@yourmomsfavfood siz gibi Atatürkçüyüm diyip Atatürk'e ve manevi kızına kadar laf atan n*zi artığı eşşeksizi uydurduğu günü tabi ki de kutlamayacaktı bro
Ardayı severiz, hatalarıyla sevabıyla bizden biridir ve bir gün o kulübeye geçecektir; ancak bir gerçeği de teslim etmek lazım: Okan Buruk’un bu kulüpteki ağırlığı Arda’nın 10 katıdır. 2008 harici şampiyonluğu olmayan Arda’ya yükselip, Okan Hoca’dan nefret etmek akıl tutulması
@GalatasaraySK tweet atacağınıza 2 hafta önceden rakibin bu hakemi istediğini bilip istemediğinizi beyan etseydiniz keşke. her şeyi geçtim coğrafi ofsayt mevzusu yaşandığı anda mala yatmak yerine bir uğraş verseydiniz. anca tweet atıp gaz alma peşindesiniz. siktirin gidin bu kulüpten çapsızlar
Rumen gazeteci Horia Ivanovici, Mircea Lucescu ile arasında geçen son konuşmayı anlattı:
"Ölümcül kalp krizinden bir gece önce, saat 19:00–19:30 civarında Mircea Lucescu ile telefonda konuştuk. Her gün konuşuyorduk. Çok meraklıydı, her şeyi öğrenmek istiyordu. Sürekli gündemi takip ediyordu.
Ben 'Tamam Mircea, sonra konuşuruz' diyordum. O da 'Tamam, tamam…' diyordu. Ama 10 dakika sonra yine arıyordu.
Bu durum o son akşam da yaşandı. Saat 19:00 civarında 5-6 dakika konuştuk. Hemşireler ilaçlarını vermek için odaya girince telefonda kalamayacağını söyledi. Ben de 'Tamam, önümüzdeki günlerde konuşuruz. Kendinize dikkat edin, dinlenin' dedim.
Yaklaşık 5 dakika sonra tekrar aradı. Ben de 'Gerçekten dinlenmiyor musunuz?' diye sordum. O ise gülerek cevap verdi: 'Boş ver, dinlenmek için zamanım olacak.'
Bir süre daha sohbet ettik ve bir noktada bana şöyle dedi:
'Horia, inanamıyorum… Aralık ayında mükemmel durumdaydım! Güçlüydüm, enerjim vardı, kendimi çok iyi hissediyordum. Türkiye maçına hazırlanıyordum. O maçı sabırsızlıkla bekliyordum, turu geçeceğimize inanıyordum. Ama Aralık’tan sonra bu sorunlar başladı ve kendimi iyi hissetmemeye başladım. Bir anda… Sadece 3-4 ayda sağlığım çöktü. Yaşlılık gerçekten inanılmaz… Aralık’ta hiçbir sorunum yoktu ama birkaç ay içinde her şey kötüleşti. Yaşlılık ne kadar adaletsiz! Bunu hiç beklemiyordum…'
O akşam onu sürekli motive etmeye çalıştım. Ona saygı duyuyordum ve onu seviyordum. Son maçını kazanacağına gerçekten inanıyordum…
Yolun açık olsun, Mircea… Seni hatırlayan en az bir kişi olduğu sürece asla ölmeyeceksin.
Ve biz o kadar kalabalığız ki…"
Erden Timur'a bugün sahip çıkamayanların, yarın GS'nin haklarını savunmasını beklemek aptallık olur. Şayet masada kaybediyorsak; yapılan yüksek bütçeli transferlerin, kazanılan başarıların hiçbiri önemli değil. Dursun özbek, Kavukçu ve avanelerini istemiyoruz. #yönetimistifa