@lsowucn@GalaktikKomun aksine öğrencilerin/gençlerin görece üretim ilişkilerinin dışında kalması onlara yarı aydın bir karakter ve bu karakter dolayısıyla topluma karşı bir sorumluluk ve itici güç sağlıyor. gençliksiz ve gençlik mücadelesi olmadan devrim olmaz.
Maden katliamlarına karşı Ankara'da Madenci Anıtı önünde toplandık. Başta iktidar olmak üzere tüm sorumlular hesap verene, ülkemizin kaynaklarını yağmalayan ve işçileri güvencesizliğe ve ölüme mahkum eden bu düzen son bulana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.
Açıklamamızın tamamı:
Soma’da meydana gelen göçükte 5 işçinin hayatını kaybetmesinin ardından, dün de Zonguldak’ta ruhsatsız olarak çalıştırılan bir maden ocağında 1 işçi hayatını kaybetti.
İktidar ve patronlar tarafından “kaza”, “fıtrat” olarak adlandırılan bu ölümler açıkça cinayettir. Emekçiler gün geçtikçe daha zor koşullarda, daha düşük ücretlerle çalışırken bu düzende paylarına daha fazla açlık, daha fazla yoksulluk ve daha fazla ölüm düşmektedir.
Soma’da meydana gelen göçükte bir kez daha görüldüğü üzere, patronlar gücünü iktidardan alıyor. Maden ocağını işleten İmbat Madencilik şirketinde daha önce de iş cinayetleri yaşanmasına rağmen madencilik faaliyetlerine devam edilmiş, bununla da yetinilmeyerek kamu kaynaklarından yararlanılarak 2,5 milyar TL’lik avantaj sağlanmıştır. Şirket hakkında zamanında verilen gensorular ise iktidar milletvekillerinin oylarıyla reddedilmiştir.
Soma’da 301 madencinin katledildiği facianın ardından dahi gerekli önlemleri almayan, işçilerin ağır ve güvencesiz koşullarda çalışmasına göz yuman, patronları her koşulda koruyan ve ülkemizin kaynaklarını yerli ve yabancı şirketlere peşkeş çeken AKP iktidarı, bu ölümlerin birinci derecede sorumlusudur.
Yıllardır ülkemiz kaynaklarının talan edilmesinin önünü açan, her fırsatta işçi grevlerini yasaklayan, işçileri örgütsüzlüğe iten, patronların kuralsızca hareket etmesine imkân sağlayan iktidar, ülkedeki her şeyin olduğu gibi işçi ölümlerinin de sorumlusudur.
İngiliz Mehmet eliyle işçilerin kazanılmış tüm haklarına saldıran, emekçileri açlığa ve yoksulluğa mahkûm ederken borsa manipülasyonlarıyla bakanlarını ve aile yakınlarını zengin eden iktidar, emekçilerin yoksullaşmasının sorumlusudur.
Başta iktidar olmak üzere tüm sorumlular hesap verene, ülkemizin kaynaklarını yağmalayan ve işçileri güvencesizliğe ve ölüme mahkum eden bu düzen son bulana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.
Saraylar Yıkılır Saltanatlar Çöker!
Güzel memleketimiz, hak etmediği günlerden geçiyor.
Bir avuç para babasının, tarikat bozmasının, emperyalistin ve işbirlikçinin eliyle karanlığa itiliyor.
Ekonomisi sömürü üzerine inşa edilmiş, doymak bilmeyen asalak bir grup servetine servet katsın diye milyonlarca emekçi yoksulluğa, güvencesizliğe ve sefalete mahkum ediliyor.
Tarikatlar hayatın dört bir yanına sızıyor, çeteler okullarımızın kapısından sokaklarımızın ortasına kadar uzanıyor.
Barış denilerek savaşların, kardeşlik denilerek pazarlıkların önü açılıyor. Yeni Osmanlıcı hayaller uğruna emekçi çocuklarının canı ortaya konuyor, memleketin geleceği kapalı kapılar ardında pazarlık konusu ediliyor.
Yurttaşlık haklarımız birer birer askıya alınıyor. Konuşmanın sınırı, düşünmenin sınırı, itiraz etmenin sınırı çiziliyor. O çizginin dışına çıkan ise suçlu ilan ediliyor.
Bu gidişata dur demek gerekiyor.
Türkiye devrimcilerini arıyor.
Memleket okumuş insanlarını göreve çağırıyor.
Hiçbir çıkar ağına bağlı olmayanların, kendi geleceğini memleketin kurtuluşundan ayrı görmeyenlerin kavgasına davet ediyor.
Memleketimize, halkımıza ve kendimize güveniyoruz. Bu ülke hak ettiği günlere kavuşacak. Bunu hep birlikte başaracağız.
Cumhuriyet, laiklik, bağımsızlık ve sosyalizm için seni de her şeyi kendinden bekleyenlerin mücadelesine çağırıyoruz.
Gençlik Var, Biz Varız!
Sensiz Olmaz, FKF'ye Katıl!
https://t.co/sF57vmV1RQ
88 gündür tutuklu bulunan Deniz Göktaş, ilk duruşmasının ardından tahliye edildi. Deniz’i karşılamak için Çağlayan Adliyesi önündeydik.
Halkın sesini susturmak isteyenlere karşı sözümüz net:
AKP iktidarı mutlaka yıkılacak, halka karşı suç işleyenler mutlaka hesap verecek.
Gösterisinin içeriği gerekçe gösterilerek 88 gündür hukuksuzca içeride tutulan Deniz Göktaş ile ilgili ilk duruşma bugün görüldü ve Göktaş tahliye edildi.
Yurttaşları yoksulluğa ve karanlığa mahkum edenler, elde avuçta kalana da fon vurgunlarıyla çöküyorlar. Karanlığı ve soygunu görünür kılan ve halkın öfkesini taşıyan her sesi ise yargı sopasıyla susturmak istiyorlar.
Ancak, kaçınılmaz olanı engelleyemeyecekler. AKP iktidarı mutlaka yıkılacak, halka karşı suç işleyenler mutlaka hesap verecek.
No entiendo el uso del concepto de tecnofeudalismo. Ajá, suena llamativo, pero hasta ahí. Marx ya había explicado renta, capital ficticio, monopolios y especulación. Perdón pero esa palabrita desplaza el problema de la explotación del trabajo y la extracción de plusvalor.
Ankara Sosyal Bilimler Lisesi'nde MHP yöneticilerinin sınıflara sokulmasını kabul etmiyoruz! Okullarımızın kapısı cemaatlere ve siyasi propagandaya kapalıdır.
Liselerimizin karanlığa teslim edilmesine izin vermeyecek; eşit, bilimsel ve ilerici eğitimi savunmaya devam edeceğiz!
“Materyalist doğa anlayışı, doğanın, kendisini gösterdiği gibi, yabancı katkı olmaksızın, basit bir şekilde anlaşılmasından başka bir şey değildir…”
—Engels