Samsunspor’un aradığı santrafor; olmuş, takıma direkt katkı yapmaya aday santrafor olmalıydı. Ama Mustafa, gelişimine daha tamamlamamış bir isim.
Şurası da var: Satın alma opsiyonu da yok oyuncunun. Samsunspor diğer takımların genç oyuncularını geliştirme merkezi değil ki.
“Kardeşlik Kalbimizde, Gelecek Aklımızda” şiarıyla gerçekleştirdiğimiz Milliyetçi Hareket Partisi Samsun İl Başkanlığımızın 15. Olağan İl Kongresi’nde İl Başkanlığı görevine tekrar seçilen Sayın Burhan Mucur’u tebrik ediyor, yeni dönemin; teşkilatımızın köklü dava şuurunu, kardeşlik hukukunu ve Samsun’umuza hizmet iradesini daha da güçlendiren bir anlayışla şekilleneceğine inanıyorum.
Kongremizin Samsun’umuza, teşkilatımıza ve davamıza hayırlı olmasını diliyorum.
Kardeşliğimiz daim, ülkümüz güçlü, yürüyüşümüz kararlı olsun.
@MHPsamsun_il@MHP_Bilgi@TurkgunGazetesi@benguturktv
Şehadetlerinin yıl dönümünde evladımız Eren Bülbül ve kahraman Astsubayımız Ferhat Gedik’i rahmet, minnet ve şükranla anıyorum.
Aziz hatıraları milletimizin gönlünde daima yaşayacak.
Bugün, Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda çok önemli ve memnuniyet verici bir adım atılmıştır.
Bu hayırlı gelişmenin, terörün kalıcı biçimde ortadan kalkmasını sağlayacak bir sürece evrilmesi milletimizin ortak temennisidir.
Sayın Cumhurbaşkanımız tarihi bir liderlik sergilemiş ve MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’yle beraber güçlü ve kararlı bir irade ortaya koymuşlardır. Bu iradeyi hayata geçirmek için çaba gösteren tüm devlet yetkililerimizi kutluyorum.
KCK bütün bileşenleriyle ve unsurlarıyla ülkemiz, milletimiz ve coğrafyamız için tehdit olmaktan çıkana dek teyakkuzda kalmaya devam edeceğiz.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı görevi süresince çok kıymetli çalışmalar ortaya koyan Sayın Fahrettin Altun’a, atandığı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurulu Başkanlığında başarılar diliyorum.
Bakan Yardımcımız Sayın Burhanettin Duran’ı Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı görevine getirilmesinden dolayı kutluyor, kendisine muvaffakiyetler temenni ediyorum.
Bugün, Millî Savunma Bakanımız Sayın Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanımız Orgeneral Sayın Metin Gürak, MİT Başkanımız Sayın İbrahim Kalın ve diğer yetkililerimiz ile bir araya gelerek İsrail’in İran’a yönelik hava saldırısıyla başlayan süreci ve muhtemel yansımalarını değerlendirdik.
Sayın Cumhurbaşkanımız ilk andan itibaren gelişmeleri yakından takip etmekte ve bilgilendirilmektedir. İlgili kurumlarımız Cumhurbaşkanımızın talimatları doğrultusunda, ülkemizi ilgilendiren olası senaryolara göre gerekli tüm tedbirleri almaktadır.
Gelişmelerin başından bu yana İran, Irak, Ürdün ve ABD gibi pek çok ülkeyle yakın temas halindeyiz.
Gazze’de insanlık dramına yol açan, Lübnan’ı istikrarsızlığa sürükleyen, Suriye’yi işgale yönelen ve bugün de İran’ı hedef alan İsrail’in, bölgeyi istikrarsızlaştırmaya yönelik stratejisinden bir an evvel vazgeçmesi gerekmektedir.
Bölgemizde giderek artan gerginliğin, dikkatleri Gazze’de yaşanan soykırımdan başka yöne çekmesine izin vermemeliyiz. ABD Başkanı Sayın Trump’ın nükleer müzakerelere ilişkin başlattığı sürecin ilerletilmesi, nükleer anlaşmazlığın yol açtığı ihtilafın çözülmesi için tek yöntemdir.
Diplomasi, savaşın tek alternatifidir.
Küresel boyuttaki ayrışmanın yerine iş birliğinin daha da artırılması gereken bu kritik dönemde, Antalya’da NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı’na ev sahipliği yaptık.
