⚠️Okulunu Türkiye genelinde örnek okul haline getiren Sincan Anadolu Lisesi Müdürü Ali Osman Köse açıklamada bulunarak istifa ettiğini duyurdu:
🗣️"Yaklaşık 4 yıldır sürdürdüğüm Sincan Anadolu Lise Müdürlüğü görevinden istifa ettim.
Dört senelik inanılmaz gelişimin ardından proje okulu olduk. İki tane açık müdür yardımcısı pozisyonumuz vardı. Oraya işini iyi yapacak, çok liyakatli insanları önerdik sendikalarına falan bakmadan.
Beni burada hiçbir resmi sıfatı olmayan ama amirimmiş gibi 'sizin okula şunları uygun gördük' diyen bir sendika temsilcisi aradı.
Kendisine bizim çalışacağımız arkadaşları önerdiğimizi ifade ettik. Günün sonunda gördük ki onların uygun gördükleri insanlar buraya atanmışlar.
Hangi yapıya, kime hizmet ediyorsunuz bilmiyorum ama ben bu vatana, bu devlete ve bu bayrağa hizmet ediyorum. Sizin sözünüz geçer akçe olduğu sürece burada okul müdürlüğü yapamam"
✍️ Eski AİHM yargıcı Rıza Türmen yazdı:
🔴 Utanıyorum
📌 AB raporunu okurken utanç duydum. Türkiye ile ilgili böyle bir raporun yazılmış olmasında utanç duydum. Türkiye’yi bu noktaya getirenlerle, zulmedenlerle aynı ülkede yaşadığım için, aynı vatandaşlığı paylaştığım için utanç duydum. Hukuka aykırılıkları AİHM ya da AYM tarafından saptanmış yargı kararlarıyla yıllardır özgürlüklerinden yoksun bırakılan insanlar için utanç duydum. Bütün bu adaletsizlikler karşısında yeterli ve etkili olamamanın verdiği çaresizlik nedeniyle utanç duydum
https://t.co/H4QZlYvuNM
@RizaTurmen
Özgürlük deyince aklına ilk çıplaklık gelen insanlar çok varoş geliyor bana.Bu abla da öyle geldi mesela.Söylediği şey de doğru değil.Kendini üst sınıf hissetmenin yolunun çıplaklıktan geçtiğine dair pazarlanan ilkel algıdan olsa gerek,Türk kadınları Avrupalılardan çok daha açık
Suyu çömelerek içti, peygamber sünnetini ihya etti. Geri kalan zaiatın önemi yok.
Guy Debord'ın "Gösteri Toplumu" kitabından birkaç pasaj aklıma geliyor.
Kitabın adı bile yeter anlatmaya.
Faydası kendine bir iş, toplumsal bir faydaya tercih ediliyor.
1-AİHM, 3 hakimli Komite kararlarıyla Cemaat/KHK davalarını otomatiğe bağladı. Bu hafta 3 ayrı kararla 893 dosyayı kapattı.
Burada üçlü bir stratejiden söz edilebilir: İhlal kararlarıyla mağdurları sevindiriyor, bazı şikayetleri ve devletin sorumluğunu örterek rejimi üzmüyor ve++
Denizli’de gittikleri bir kafede 2 çaya 280 TL ödeyen gençler:
- İki çay içelim dedik. 140 TL’den veriyorlar, iki çaya 280 TL ödedik.
- Çay için 280 TL… Hayır yani çaydanlığı falan satın alıyoruz, haberimiz mi yok!
- Abartmayın ama ya, çay da bu kadar olmaz yani!
Antalya Havalimanı’nda "Cheeseburger" Şoku: 4 Burger 2 Kola 51 Euro!
Antalya Havalimanı'nda McDonalds’tan sadece 4 adet standart cheeseburger ve içecek için 51 Euro (2.725 TL) ödeyen Alman çift, hesaba isyan etti.
Yaşadıkları şaşkınlığı ve öfkeyi gizleyemeyen çift, "Daha önce de havalimanı fiyatlarına şaşırmıştık ama bu kadarı tam bir soygun, resmen rezalet!" diyerek tepki gösterdi.
Ben anlıyorum. Şöyle anlatayım.
Bu güruh 15 Temmuz zulmü başladığında Tayyip’e de aynı böyle yavşadı.
Kendi çalıştığım dairede AKP’li hakimlere kendi fişleme listeleriyle nasıl ispiyon, muhbirlik yarışına girdiklerine şahidim :)
Erdoğan yalakası @cuneytozdemir Türkiye'nin elenmesine rağmen umutsuz bir maçta atılan bu golle şovunu yapıyor..
Eğer Türkiye elenmeseydi var ya AKP'liler ve onun Troll gazetecileri neler neler yapardı düşünmek bile istemiyorum..
Sanki Allah Erdoğan'a o sevinci yaşatmadı
Muğla Hayıtbükü’nde plajda oturmak isteyen aile:
- Hayıtbükü’nde plajda oturmak istiyorsan para vermek zorundaymışız. Halk plajı olarak şuraya oturduk.
- Buraya gelirseniz, para vermek zorundaymışsınız, işletme sahipleri öyle diyor.
ABD Teknik Direktörü Mauricio Pochettino:
🔸Ben mi yanlış anlıyorum bilmiyorum ama sanki biz elenmişiz de Türkiye turnuvada kalıyormuş gibi bir hava var.
