, ‘Annemdi. Başlangıçta bana karşı çıktı. Benim bir Müslüman din adamı olmamı istiyordu. Ama ben dokuz yaşındayken ülkeme hizmet edebilmek için asker olmaya karar vermiştim. Selanik’teki askeri okula girmeyi çok istiyordum ama annemin izni olmadan kayıt yaptıramazdım. Fikrimi değiştirmem umuduyla beni beş gün boyunca odama kilitledi. Fakat kapımın önünde durduğu her seferinde, içeride bir aşağı bir yukarı yürüdüğümü, komutlar verdiğimi ve hayalimdeki ordumu yönettiğimi duyuyordu.’
Beşinci günün akşamı,’ diye hatırladı, ‘Annem bir rüya gördü. Rüyasında İstanbul’da bir minarenin üzerinde altın bir tepside oturan bir çocuk görmüş. Sonra bir ses şöyle demiş: ‘Bu çocuk halkına önderlik etmek için seçildi.’ Ertesi sabah kapıyı açtı ve bana izin verdi.’
İfade dolu elleriyle yaptığı kısa bir hareketle, yaşamının pek az söz ettiği bu dönemini yeniden geçmişte bıraktı.
Gladys Baker
Yılın 365 gününün neredeyse tamamı, bir Türk halkının yaşadığı soykırımın yıl dönümü. Yaklaşık 150 yıldır dünyanın her yerinde, Türk soylu olup da katliama maruz kalmayan hiçbir topluluk bulamazsınız. Sonra bizim adımız ırkçılığa, faşistliğe çıkıyor.