🔴 ÖZEL | Yalova’da muhacir çocuklara yönelik işkence ve baskı iddiaları!
Olay silsilesi, hafta sonları bir Kur'an kursunda dini eğitim alan Özbek ve Çeçen muhacir çocukların, "kursta darp edildikleri" yönündeki asılsız bir ihbarla şikayet edilmesiyle başladı.
Güvenlik güçleri tarafından ailelerinden alınan çocuklar, kimsesizlermiş gibi çocuk esirgeme yurduna yerleştirildi.
Çocuklarının akıbetini öğrenmek için emniyete giden anne N.K, polis merkezinde kötü muamelede bulunulduğu ve yetkililer tarafından "Seni deport (sınır dışı) etmek lazım" denilerek psikolojik baskı kurulduğunu öne sürdü.
Çocukların evde oynadıkları oyuncak silahlar dosyaya suç delili olarak konuldu ve "Bu çocuklar savaşa hazırlanıyor" şeklinde raporlar tutularak mahkemeye sunuldu.
Çocukların güvenliğinden sorumlu olan yurtlarda ise durumun içler acısı olduğu belirtildi. Anne N.K'nin ifadelerine göre;
- Kurumda kalan muhacir çocuklar, yaşça büyük diğer çocukların ve bazı güvenlik görevlilerinin fiziksel şiddetine maruz kalıyor
- Şiddet olayları sonucunda bir çocuğun kolunun kırıldığı, başka çocukların ise kafasında ve kulağında ciddi kanamalı yaralar oluştuğu ifade edildi.
Çocukların namaz kılmalarının veya kendi dillerini konuşmalarının engellendiği, kurum psikologlarının çocukları yönlendirici sorularla (manipülasyon) yalan beyan vermeye zorladığı öne sürüldü.
Anneler, kurum yetkilileri ve görevli avukatlar tarafından açıkça tehdit edildiklerini ifade etti. Annelerin, "Eğer bu olayları basına verir veya gündem yaparsanız çocuklarınızı bir daha asla göremezsiniz" denilerek susturulmaya çalışıldığı belirtildi.
Anneler ise çaresiz bir şekilde çocuklarını geri almak için mücadele vermeye devam ediyor.
Tercümesini yaptığım bu kitabı 1 kişiye hediye ediyorum
Katılmak için:
1️⃣ Bu tweeti beğen
2️⃣ RT (retweet) yap
3️⃣ Bu hesabı takip et
⏳ Son katılım: 31 Mart
🎁 Kazanan: 1 Nisan açıklanacak
@SalihSeriyye02@mumineyazar Bu bahar Afgan’da öldürülen birtürk için açık açık konuşup karısıda zaten sıkıntılı adam diyor vs konuşuyordu şimdi duyar kasıyor ne kadar utanmaz bir insan
⚠️ Gazeteci İsmail Arı; kendi babası tarafından cinsel istismara uğrayan kız çocuğu ile adalet arayışındaki annesini yıllar önce haber yapmıştı.
Bugün anne ve kızın cansız bedeni bulundu. İşte o haberin detayları…
Kuran’a Hizmet Vakfı’nın önemli isimlerinden 30 yaşındaki Ayhan Şengüler’in, 4 yaşındaki kızını istismara maruz bıraktığı iddia edildi.
Anne şikayetçi oldu. Emniyette verdiği ifadede olayı şöyle anlattı:
Ayhan Şengüler ile 2017 yılında resmi olarak evlendik. Evliliğimizden 4 yaşında bir kızımız var. Ancak şu an eşimle boşanma aşamasındayız ve mahkeme devam ediyor.
Evlenmeden önce eşim, Kuran’a Hizmet Vakfı’nın Ümraniye Ihlamurkuyu’daki adresinde bana tecavüz etti ve sonrasında ailemin zoruyla evlenmek zorunda bırakıldım.