🔸Türkiye elendi ve evine dönüyor.
🔸Neden seviniyorlar, Bunu anlayamadım?
Her halleri samimiyetsiz, tutarsız ve ilkesiz!
Dikkat edin; şu yapmacık tavırlar içinde gözler sürekli etrafa bakıp dönüyor, güya “milli” sevincinin kayıtlara geçip geçmediğinden, fark edilip edilmediğinden emin olmaya çalışıyor.
Tiksindirici bir yaşam formu @cuneytozdemir
AKP’nin belgeli gemi vurgunu!
Türkiye Petrolleri A.Ş.‘nin alt şirketi olan Türkiye Petrolleri Offshore A.Ş.‘nin;
Sondaj gemilerine aldığı ‘platform destek gemileri hizmetleri’ için devasa tutarlarda ödeme yaptığını tespit ettik.
TP-OTC önce hizmetlere ilişkin kiralama ve diğer giderleri TPAO’dan tahsil ediyor, ardından şirketlere aktarıyor.
Her sondaj gemisi başına ortalama 2 adet platform destek gemisi hizmeti kiralanıyor.
🔴Sondaj gemisi başına ödenen destek gemileri hizmet tutarı⬇️
Günlük: 30.000 Dolar
Aylık: 900.000 Dolar
Yıllık: 10.950.00 Dolar
🔴Kiralık olarak kullanılan 11 adet destek hizmet gemisi için TPAO’nun kasasından çıkan toplam tutar⬇️
Günlük: 165.000 Dolar
Aylık: 4.950.000 Dolar
Yıllık: 60.225.000 Dolar
İlki 2017, sonuncusu 2025 yılı olmak üzere satın alınan toplam 6 adet sondaj gemisi için;
Bugüne kadar ödenen kiralık destek gemileri hizmet tutarı toplamı:
En az 225 Milyon Dolar!
Güncel kurla 10 Milyar 500 Milyon Lira!
Oysa TPAO’nun, bu tutarla, mevcut destek gemilerini defalarca kez satın alması mümkündü!
TPAO mevcut 6 sondaj gemisini, onlarca yıllık operasyonlar için satın aldığına göre;
Bu sondaj gemilerinin kullanması zorunlu olan destek hizmet gemilerini niye satın almıyor da, astronomik rakamlarla kiralıyor?
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’a soruyorum!
Bu para kimlerin cebine giriyor, derhal açıklayın!
İşte kesilen faturanın belgesi⬇️
Instagram kullanıcısı Yaren Doğan adlı kadın Sedat Peker'den yardım isteyerek Can güvenliğinin olmadığını bir erkek tarafından tehdit edildiğini iddia etti..
Sosyal Medya Bu Stand Up’ı Konuşuyor.
Deniz Göktaş’ın (@idgoktas), “Ölü Deniz” stan up’ı kısa sürede sosyal medyada gündem oldu.
#AdaletBuluşması#Adalet#Justice
"Güçlü Türkiye inşa edeceğiz" diyor...
Düşünsene 24 yıldır iktidarda
Daha kaç yıl istiyor?
50 yıl mı?
100 yıl mı?
24 yılın sonunda bıraktığı tablo:
Yüksek enflasyon
Hayat pahalılığı
Alım gücünün erimesi
Barınma krizi
Fahiş kiralar
Ulaşılamayan konut fiyatları
Kırmızı etin lüks hale gelmesi
Çiftçinin üretimden çekilmesi
Tarım arazilerinin azalması
Gıda enflasyonu
Genç işsizliği
Üniversiteli işsizliği
Beyin göçü
Liyakatsizlik
Nepotizm
Hukukun can çekişmesi
Kurumlara güven kaybı
Eğitimde kalite düşüşü
Nitelikli insan açığı
Kaçak göç sorunu
Sınır güvensizliği
Teröristlere önder deme
Demografik çöküş
Depreme hazırlıksız şehirler
Rantsal kentleşme
Orman arazisi talanı
Madenlerin talanı
Su kaynakları baskısı
Gelir adaletsizliği
Vergi yükünün artması
Orta sınıfın zayıflaması
Dış ticaret açığı
Yüksek dış borç
Teknolojide dışa bağımlılık
Enerjide dışa bağımlılık
Emeklilerin geçim sıkıntısı
Doğum oranlarındaki düşüş
Toplumsal kutuplaşma
24 yılın sonunda hâlâ "güçlü Türkiye kuracağız" diyorsan,
24 yılda olan buysa...
Eyvah eyvah.
KHK’lerle ihraç edilen kamu görevlilerinin emekli ikramiyeleri de çeşitli gerekçelerle ödenmiyor. İnsanlar 25-30 yıl boyunca çalışıyor, prim ve vergi ödüyor; emeklilik zamanı geldiğinde ise ikramiyeleri gasp ediliyor.
Benim de emekli ikramiyem ödenmemişti. Mahkemeye başvurarak yaklaşık bir yıl sonra hakkımı alabildim. Ancak herkes dava açabilecek durumda değil. Devlet, vatandaşını mahkemeye gitmeye mecbur bırakmamalıdır.
Bu nedenle, hizmet birleştirmesi yapan ve kamu görevinden ihraç edilen kişilerin emekli ikramiyelerini eksiksiz alabilmeleri, geciken ödemelere de yasal faiz uygulanması amacıyla kanun teklifi verdik.