Musul Lozan'da kaybedilmedi.👇
1. Dünya Savaşı sonunda 1918'de işgal edilen Musul, dönemin koşulları içinde bir daha geri alınamadı ki kaybedilsin. 1918 sonunda İngilizler Musul'u işgal ederken Padişah Vahdettin'di. 1. Dünya Savaşı yeni bitmişti. Kurtuluş Savaşı daha başlamamıştı. Musul işgal edildiğinde Lozan Antlaşması'na yaklaşık 5 yıl vardı.
Türk heyeti, Kasım 1922'de Lozan'a giderken Musul askeri olarak kurtarılmış ve Turkiyenin elinde değildi.
Türk heyeti Musul için Lozan'da büyük bir mücadeleye girdi. İsmet Paşa'nın deyişiyle Lozan'da masa başında bir "Musul savaşı" verildi. Ancak konferansın başlarında yapılan görüşmeler tıkandı. Böyle olunca Musul konusunun Lozan sonrasında İngiltere ve Türkiye arasında ikili görüşmelerde çözülmesine, olmazsa Milletler Cemiyeti'nin sorunu çözmesine karar verildi. Yani Musul Lozan da kaybedilmedi.
Lozan'da Musul'la ilgili madde, Musul konusunun Lozan sonrasında Türkiye ve İngiltere arasında görüşüleceği, sonuç alınmazsa Milletler Cemiyeti'ne gidileceği yönündeydi.
Lozan sonrasında Türkiye ve İngiltere arasında Musul görüşmeleri başladığında Türkiye'nin güney sınırında İngiliz destekli Nasturi İsyanı çıktı.
Musul sorunu Milletler Cemiyeti'ne aktarıldığında da bu sefer Türkiye'nin Güneydoğu Bölgesinde Şeyh Sait İsyanı çıktı.
Musul konusundaki Türk tezi Türk-Kürt kardeşliği ve birlikteliği teziydi. Şeyh Sait İsyanı bu tezi zayıflattığı gibi yarattığı güvenlik endişesiyle Türkiye'nin yeni toprak kazanmak yerine yeni kurulan Cumhuriyeti ve mevcut Misakı Milli sınırlarını koruma refleksini güçlendirdi. Türkiye Cumhuriyeti bir an önce Türkiye - Irak sınırının çizilmesine odaklandı. Bu sırada Milletler Cemiyeti, Musul'un Irak'ta kalmasına karar verdi.
1926 yılında İngiltere ile imzalanan Ankara Antlaşması ile Musul İngiltere mandasında Irak sınırları içinde kaldı. Buna karşın Türkiye Musul petrol gelirlerinden 25 yıl süreyle yüzde 10 pay alacaktı.
1926 yılında, henüz daha 3 yıl önce kurulmuş Türkiye Cumhuriyeti, Milletler Cemiyeti'nin müdahil olduğu bir konuda diplomatik yollarla kurtarılamayan Musul için askeri operasyon yapmayı ulusal çıkarlar açısından doğru bulmadı. Çünkü bu durumda hem daha 3 yıl önce Lozan Barış Antlaşması ile 10 yıllık savaşın ardından sağlanan barış bozulacak hem de çok daha önemlisi Türkiye Cumhuriyeti uluslararası arenada Milletler Cemiyeti kararlarını tanımayan "barış yıkıcı" bir devlet damgasını yiyerek bütün dünyanın tepkisini üzerine cekecekti. Savaştan yeni çıkmış, kendi ayakları üstünde durmaya çalışan, Şeyh Sait İsyanı ile sarsılan ve henüz daha 3 yaşındaki Türkiye Cumhuriyeti'nin o yıllarda Musul için bir maceraya atılması büyük bir hata olurdu. Atatürk ve dava arkadaşları ile TBMM bu hataya düşmedi.
Gerçek şu ki!
Lozan'da Türk askerinin koruduğu ve fillen Türkiye'nin elinde olan hiçbir toprak kaybedilmedi. Daha önce 1. Dünya Savaşı öncesinde ve sonrasında kaybedilen Batı Trakya, -Gökçeada ve Bozcaada, Tavşan Adaları hariç- Adalar ve Musul kurtarılamadı. Ayrıca Hatay da Lozan'dan sonra Atatürk'ün büyük çabasıyla 1938'de kurtarıldı, 1939'da Türkiye'ye bağlandı. Lozan'daki Boğazlar Komisyonuna ve Boğazlardaki askersizleştirilmiş bölgelere de 1936 Montrö ile son verildi.
