"Köylü kızı Zeynep" zeytinlikleri korumak için TBMM kapısında gözyaşlarını tutamadı
"Köylü kızı Zeynep'im ben. Başka bir ünvanım yok. Köylüyüm ben. 10 yıl önce bir şirket geldi ve o köyümün masalsı güzelliğini yerle bir etti. Benim köyümde öyle bir çam ağaçları vardı ki tek bir güneş ışığı sızıp da giremezdi, öyle dere yataklarımız vardı ki, o kadar berraktı ki, eğilip içerdiniz suyu. Evet masalsıydı köyüm ama şu an masalsı köyüm kalmadı. O çam ağaçlarının yerini kumdan dağlar aldı. O dere yataklarını molozlar sardı. Artık derelerden su akmıyor"
Alevlerin arasından
çıkan vicdan...
İnsanların yaktığını, bir köpek söndürmeye çalışıyor..
Dili yok, çağrısı yok.
Ama yanan ormanın ortasında, yüreğini su gibi taşıyor..
Bu küçücük bedenin içinde öyle büyük bir yürek var ki..
Doğaya sadakat, yaşama saygı ve yangına karşı direnç..
O susarak ders veriyor bize.
Vicdanı olmayanlara, sessizce vicdan oluyor.
Bir damla suyla bile
umut olunabilir.
Yeter ki içinde sevgi, sadakat ve yürek olsun..