Leng Jun’un 2004 tarihli yağlı boya tablosu, birçok uzmana göre “Mona Lisa’yı geride bırakan tablo�� olarak anılıyor. Dünyanın en hipergerçekçi eserlerinden biri kabul ediliyor.
“Racism is not dead, but it is on life support - kept alive by politicians, race hustlers and people who get a sense of superiority by denouncing others as racists.”
— Thomas Sowell
İşte O An!
Arkeoloji camiası yaklaşık 1 yıl önce muhteşem bir buluntu grubu ile tanışmıştı. Bu son yılların en büyük arkeolojik keşiflerinden biriydi. Tuscany'deki San Casciano dei Bagni'de, Etrüsk-Roma tapınağından 24 mükemmel korunmuş bronz heykel koleksiyonuydu. MÖ 2. yy ile MS 1. yy arasına tarihlendirilen eserler antik çağın en büyük bronz heykel koleksiyonlarından biri olarak kayda geçti. Bu müthiş keşfin buluntu anını da yayınlamışlar. ❤️🔍🏛️
#Arkeoloji #Etrüsk #Roma #Keşif
Bir şeyin en iyisini, en güzelini, en doğrusunu, en görkemlisini, en faydalısını, en hayırlısını, en eşsizini ve en en olanını... Vs. seçmekten evlâ bir bilgi var: "Bize ait olanı seçebilmenin bilgisi"
Bize ait olanı seçmeyi bilmenin bilgisi. Kendine dair bilmeklerin en âlâsı.
"Atların içtiği pinardan su için. At asla kötü su içmez. Yatağınızı kedinin uyuduğu yere koyun. Bir solucanın dokunduğu meyveyi yiyin. Böceklerin konduğu mantarı cesurca seçin. Köstebeğin kazdığı yere ağacı dikin. Evinizi yılanın kendini ısıtmak için oturduğu yere inşa edin. Kuşların sıcaktan saklandığı yerde su kaynağını kazın. Uyuyun ve kuşlarla aynı anda uyanın - günün tüm altın tahıllarını toplarsınız. Daha fazla yeşillik yiyin - ormanın canlıları gibi güçlü bacaklara ve dirençli bir kalbe sahip olursunuz. Sık sık yüzün ve yeryüzünde sudaki balık gibi hissedersiniz. Mümkün olduğunca sık gökyüzüne bakın, düşünceleriniz hafif ve net hale gelir. ��ok susun, az konuşun - ve kalbinize sessizlik gelir ve zihniniz açık ve özgür olur."
Alıntı
Lacan’ın “Her anlama, yanlış anlamadır,” dediğinde, beni başkasıyla yan yana koyan ve yan yana durdurabilmeyi başaran tek şeyin “anlama gayreti” olacağını düşünmeye başlıyorum. Yanlış anlama kaçınılmazsa, iki insanı ancak “anlama gayreti” bir arada tutabilir.