Cumhuriyeti kuranlar, Atatürk ve dava arkadaşları toprak kaybetmedikleri gibi toprak da kazandılar; önce Ankara yakınlarına kadar gelen düşmanı Kurtuluş Savaşı ile bu topraklardan söküp attılar, Osmanlı'nın üç baskentini Bursa, Edirne ve İstanbul'un da içlerinde olduğu işgal altındaki illeri ilçeleri kurtardılar. İstanbul'u, Gökçeada ve Bozcaada'yı, Karaagaç'ı Lozan'da kurtardılar, Hatay'ı da Lozan sonrasında kurtardılar.
Osmanlı döneminde kaybedilen ve geri alınamayan bazı toprakların hesabını Kurtuluş Savaşı ve Lozan sayesinde bu toprakları yeniden vatan yapan, bu Cumhuriyeti kuran Atatürk ve dava arkadaşlarından sormak ya cehaletle ya art niyetle veya vicdansızlıkla açıklanabilir.
AYNI KUR’AN’I OKUYORLAR
📖 Taliban okuyor, kafa kesiyor
📖 Maraşlı okuyor, karın deşiyor
📖 IŞİD okuyor, kadın satıyor
📖 Sivaslı okuyor, adam yakıyor
📖 El Nusra okuyor, kendini patlatıyor
📖 Cübbeli okuyor, deve sidiği içiyor
📖 FETÖ okuyor, ortalığa sümük saçıyor
📖 Boko Haram okuyor, kadın taşlıyor
📖 Hasan Mezarcı okuyor, mehdi oluyor
📖 İran okuyor, adam asıyor
📖 Suudi okuyor, Yemen’i bombalıyor
📖 Adnan Hoca okuyor, kızlarla gulu gulu dansı yapıyor
📖 Tarikatlar ve cemaatler, emperyalistlerin Türkiye’yi parçalamak için Anadolu’da kurguladıkları ileri karakollardır.
📖 Bizim verdiğimiz vergilerden nemalanarak efendilerine hizmet ederler.
📖 İslamiyet, İsrailiyata kurban edilmiş bir dindir.
📖 Arı duru İslam, Yahudi mitolojisi ile bir efsaneye dönüştürüldü.
📖 Bu nedenle İslamcılık ve muhafazakâr dindarlık mitolojik bir yaşam biçimidir.
📖 Sünnet bile Yahudi geleneğidir. Bütün Yahudiler sünnetlidir. Aynı şekilde başörtüsüne…
📖 O nedenle bilimle, akılla, hoşgörüyle sorunludur.
📖 İslam yeniden ihya edilmeli…
📖 Bir karış sakal bırakıp kafaya takke ve türban takınca daha inançlı olduğunu sananlara:
📖 Kılda tüyde keramet olsa keçiler evliya olurdu.
📖 Arap, aptalı yolmanın yolunu bulmuş. Üç taş, beş dolar.
📖 Adamlar yıllarca aynı taşı, on milyon kişiye satmışlar. Haydi, gel gel arkadaş. Üç taş, beş dolar.
📖 1400 yıldır para verip şeytan taşlıyoruz; ne şeytan öldü ne de biz akıllandık…
📖 Bütün dünya “yapay zekâ” yüzünden gelecek endişesi içindeyken, biz ise “geri zekâ” yüzünden gelecekten endişe ediyoruz.
📖 Hiç kusura bakmayın.
📖 TC ilelebet yaşayacaktır.
📖 Ayağı çarıklıların kazandığı bu ülkeyi kafası sarıklılara bırakmayacağız.
Basri Yalta
Bir Kere Girince Saatlerce Çıkamayacağınız 50 Site
1.) 'https://t.co/FDTmt38jKw' — Dünyayı canlı uydu görüntüsüyle izleme
2.) 'https://t.co/Tytazsp6y2' — Şu an gökyüzündeki her uçağı görme
3.) 'https://t.co/b8trMj1vUi' — Denizdeki tüm gemileri anlık takip
4.) 'https://t.co/EYzDYh0BqF' — Rüzgar ve fırtınaların canlı haritası
5.) 'https://t.co/tJHTnBvUBe' — Dünyaya düşen yıldırımları anlık izleme
6.) 'https://t.co/ePbstmUfab' — Son depremlerin canlı listesi
7.) 'https://t.co/G7cSydNKiO' — İnterneti taşıyan okyanus kabloları
8.) 'https://t.co/3KOx1uP05V' — Ormanların yok oluşunu uydudan izleme
9.) 'https://t.co/BjXxDVBtur' — Dünyanın istatistikleri saniye saniye
10.) 'https://t.co/cO1EjkMwuG' — Şu an atılan tweet ve arama sayısı
11.) 'https://t.co/ciADXU3PhE' — Ülkelerin gerçek boyutlarını karşılaştırma
