BİR DAHA ASLA ALAÇATIYA GİTMEYECEĞİM
Geçen hafta arkadaşlarla Alaçatı'ya gitmiştik. Herkesin önünde fotoğraf çekildiği, dışarıdan bakınca aşırı şık görünen bir kafeye oturduk. Daha menüye bakarken fiyatlar biraz garip gelmişti ama "Abartıyor olamam." dedim. Sonuçta Alaçatı, pahalıdır diye düşündüm.
İki kahve ve bir dilim cheesecake söyledik. Yaklaşık yarım saat bekledik. Sipariş geldiğinde her şey normaldi. Kahveler küçüktü ama tadı güzeldi. Hiçbir problem yoktu.
Asıl olay hesap gelince başladı.
Garson küçük siyah hesabı masaya bıraktı. Açtım. Bir an gerçekten yanlış masanın hesabını getirdiğini sandım. Tekrar tekrar baktım. İki kahve ve bir tatlı için yazan rakam aklıma yatmıyordu.
Garsonu çağırıp kibarca, "Sanırım bir karışıklık oldu." dedim.
Adam gayet rahat bir şekilde, "Yok efendim, doğru hesap." dedi.
Menüyü tekrar istedim. Fiyatlara baktım. Kahvenin yanında küçücük puntolarla ekstra servis ücreti, masa hizmeti ve başka kalemler eklenmişti. Sipariş verirken bunlardan hiç bahsedilmemişti.
Ben de bunun doğru olmadığını söyledim. "Madem böyle ek ücretler var, sipariş verirken söylenmesi gerekmez miydi?" dedim.
Sesimi yükseltmedim. Sadece açıklama istedim.
Bu sırada yan masalardaki insanlar bize bakmaya başladı.
Garson bu sefer, "Burası Alaçatı, fiyatlarımız normal." dedi.
Ben de, "Normal olması başka, müşteriye önceden bilgi verilmemesi başka." diye cevap verdim.
O anda içeride tuhaf bir sessizlik oluştu.
Kasadaki görevli de konuşmaya dahil oldu. "Beğenmediyseniz bir daha gelmezsiniz." dedi.
Bu cümleyi duyunca gerçekten sinirlendim.
"Bir işletmenin müşteriye vereceği cevap bu mu?" diye sordum.
Yan masada oturan orta yaşlı bir adam dönüp, "Haklı çocuk, bize de aynı şey oldu." dedi.
Sonra başka bir masa da konuşmaya başladı. Meğer benzer durumu yaşayan sadece biz değilmişiz.
Birkaç dakika içinde konu bütün kafeye yayıldı.
İşletme çalışanları ortamı yumuşatmaya çalıştı ama artık herkes fiyatları konuşuyordu. Kimisi "Turistik yer." diyordu, kimisi de "Fiyat ayrı, bilgilendirme ayrı." diye itiraz ediyordu.
En sonunda müdür geldi. Daha sakin bir şekilde konuştu. Bazı ücretlerin yanlış anlaşıldığını söyledi ve hesapta düzenleme yapabileceklerini belirtti.
Biz de tartışmayı uzatmadan ödememizi yaptık ve çıktık.
Arabaya bindiğimizde kimsenin konuşası yoktu.
O gün anladım ki mesele pahalı olması değildi. İnsan, ne ödeyeceğini baştan bilirse ona göre karar verir. Ama hesap masaya geldikten sonra sürprizle karşılaşınca, içtiğin kahvenin tadı da, oturduğun yerin manzarası da hiçbir anlam ifade etmiyor.
Kamuoyunun Dikkatine!
Dünyanın en köklü aktif müzik grubu olarak yapılan bu saygısızlığa karşı avukatlarımız gerekli hukuksal süreçleri başlatmıştır.
Asdfghjkl 😂
Şaka şaka.
Son gösterine bayıldık, İyi ki varsın 🙏 @idgoktas
Neşemizi de çalamazlar ya 😜
📍YILIN HADSİZLİĞİ!
Boğaziçi Üniversitesi Felsefe bölümünden mezun olan bir kardeşimiz diplomasını alacağı esnada, paraşütle inen akademisyen Yasin Ramazan Başaran ile fotoğraf çektirmek istemedi.
Akademisyen diplomayı vermemek için diretti, diplomayı çekiştirdi, öğrenci hak ettiği diplomasını zar zor aldı!
Rezalet görüntüler! Yasin Ramazan Başaran bir gün bile beklenilmeden görevden alınmalıdır! @YuksekogretimK
Fotoğrafta gördüğünüz kişi abim Samet Özgül.
Gazi Üniversitesi öğrencisi ve motokurye olarak çalışan abim Samet, Ankara’da trafikte uyardığı 3 kişi tarafından darp edilip canice boğazından bıçaklanarak katledildi.
Sabıkalarında uyuşturucu dahil 20 ayrı suç olan 2 kişi serbest bırakıldı, 19 yaşındaki katilin ise 'pişmanım' sözüyle müebbet hapis cezası 25 yıla indirildi. Dava dosyamız hala Yargıtay’da!
Samet için ses verin, adalet yerini bulsun!
@adalet_bakanlik@TCYargitay
#SametÖzgülİçinAdalet
🔴 Günlerdir tazminat hakkı için Ankara’da direnen işçi:
📌 “Pazar listesi yaptım ama cebimde param olmadığı için alamadım.”
📌 “Benim 3 tane çocuğum var. Ben ekmeğimi almak istiyorum. Çoluğumun çocuğumun rızkını istiyorum.”
📌 “Bizden sorumlu olanlar gelsin! Gelsin benim çocuğumun, kızımın, oğlumun hakkını versin burada.”
📌 Lanet olsun ya. Öleceğiz burada. Bizim cesetlerimizi götürecekler. Bu kadar lanet bir ülkede mi yaşıyoruz biz?”
Akbelen’de ağaçların kesilmesine karşı çıkan sanatçı Sunay Akın
▪️“Birileri daha çok zengin olacak, toklar daha çok yiyecek diye, tokları doyurmak için bizim geleceğimizi karartıyor ve kültür mirasımızı yok ediyoruz”
Ramazan bitti…
Mizansen fakirin yer sofrasında iftar açma şovları sona erdi…
Şimdi tam gaz…
Köylünün ormanına, tapulu arsasına, tarlasına çökmeye devam…
#AkbelenOrmanı