yirmili yaşların ortasında birçok insan içten içe yas tutuyor aslında. çocukluğunun gidişine, eski heyecanlarının kaybına ve hayal kurabilen tarafının sessizliğine.
sokakta seni görünce karnının doyacağını sevgi göreceğini bilerek sana doğru mutlulukla koşan bir hayvanı görmenin verdiği huzuru bu hayvan düşmanlarına nasıl anlatacağız ki güzel olan her şeye düşmanlar
bana nar alırsan akşama ayıklanmış nar yersin cümlesini çok seviyorum, sen bana nar alacak kadar beni düşünürsen ben bu düşüncenin devamında seni daha çok düşünür ve senin benim için aldığın narı senin için ayıklarım demek nereden baksak çok güzel
Eskiden 25 yaşındaki insanları görünce her şeyi çözmüş, kariyerini kurmuş, doğru insanı bulmuş, ne istediğini bilen kişiler sanırdım. Meğer 25 yaş, cevaplardan çok soruların arttığı bir yaşmış.