Evlendikten sonra sürekli olarak ben ve çocuğum psikolojik, fiziksel şiddete maruz bırakıldık.
Sürekli ‘Sana yaptıklarımı birine anlatırsan aynısını kızına da yaparım’ diye tehdit ediyordu.
Tüm bunları bir yıl önce savcılığa giderek anlattım ve bu olayların tümü şu an soruşturma aşamasında.
Kızım bir süre önce babasının vücuduna dokunduğunu söyledi. Ben ihtimal vermemiştim.
Kızım küçük olduğundan söylediklerinin gerçek olmayacağını düşünmüştüm. Kızım Sosyal Hizmetler bünyesinde takip altındadır. Bu yüzden bugün gittiğim devlet hastanesinin sosyal hizmetler birimde kızımla görüşme yapan görevli uzman hekim, ‘kızımın istismar konusunu kendisine anlattığını’ söyledi.
Kızımın, ‘babasının vücudunun özel bölgelerini ellediğini ve dövdüğünü’ söylediğini anlattı ve beni Çocuk Büro Amirliği’ne yönlendirdi.
Kızıma cinsel istismarda bulunan Ayhan Şengüler’den davacı ve de şikâyetçiyim.
Küçük kız ile görüşen uzmanlar ve pedagoglar hazırladıkları raporda, “D.Ş., babasının kendisini dövdüğünü, kafasına vurduğunu söyledi. Babasını kıyafetlerini çıkartarak özel bölgelerine dokunduğunu, canının acıdığını, babasına ‘bırak’ demesine rağmen babasının bırakmadığını anlattı” ifadeleri ile çocuğun istismara ve şiddete maruz kaldığı belirtildi.
Raporda, çocuğun ifadelerinin tutarlı olduğu, çocuğun fiziksel-bilişsel gelişiminin yaşı ile uyumlu olduğu da vurgulandı.
22 Şubat’ta ise Cumhuriyet Savcısı Fatmagül Yörük, Ayhan Şengüler’in “Çocuğun cinsel istismarı” suçundan tutuklanmasını talep etti.
İstismar suçunu işlediğine dair kuvvetli deliller olduğunu da belirtti. Ancak, savcı Yörük’ün “kuvvetli deliller var” demesine rağmen, dosyaya sanki “gizli bir el müdahale etti” ve Şengüler dikkatleri çeken bir şekilde tutuklanmadı.
İstanbul Anadolu 2. Sulh Ceza Mahkemesi ise savcının talebine karşın, Ayhan Şengüler’in “Sabit ikametgahı olduğu ve çekişmeli boşanma davası” olduğu gerekçesiyle tutuklama talebini reddetti.
Şengüler, yurtdışı çıkış yasağı ve bir aylık ev hapsi ile salındı. Yaklaşık bir ay sonra, 28 Mart’ta Şengüler’in adli kontrol kararı da kaldırıldı. 5 Nisan’da ise kamera kaydı ve görgü tanığı bulunmadığı, Şengüler’in suçlamaları kabul etmediği gibi gerekçeler ile “yeterli delil olmadığı” öne sürülerek kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.
Ardından anne H.Ş., “Kovuşturmaya yer yok kararı” ile dosyanın kapatılmasına itiraz etti. H.Ş. itirazında soruşturmanın kapatıldığının kendisine bildirilmediğini ve hatta tesadüfen öğrendiğini belirterek şunları sıraladı:
• Ayhan Şengüler sadece kızıma değil bana da defalarca kez nitelikli cinsel saldırıda bulunmuştur. Ben bu sebeple evlendirilmek zorunda bırakıldım. Evliliğimiz boyunca nitelikli cinsel saldırı, kasten öldürmeye teşebbüs, intihara azmettirme ve eziyet etme suçlarını tarafıma karşı işlemeye devam etmiştir.
