Hekimlik enayiliktir bddk çalışanına şu para veriliyorsa yeni başlayan hekimin hakkı en az 250-300bindir.Neymiş nitelikliymiş ulan konu nitelikse biz sizi 10a katlarız!
Ceylanpınar Devlet Hastanesi Başhekimi Sayın Uz. Dr. Meriç Artan’ın, uzun süredir fiilen görev yapmadığı ileri sürülen temizlik personeli kadrosundaki siyaseten torpilli bazı şahısların asli görevlerinde çalıştırılmasını istemesi üzerine, bölgedeki bazı siyasi isimler tarafından baskı ve tehditlere maruz kaldığı iddia edilmektedir.
Bu baskıların, söz konusu personelin temizlik hizmetlerinde görevlendirilmemesi yönünde olduğu ve süreç sonunda Başhekimin istifaya zorlandığı belirtiliyor.
Eğer bu gerçekten böyleyse @saglikbakanligi Sn. Başhekimin işini yapmasına engel olan herkes hakkında soruşturma başlatıp suç duyurusunda bulunmalıdır.
⚡️YIL 2006 Değil, 2026 !
Planlı değil , plansız işler halen devam ediyor!
HYP Çalışmıyor ❌
Medulla Çalışmıyor ❌
E-Reçete Sistemi Çalışmıyor ❌
Sina Sayfasında Hedefler hala Yok ❌
E-Rapor Sayfa Sistemleri Çalışmıyor ❌
📌Aile Hekimi meslektaşlarımız Poliklinikte bekleyen onlarca hastaya durumu izah etmek zorunda kalıyor, çünkü vatandaşın raporunu düzenleyebilecek sistemler de bir türlü düzgün ÇALIŞMIYOR ! . Polikliniklerde hastaların yine mi gitti hocam sistem sesleri yükseliyor ! ...
📌%65 Ücretlerimizi zorunlu bilinmez performans kriterlerine bağladınız. Benim bir teklifim var, bizler de sizlerin ücretlerinizi %65 'lik Sistemlerin çalışmasına bağlayalım. Bizlerde sizi puanlayalım sistemsel başarı konusunda ? Mesela Memnun musunuz sistemden diye sorun bizlere, ona göre ücret alın ? Hodri Meydan.
🔴Ne dersiniz ? Olmaz değil mi ?
Size olmaz değil mi? , Aile Hekimine olur değil mi ?...
ADALET HERKESE LAZIM...
Hastane personeline iş yaptırmaya dübür sfinkterleri yetmediği için, hastanede amirlik yapabildikleri tek grup; asistan- intörn-Pratisyen #hekim olduğu için bu yönde utanç verici kararlar alıyorlar.
Entegre ASM’de görev yapan aile hekiminin tuttuğu adli defin ve yerinde ölü muayenesi nöbetlerinin ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle açılan davada;
❗ Hekimin bu nöbetleri fiilen tuttuğu tartışmasız
❗ İzin kullandırıldığına dair idarenin bir savunması yok
Hekim Birliği Sendikası Hukuk Birimi’nin yaptığı hukuki savunmalar sonrasında mahkemenin nasıl bir karar verdiğini sizce tahmin edebiliyor musunuz?
📢 Karar ve ayrıntılar için Hekim Birliği Sendikasını sosyal medya hesaplarından takipte kalınız.
✊ Hakkımız olanı alana kadar buradayız.
@hekim_birligi@saglikbakanligi
Bu açıklama @saglikbakanligi için yayınlanmıştır.15 yılda aile hekimleri ve hemşirelerinin @saglikbakanligi 'na karşı açtıkları dava sayısı 20 bini geçmiş ve bunların %96'sı kazanılmıştır. Çalışanları tarafından bu kadar dava açılan başka bir bakanlık yoktur. #YÖNETEMİYORSUNUZ
Kamu hastaneleri AKŞAM MESAİ yapar da Halk Sağlığı durur mu ?
O da SHM'lere HAFTASONU MESAİSİ çıkarır..
Uyuma @TEKsendika ya üye ol !
Haklarını SAVUNMAK İÇİN
Hekim için,HEKİMLE..
Bu bir kaza değil, öngörülebilir bir sonuçtur.
Bir asistan hekim 33 saat aralıksız çalıştırıldı, eve dönerken direksiyon başında uyuyakaldı. Buna “talihsizlik” diyenler gerçeği gizliyor. Bu, bilinen bir riskin, yasak olduğu halde sürdürülen bir uygulamanın sonucudur.