12.) 'https://t.co/LO6JWd0BlG' — Yüzyıllar öncesinin haritaları
13.) 'https://t.co/EEUvFXzGao' — 150 bin tarihi harita arşivi
14.) 'https://t.co/yK72tIFetv' — Gönüllülerin çizdiği dünya haritası
15.) 'https://t.co/QfXLWflDxA' — Rastgele birinin penceresinden dünyaya bakma
16.) 'https://t.co/ESMrPd5w78' — Şehirlerde sanal yürüyüş
17.) 'https://t.co/pRBm3f1ANH' — Dünyanın rastgele bir noktasına ışınlanma
18.) 'https://t.co/8JaKk4HmQi' — Dünyanın en tuhaf yerlerinin kataloğu
19.) 'https://t.co/qwJXW2a6zm' — Etkileşimli bilgi deneyimleri
20.) 'https://t.co/Sp9uLE2QOu' — Atomdan evrene ölçek yolculuğu
21.) 'https://t.co/2FitQ7k3ZI' — Güneş sistemini 3B gezme
22.) 'https://t.co/KH9VyPhaoW' — Tarayıcıda gerçek gökyüzü haritası
23.) 'https://t.co/JBLDnae59F' — NASA'nın günün astronomi fotoğrafı
24.) 'https://t.co/HuFaH5Zc2g' — NASA'nın tüm görsel arşivi ücretsiz
25.) 'https://t.co/T3QWBtfYKB' — Veriyle anlatılan görsel makaleler
26.) 'https://t.co/isIkHYtRCm' — Dünyanın gerçek verilerle hali
27.) 'https://t.co/NJ7TdwwdbA' — Dünya hakkındaki yanlış bildiklerimiz
28.) 'https://t.co/vmkn87BBGW' — Karmaşık veriyi görselleştirme
29.) 'https://t.co/eHqySW1EGw' — Dünya Bankası'nın açık verileri
30.) 'https://t.co/av0bjbISF2' — Türkiye'nin resmi istatistik veritabanı
31.) 'https://t.co/l3Mb5x5KkS' — Milyonlarca kitap, film ve yazılım arşivi
32.) 'https://t.co/B6NDL6Bxri' — Telifi düşmüş 70 bin ücretsiz kitap
33.) 'https://t.co/no8SFuA27T' — Dünyanın her kitabının kaydı
34.) 'https://t.co/I1TMHDw3qI' — ABD Kongre Kütüphanesi dijital arşivi
35.) 'https://t.co/yxkHTsqFnH' — Avrupa'nın kültürel miras arşivi
36.) 'https://t.co/wMcjgRaBht' — Amerika'nın dijital kütüphane koleksiyonu
37.) 'https://t.co/8MpQHB3zrG' — Müzeleri evden gezme
38.) 'https://t.co/i3Vt53wDvA' — Sanat eserlerini yüksek çözünürlükte indirme
39.) 'https://t.co/5ei05nWSvS' — 250 bin sanat eserinin arşivi
40.) 'https://t.co/2SpGcVKFiD' — Tarihin unutulmuş görsel hazineleri
41.) 'https://t.co/sSdBoLWEvB' — Ücretsiz kültür ve eğitim arşivi
42.) 'https://t.co/UyUZxtlbfh' — Met Müzesi'nin açık koleksiyonu
43.) 'https://t.co/23cxfWRaNy' — Müzik türlerinin soy ağacı
44.) 'https://t.co/gMDy3tUEMT' — Ülke ve on yıl seçip o dönemi dinleme
45.) 'https://t.co/WrXSWim8jr' — Wikipedia düzenlemelerini sese çevirme
46.) 'https://t.co/IcRIPgCDAS' — Rastgele bilgi kuyusu
47.) 'https://t.co/WoE9MNJ5PU' — Zaman, gündoğumu ve gökyüzü olayları
48.) 'https://t.co/VrkUoUal3M' — Bilim haberlerinin güncel akışı
49.) 'https://t.co/4Nwok7W5wn' — Bilimsel makalelerin ücretsiz ön baskıları
50.) 'https://t.co/DqmPFeYnrl' — Veriyi canlı kodla görselleştirme
İnternet, algoritmanın önünüze koyduğu o beş siteden ibaret değil.
Umarım okursunuz...
Okuduktan sonrada paylaşacağınıza inanıyorum.
Merak etmeyiniz yazı sizi yemeyecek
Siz okuyunca kendi kendinizi yiyeceksiniz
Ülkemiz Ortadoğulu bir zihniyet tarafından, Ortadoğulu bir üslupla yönetiliyor ve görünen o ki yakında tamamen Ortadoğu’ya dönüşeceğiz.
Ortadoğululuk nedir bilir misiniz...?!
-Ölümü yüceltip güzel yaşamayı aşağılamak Ortadoğululuktur.
-Dini yüceltip bilime kayıtsız kalmak Ortadoğululuktur.
-Lideri yüceltip, iyi sistem kurmayı aşağılamak Ortadoğululuktur.
