@fenerlibonibon@AkbeyIst Ben de fenerliyim ama burda sizi eleştireceğim, oturup hocayı dinlemeden hiçbir şey anlamazsınız. Dolanarak ders dinleyince hiçbir şey anlamazsınız kusura bakmayın
@ConflictTR Bir Türk milliyetçisi doğuda yaşayan bir milliyetçi olarak şunu söylemek istiyorum sırf oy sayısından dolayı bakın tekrar ediyorum Kürtlerin sayısı çok fazla oldu oy alabilmek için bunları söylüyor hakkımı helal etmiyorum
@gusholderhaber sırf Kürtlerin sayısı belki de biz Türklerin sayısını geçtiği için oy sayısı bakımından böyle söylemiyorsa hiçbir şey bilmiyorum. OY İÇİN...
Para yeniden kazanılır.
Ev yeniden alınır.
Araba yeniden değişir.
Ama 25 yaş bir daha gelmez.
30 yaş da gelmez.
Japonya’ya gidip gelmek taş çatlasa 30 bin lira.
Ama o sokaklarda yürümek, sabah işe yetişmeye çalışan insanları izlemek, bir ramen dükkanında tek başına yemek yiyen, belki ömrünü çalışarak geçirmiş yaşlı bir adamın yüzündeki ifadeyi anlamaya çalışmak, dilini bilmediğin bir ülkede marketten aldığın kahveyle amaçsızca saatlerce dolaşmak, o sokaklarda kaybolmak…
İnanın bunlar insana 30 bin liradan çok daha fazla şey katıyor.
Çünkü görmüş, yaşamış insan farklı düşünüyor.
Bir süre sonra sürekli ertelemeyi bırakıyor.
Şu kredi bitsin, biraz daha rahatlayayım, seneye giderim demiyor.
Çünkü yılların akıp geçtiğini fark ediyor.
Bir bakıyor, saçına üç beş beyaz düşmüş.
Hayat da beklememiş.
Sonra iyi ki yapmışım diyor.
Dikkat edin, insanlar çok gördüğü, çok okuduğu, çok gezdiği, çok araştırdığı için mutsuz olmuyor.
Çok çalıştığı için, ailesine vakit ayıramadığı için, görmediği, keşfetmediği için, bütün hayatını aynı sokaklarda, aynı otobüste, aynı masada geçirdiği için pişman oluyor.
Hayat, sabah 07.00’de kalkıp aynı servisle işe gitmekten, aynı trafikte beklemekten, aynı masada aynı insanlarla çalışmaktan, akşam eve gelip yemek yiyip biraz telefona bakarak uyumaktan ibaret değil.
Evet, hayat pahalı.
Geçinmek zor.
Ama 120-130 bin liralık bir telefon almak yerine bir alt modelini tercih edip kalan parayla görmek, yaşamak yine senin elinde.
Sosyal medyada başkalarının yaşadığı hayatı izleyip pazartesi yine aynı işe gitmekle, o hayatı gerçekten yaşamak arasında dağlar kadar fark var.
Amerikalı şef ve gezgin Anthony Bourdain’in dediği gibi:
“Eğer bir şeyi savunuyorsam, o da hareket etmektir.
Gidebildiğin kadar uzağa git.
Yapabildiğin kadar çok şey gör.
Zihnini aç.
Kanepeden kalk.
Yola çık.”
Hayat sadece sabah kalkıp başkasının hayallerini gerçekleştirmek için işe gitmekten, akşam eve dönüp uyumaktan ve her ay sonu bilezik almaktan, o bileziklerle de bir üst model araba almaktan ibaret değil…