Oğlum (7) Netflix’de yayınlanan kaleci Emi Martinez’in belgeselini izleyip bitiminde ‘abi çok iyi yaa’ deyip ağlamaya başladı. Çok mutlu olmuş neden ağladığını bilmiyormuş. Seni çok üzerler annesinin bi’ tanesi.
“Nesiller boyu aktarılan travmalar, sessizce hayatımızı şekillendirir. Fakat zincir kırıldığında yalnızca biz değil, bizden sonraki nesil de özgürleşir…”
Hayatın boyunca unutamayacağın an ne olurdu diye sorsalar 7 yıl önce yemek borusu tamamen yandığı için 7 yıl boyunca ağzından tek lokma yutamayan bu yakışıklının kana kana meyve suyu içtiği andır derdim.
"Zumhurbaskanim ha bize bir saat verun" diyen şahıs, muhalif vatandaşları yine tehdit etti:
"Bir inelim sokaklara bakalım kimler varmış. Polislerimiz bir dinlensin."
Özgür Özel: "Dün 28 kişinin diploması iptal edildi. Ekrem Bey'i ayırıyorum. Diğer 27 kişinin suçu neydi?
35 yıl önce, 2026 yılında Türkiye'yi yönetecek Cumhurbaşkanıyla aynı sınıfta okumaları. Böyle suç olur mu?"
İktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerini siyasî emelleriyle tevhit edebilirler.
Bu ülkede hukukun üstünlüğünü, demokrasiyi ve millet iradesini savunan herkes bilmelidir ki, seçilmiş bir belediye başkanına yönelik bu girişimler asla ama asla kabul edilemez. Dün diploma iptali, bugün sabahın erken saatlerinde Ekrem Başkanımızın evinin önüne yığılan polisler ve ekibine yönelik gözaltı işlemleri… Bu tablo, hukuk devletine yakışmıyor.
Gözaltı nedeni belli olmasa da; Daha önce adliyeye gidip ifade veren bir belediye başkanını, bugün koştur koştur gözaltına almak neyin göstergesidir?
Eğer gerçekten adaleti arıyorsanız, önce hukukun temel ilkelerine sadık kalınmalıdır.
Bilinmelidir ki, milletin iradesine yapılan hiçbir müdahale karşılıksız kalmaz. Hukuk dışı yöntemlerle, baskılarla, tehditlerle yapılan bu uygulamalardan en büyük zararı demokrasimiz görecektir. Ancak biz susmayacağız!
Hiç kimse de unutmasın: Ekrem Başkanımız yalnız değildir!