-İmanı yüceltip aklı aşağılamak Ortadoğululuktur.
-Duyguları yüceltip mantığı küçümsemek Ortadoğululuktur.
-Müteahhitti yüceltip, mühendisi aşağılamak Ortadoğululuktur.
-Üniversiteleriyle değil, camileriyle gurur duymak Ortadoğululuktur.
-“Alnı secde görüyor” diye, zorba ve hırsız politikacılara oy vermek Ortadoğululuktur.
-İmamları yüceltip, filozofları aşağılamak Ortadoğululuktur.
-Ev kadınlığını yüceltip, kariyer yapan kadını aşağılamak Ortadoğululuktur.
-Kendi çocuklarını Amerika’da okutup, halk çocuklarını imam hatiplere zorlamak Ortadoğululuktur.
-Sözü yüksek olanı değil, sesi yüksek olanı iyi lider sanmak Ortadoğululuktur.
-Kurumsal çözümler üretmek yerine, karizmatik lidere tapmak Ortadoğululuktur.
-Hatasından öğrenmek yerine, onunla duygusal bağ kurup hayatını bataklığa çevirmek Ortadoğululuktur.
-Standart sahibi olmak yerine, düştükçe “beterin beteri var” diye kendini avutmak Ortadoğululuktur.
-Başına gelene katkısını görmek yerine, hep dış güçleri suçlamak Ortadoğululuk.
-Şeytan taşlamaktan ibadet etmeye zaman bulamamak Ortadoğululuktur. -Kendi hayatında hiçbir başarısı yokken, sürekli atalarıyla övünmek Ortadoğululuktur.
-Sıkılmış bir yumruğun, açık bir elden daha güçlü olduğuna inanmak Ortadoğululuktur.
Yukarıdaki maddelerin birçoğunun dinle ilgili olduğunu görüyorsunuz, neden...?!
Çünkü ortalama bir Ortadoğulunun beyninin yüzde 75'i dinle kaplıdır. Bu yüzden diğer şeylere çok az yer kalır.
Onun zihniyetiyle ilgili söylediğiniz her şeyi, dinine saldırı sayar.
Dinle ilgili olmayan pek fikri olmadığı için, dinini ilgilendirmeyen hiçbir eleştiri yapma şansınız da yoktur!
Üstünüzü ıslatmadan, elinizle balık yakalamanın imkansızlığı gibi bir şey.
İronik bir şekilde, Ortadoğulular ülkelerinin sıkıcılığından kaçıp, nefes almak için turist olarak Türkiyeye geliyor.Türkiyenin yöneticileri ise gittikçe ülkemizi Ortadoğululaştırıyor.
Birkaç yıldır, yılın yarısını yurt dışında geçiriyorum.
Yurt dışında, gittiğim en iyi restoranların en iyi yerlerinde hep Arap şeyhlerinin çocukları, yanlarında Rus sevgilileriyle oturduğunu görüyorum.
Kendi ülkelerini modernleştirmek yerine, modern ülkelerde hayatlarını yaşıyor, kendi halklarına da din pazarlıyorlar.
Gidip, bu adamların ülkesinde, “bu adamlar size din merkezli yaşamayı övüyor ama kendileri son derece dünyevi yaşıyor” desem, beni o diktatörlerin polislerinden önce, o yoksul insanlar linç eder.
Celladına aşık zihniyetteki insanlar için ne yapılabilir ki...?!
Bu açıklamayı kimseyi ikna etmek için yazmadım.
Mantığa inanmayan insanların mantıklı argümanlarla değiştirilemeyeceğini bilecek kadar tecrübeliyim.
Bu hayatta, bazıları akılla öğreniyor, bazıları acıyla.
Maalesef bu coğrafya, acıyla öğrenenlerin coğrafyası.
Benimki, sadece geleceğe dönük bir “ben dememiş miydim” notu.
Bu topraklarda, her şeyin bir gün anlaşıldığını ama hep geç anlaşıldığını biliyorum.
Hepsi bir gün neyin ne olduğunu anlarlar, ama hep geç anlarlar!
Azgelişmişlerin kaderi iki kelimede saklıdır:
İdrak gecikmesi!
Matbaanın 300 yıl geç geldiği bir topluma, mantık da olması gerekenden 30 yıl sonra geliyor.
Neyin en mantıklı çözüm olduğuna karar vermeden önce 30 yıl kavga ediliyor!
"Coğrafya kaderdir" der, Ibni Haldun, bizim kaderimiz de idrak gecikmesi!
Mümin Sekman Sosyolog
Günde birkaç dakikanızı ayırarak yapacağınız bu 4 basit egzersiz, inme (beyin damar tıkanıklığı) riskini ciddi oranda azaltabiliyor. Etkisi bilimsel olarak güçlü.