2021’de Dr. Rümeysa Şen aynı nedenle hayatını kaybetti. “Bir daha olmayacak” denildi. Oldu.
Uykusuz hekim = risk altındaki hasta + toplum.
Bu kazada suçlu direksiyon başındaki hekim değil;
nöbet ertesi çalıştıranlar, denetlemeyenler ve sessiz kalanlardır.
Bu bir “geçmiş olsun” değil, hesap verme meselesidir.
Asistan da bir ananın babanın evladıdır! 33 saat çalıştırıp kaza yaptırtamazsınız!
Nöbet ertesi çalıştıran klinikleri ihbar edin, sıradaki siz olmayın…
biz biliyoruz ki 2021de rümeysanın ölümüyle yasaklanan nöbet ertesi çalışma bir sürü klinikte daha illegal olarak devam ediyor asistanlar şikayet etmeye bile çekiniyor mecbur düzene uyuyor
Ailenin ilaçlamaya bağlı zehirlenme nedeniyle hayatını kaybettiği anlaşıldı. O da otopsi ve toksikolojik incelemeyle ancak bir hafta gibi bir sürede vefat nedenleri çözülebildi.
Peki ilk günden beri kimi etkileşim adına kimi cehaletinden kimi de hekim nefretinden gıda zehirlenmesi iddiasıyla hekimleri de zan altında bırakan, linç eden özellikle bagzi gazeteci ve avukat görünümlü şahıslardan haberlerini düzelten, kamuoyuna bir özür borçlu olduklarını belirten oldu mu?
Ne voleybol ne de Heimlich manevrası ülkesiyiz.
Bilgisi olmadan fikri olan cahillerin ülkesiyiz!
Yoğun bakımda görev yapan bir hekimim. 2 yılımı insanların yaşamla ölüm arasındaki o ince çizgide yürüdüğü yerde geçirdim. Statüm 657'ye bağlı devlet memuru. Bu statü bana, teoride, günde sekiz saatlik bir çalışma ve dinlenme hakkı tanıyor. Teoride...
Pratikte insani bir hak olan öğle arasını belki 10 defa tam anlamıyla kullanabilmişimdir. Diğer günlerde yemek, bir ihtiyaç değil, ayakta kalmak için hızla tamamlanması gereken bir formaliteydi. Çünkü siz yemeğinizi yerken birinin kalbi durabilirdi. Bu ihtimali bilerek rahatça bir yemeğin tadını çıkaramazsınız. Bu, size kimsenin söylemediği, ama her an hissettiğiniz yazılmamış bir kuraldır.
Bazen o kadar yorgun oluyorum ki, bir köşede sadece 5 dakika gözlerimi kapatabilmek için her şeyi verebilirim. Ama yapamazsınız. Bakılması gereken hastalar, o monitör alarmı, sizi hep ayakta, hep tetikte tutmak zorunda.
Mesaiden her zaman, ama her zaman en az yarım saat geç çıkarım. Bu "en az" kısmı önemli, çünkü sonu genellikle belirsizdir. Bazen 1 saat olur bazen 2 saat. Bir hastayı stabil hale getirmek, bir entübasyon, bir hasta yakınına vefat haberi vermek... Bunlar saatin kaç olduğunu unutturur.
Fakat hiçbirinde “fazla mesai” diye bir şey yazmaz. Tek kuruşluk bir karşılık almam.
Paranın peşinde değilim. Ama insanın kalbini kıran şey, bu fedakarlığın "normal" kabul edilmesi. Bu kadar görünmez olması. Sanki bu bizim "görev tanımımızmış" gibi. Sanki hekimler yorulmaz, acıkmaz, özel hayatları olmazmış gibi. Bu görünmezlik, bu vefasızlık, yorgunluktan daha çok acıtıyor insanın kalbini. Sağlıcakla kalın..
Üniversite, direkt 1 kişiyi tarif eden ilan yayınladı.
Dokuz Eylül Üniversitesi tarafından ilan edilen öğretim görevlisi kadrosunda yer alan özel şartlar doğrudan başvuracak adayı tarif ediyor!
İlan şartında yer alan “Acil servise başvuran hastaların bilgisayarlı tomografi ile ölçülen optik sinir kılıf çapının normal ve patolojik değerleri konusunda çalışması olmak” kriteri oldukça spesifiktir.
Zaten, söz konusu şartı açık kaynakta aradığınızda doğrudan bir adayın uzmanlık tezi olduğunu da görebiliyorsunuz.