Tam 9 yıl aradan sonra, bir yüksek lisans öğrencimin daha mezuniyet sevincine ortak oldum. Çok güzel duygular bunlar. Bu tezle altın oranın itibarını kısmen de olsa tartışmaya açtık.
Mobbing bugün sanıldığından çok daha ciddi ve yaygın bir sorun. Psikolojik şiddetin, fiziki şiddetten hiçbir farkı yok. Hatta çoğu durumda sonuçları daha ağır olabiliyor.
Sistematik biçimde dışlayarak, aşağılayarak, itibarsızlaştırarak, sürekli ağır yükler yükleyerek bir insanı ruhsal olarak tüketmek, onu yavaş yavaş hayattan koparmak demektir.
Mobbing yüzünden hayatını kaybeden insanlar var. Konu açıldığında genellikle “Nasıl ispatlayacaksın ki?” denilip geçiliyor ama bu mesele hukuken de karşılığı olan bir konu. Mobbing nedeniyle ceza alan, tazminata mahkum edilen insanlar ve kurumlar mevcut.
Roman, bize şunu fısıldar: İçimizdeki buhranlardan ve ruh halimizden kaçış yoktur. O bıkkınlık, o can sıkıntısı, Bodrum’un en lüks teknesinde bile yanınızda seyahat eder. Her Gece Bodrum, yüzeyin altında biriken tüm o kirli çamaşırları, tüm o bastırılmış hüzünleri ortaya çıkarır.
Kıyıya vuran Buhranın 50 Yılı: Selim İleri’nin Her Gece Bodrum’u ve Sahte Mutluluklar Kehaneti | Didem Görkay https://t.co/yPG77xsrHR @EdebiyatHaber aracılığıyla
Çok süründürdüm ama bitirdim. Son bölüme kadar ağırlıklı olarak öz saygısı düşük insanların genel özelliklerini anlatıyor. Son kısımda ise öz saygıyı geliştirme alıştırmaları var. Farkında olmadığım ne çok şey varmış.
Bugünkü mezuniyet töreninde velilerle sohbet edince fark ettim ki bazı dersler sayesinde ülkenin çeşitli yerlerindeki aile meclislerine misafir olmuşum.
Kamu spotu: Diferansiyel geometri ve topolojinin zor olması hocanın kişisel tercihi değildir. :)
Yazarın daha önce okuduğum kitaplarındaki tadı alamadım. Bir de babasının bir ütopyası var: perpetuum mobile (ebedi hareket makinesi). Buna benzer projesi olan bir arkadaşım var. Yıllardır aynı şeyi anlatır, icraatını göremedik henüz.
Dag Solstad, bu otobiyografik romanında (veya kitaptaki tabirle uzun makalesinde) bir çocuğun ana karakter olduğu bir roman yazmadığını fark eder ve kendi çocukluğunu anlatır. Babasına hayran, annesine mesafelidir. Kitabın adı üçüncü eşiyle alâkalıymış. Bu kadar spoiler yeter.