Aga valla internete verdiğim parayı son kuruşuna kadar hak etti bu video, ortadakine gülmekten helak oldum, Ortaklar’da çöp şiş dükkanın mı var be adam nasıl betimledin şu mevzuyu :)
Hepimiz birilerinin arkadaşı, çocuğu, kardeşi, eşi, komşusu, bi şeyiyiz işte. İnsanın en çok bi şey olmak istediği zamanlardır öyle anlar. Kim yanındaydı ve değildi, kurcuk kurcuk kurcaladığı, hayatla kurduğu bağlarını ve insanlara olan güvenini derinden etkilediği anlardır.
arkadaşım için hastaneye gittim, doktor bir hastaya “kimse var mı yanında, araç kullanacak mısın, gözüne damla damlatacağım, bulanık göreceksin” dedi. Aynı deneyimi yaşadığımı hatırlayarak gözlerim doldu. Tek gitmekte ısrar etmiştim o gün+
Bugün de Manuş baba dinledim, mobilyalardaki tükenmez kalem lekesini tırnak tırnak çıkarmaya çalıştım, ağladım ve 2 kuru patlıcan, 1 kapya, 1 acur dolması yedim. Yine ağladım. Teşekkürler yaz🙏
Çocuklarla birkaç aydır tiyatro oyunu çalışıyoruz. Rol dağılımı, provalar, kostümler, dekorlar derken çok yorucu bir süreç oldu. Bir taraftan müfredat yetiştirmeye çalışıyoruz, bir taraftan sınavlar… Bugün festivalimiz oldu ve harikalardı… Dil gerçekten canlı bir varlık
@didonlarinemre Canımsın☺️ Ne çok anlatmıştım değil mi? Ben teşekkür ederim asıl, o günlerin şahidisin. (Yalnız ben o bebeye iltimas geçmemek için çok vicdan muhasebesine girerim ahahahah)
@tubakaracorlu Babanızın, sizin, iş arkadaşlarınızın adına ne mutlu. Ancak söylediğiniz şeyin farkına varın lütfen. Bu ülke sahipsiz görünen kadını ezer diyorsunuz. Bir sürü kadın, 22-23 yaşında ülkenin kaç bin km ötesine tek başına gitmek zorunda kalıyor. Ne kadar cesaret kırıcı konuşuyorsunuz
Anne olmak yüreğinin sürekli teklemesi galiba. Bugün bir kaza atlattık, beynim sıra sıra ihtimalleri düşünüyor. Başım dönüyor düşününce. Ama her şeyi de düşünmek zorundasın. Yorgun hissediyorum çok.
“E bu şimdi nereye gidiyor?” dedi otobüs şoförü. “Yavaş yavaş yürüyor ama gidiyor işte.” Kafamı kaldırıp neden söz ediyor diye baktım. Salyangoz. Ezilmelerine hiç dayanamam. Alıp otogarın dışındaki yeşilliğe doğru yürüdüm. Geri döndüğümde tatlı tatlı gülümsüyordu herkes.
Sesi çıkmamış değil de, siz o sesi duymamış olabilir misiniz?? Çünkü biz gayet duyduk. Bugünün kadınlarına öfkenize sebep olan şeyleri bize annelerimiz, nenelerimiz dedi. Evlenme dedi, evlenirsen ele muhtaç olma da dedi. İnsanın kıymeti olmalı, kıymetini kendin belirle dedi. Özgür, güçlü ol da dedi. En çok da, bizim gibi olma dedi. Kız çocukları, annelerinin çektiği zorluğu, cefayı mutfakta yanlarında durup görüp dinlerken, sizler köşede oyun oynadığınız için duymadınız tabii. Gün geldi söylendiler, bıktılar, bakamadılar, yetemediler, yıprandılar... Biz gördük, duyduk, farkettik. Siz görmediniz, duymadınız, farketmediniz. Ve hala görmüyor, duymuyor, farketmiyorsunuz. Kadınlar cefa, dert, zorluk çekmeye gelmedi hayata. Sizin derdini bile duymadığınız annelerimiz öğretti bize bunu.
fena hasta oldum kafamı kaldıramıyorum normalde...ama evde 80 cm bi insan evladı olduğuçün peşinden koşmam gerekiyor....anaların hastalığı bile yarım ah anam garip anam ya