Türkiye olarak barışın ve güvenliğin tesisi için çalışmaya devam edeceğiz.
Milli İstihbarat Akademisi’nin kuruluşu, istihbarat geleneğimize yeni bir katkı sunuyor. Bu tarihi adım, Darphane tarafından sınırlı sayıda basılan hatıra para ile kalıcı bir iz bırakıyor. 🇹🇷
Türkiye olarak bölgemiz ve ötesinde barış, istikrar ve refah için kararlılıkla çabaladığımız; bu çabaların olumlu sonuçlarını küresel düzeyde gözlemlediğimiz bir yılı geride bıraktık.
Tehditlerin ve fırsatların iç içe geçtiği bir dönemde, Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğiyle şekillenen Türkiye merkezli dış politikamız, bölgemiz için istikrar üretmeye devam etmektedir.
2025 yılında da dostluk elimizi uzattığımız her coğrafyada kalıcı iş birlikleri inşa etmeye, küresel sorunlara çözüm üreten diplomasi anlayışımızı daha da güçlendirmeye kararlıyız. Stratejik ve sonuç odaklı bir yaklaşımla ülkemizin menfaatlerini savunmaya devam edecek; milletimizin desteğiyle, adalete ve insan onuruna dayalı bir dünya düzeni için mücadelemizi sürdüreceğiz.
İnsanlığın binlerce yıldır evrilerek devam eden hakikat yolculuğunun, 2025’te de hedefine biraz daha yakınlaşması dileğiyle…
15. Büyükelçiler Konferansımızı başarıyla tamamladık.
Dünyanın dört bir yanında görev yapan büyükelçilerimiz ve merkez teşkilatımızın yöneticileriyle, ülkemizin dış politika hedeflerini, bölgemizde ve dünyadaki son gelişmeleri değerlendirdik; önümüzdeki dönem için yol haritamızı şekillendirdik.
Konferans kapsamında düzenlediğimiz 7 panel ve 16 tematik oturumda; savunma, güvenlik, ekonomi, finans, bağlantısallık, sanayi, ulaştırma, adalet, iletişim, çevre, enerji, göç ve kültür gibi dış ilişkilerimiz ile ilgili birçok alanda istişarelerde bulunduk.
Büyükelçilerimizi, bakanlarımız ve kurum başkanlarımızla bir araya getirdiğimiz panellerde; dış ilişkilerimizde uyum ve eş güdümü güçlendirmek, karar alma süreçlerinin bütüncül bir anlayışla ele alınmasını sağlamak üzerine tartışmalar yürüttük.
Yuvarlak masa toplantıları ve akademik panellerle geleceğe yönelik vizyonumuzu eleştirel bir bakış açısıyla ele aldık.
Görev yerlerine dönecek büyükelçilerimiz, yeni bir heyecan ve kararlılıkla ülkemizi en iyi şekilde temsil etmeye, mesai mefhumu gözetmeksizin özveriyle çalışmaya devam edecekler.
Konferansımızın sonuçları doğrultusunda belirlediğimiz hedefleri yakından takip edecek ve alınan kararları hayata geçirmek için hep birlikte çalışacağız.
Astana süreciyle Suriye’de devam eden çatışmalara ara verilmesini ve rejime halkıyla barışması için zaman sağlamıştık ama bunu değerlendirmedi.
Özellikle son aylarda Sayın Cumhurbaşkanımızın, Suriye’de yaklaşan süreci öngörerek başlattığı inisiyatifin Suriye rejimi tarafından reddedilmesi bizleri haklı çıkaran gelişmelerin yaşanmasına yol açtı.
Bu sabah itibarıyla Suriye halkı, ülkelerinin geleceğini kendilerinin belirleyeceği yeni bir güne başladı.
Türkiye, bundan sonra da Suriye'nin yaralarının sarılması, birliğinin, bütünlüğünün ve güvenliğinin sağlanması için ne yapılması gerekiyorsa sorumluluk üstlenmeye hazır.
Bölge ülkeleriyle ve uluslararası aktörlerle bu konuda çalışmalarımızı önümüzdeki günlerde daha da yoğunlaştıracağız.
Bu sayede, evlerini terk etmek zorunda kalan milyonlarca Suriyeli kendi topraklarına dönebilecektir.
İnşallah daha güzel günlerin Suriye halkını beklediğini hep beraber göreceğiz.