• Yine evliliğimiz sırasında başka bir 15 yaşında çocukla birliktelik yaşamıştır, bu çocuğun da fotoğrafı ve telefon numarası elimde mevcuttur.
• Kızımın istismara uğradığına ilişkin beyanları uzman ve pedagogların da raporlarıyla desteklenmektedir. Belirttiğim üzere adli görüşme raporunda da kızımın verdiği ifadelerin tutarlı olduğu saptanmıştır. Bütün bunlara itibar edilmeden karar verilmiş olması hukuka aykırıdır.
Kadıköy’deki "ikinci el telefon" piyasası tamamen çökmüş durumda.
Bugün elimdeki cihazı satmak için tüm çarşıyı gezdim, sarı sitede minimum 45.000 TL olan telefona esnafın verdiği maksimum rakam 28.000 TL oldu. Aradaki fark tam bir uçurum.
Eğer acil nakit ihtiyacınız varsa ve esnafla pazarlık yapıp vaktinizi öldürmek istemiyorsanız şu rotayı izleyin. 👇🏻
• Esnaf: "Kardeşim piyasası bu" der, %40 düşük fiyat verir. Nakit verir ama canınızı sıkar.
• Sarı Site: İlanla uğraş, saçma sapan takas tekliflerini ayıkla, haftalarca bekle.
• Getmobil: Online fiyat al > Mağazaya git > 15 dakikada paran bankada.
Benim 28.000 TL teklif aldığım cihaza Getmobil anında 36.000 TL verdi. 🥰 Aradaki 8.000 TL farklada bir gram altın alıp birazdan iftarımı yapacağım. 😊
Paranızı telefonculara bırakmak yerine bence bu sistemi kullanabilirsiniz.
BİLGİ: Şimdi herkes #reklam yazar yoruma ama reklam değil, para almadım, sadece telefonun parasını aldım. Lütfen nolur boş yapmayınız.🥰
📌 Kaydedin, telefon satarken lazım olur.
💬 Sizce bu fiyat farkı normal mi yoksa esnaf işi iyice abarttı mı?
Halis hocanıza göre Taliban Hanefî mâturîdî diyonendî bir hareket olduğu için tevhîdî bir hareket değildi. Ne oldu da İslam Emirliği oldu ? Yoksa tevil yapıp kendilerine İslam Emirliği diyorlar bizde onları öyle andık mı diyeceksiniz ?
Tamam siz istediniz. Bu attığım tweet'i beğenen bir kişiyi Allah'ın izniyle Şevval Umresine bütün masraflarını üstlenerek götüreceğim inşallah. Takip vs şartı yok. Çekiliş yapabilmem için beğenmeniz yeterli. Son tarih 15 Şubat 23.59. Allah, imkanı olmayıp da en çok isteyene nasip etsin. Amin
Gazze Market açma fikrini ilk paylaştığımdan bu yana 10 ay geçti. 2 bin destek mesajı, yüzlerce telefon araması geldi. 1,5 milyon görüntülemeden 10-15 iş adamı birleşir diye düşündüm; yanılmışım. Ekseriyetle orta gelirli, kimisi de düşük gelirli vicdanlı insanlar destek verdi. Kimisi o kadar katılmak istedi ki birikimi yoktu. Ama ben onların samimiyetini çok derinden hissediyordum.
Şimdi bir marketimizi açtık ve online alışveriş sitemizi de hayata geçirdik. FreeGazza Online Market’i neden bir Trendyol’a dönüştürmeyelim? Komisyonlar yarı fiyatına olur. Yerli-milli ürünler ve yerli sermaye ile ülkemiz ekonomisine de destek vermiş oluruz. Üstelik her alışverişte cironun bir kısmı, savaş mağdurlarına gönderilmek üzere AFAD ve İHH’ya teslim edilsin. Şu an bunu küçük de olsa başlattık; her ay dekontları web sitesinde paylaşacağız.
#boykot #yerlisermaye #yerlimilli