📢 Avukat Zehra Fatser:
⭕ ‘Yeni müfredattan "Kurtuluş Savaşı" ifadesini çıkartıp neyden kurtuluyoruz? Koskoca Osmanlı vardı’
söylemi basit bir kavram tercihinin çok ötesindedir.
⭕ Tarihi sıralardan öğrenen çocuklar ve gençler
adına bu açıklamayı yapmak benim tarihi bir borcumdur. Çünkü çok iyi biliyoruz ki Gazi Mustafa
Kemal Atatürk'ün milli mücadelesini yok saymak bir milletin topyekun varoluş mücadelesini yok
saymaktır.
⭕ Osmanlı yüzyıllarca 3 kıtaya hükmetmiş büyük bir imparatorluk olsa da son dönemlerinde fiili
egemenlik kaybı ve esaret gerçeği kelime oyunlarıyla örtbas edilemez. 1918'de Mondros Mütarekesi sonrasında Osmanlı devleti, fiilen askeri ve siyasi bağımsızlığını kaybetmiştir.
⭕ 13
Kasım 1918'de İtilaf donanması İstanbul'u demirlediğinde payitaht hukuken ve fiilen rehin
alınmıştı.
⭕ İşte o gün Gazi Mustafa Kemal Atatürk o derin tarihi vizyonu ve sarsılmaz inancıyla ‘Geldikleri gibi giderler.’ diyerek bağımsızlık iradesini ortaya koymuştur.
⭕ 16 Mart 1920'de İstanbul
resmen işgal edilmiş milli iradenin kalbi Meclis-i Mebusan dağıtıldığında ve milletvekilleri sürgüne gönderildiğinde Osmanlı hükümeti fiilen çökmüştü.
⭕ Bu mutlak esaret zincirini kıran hamle yine
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün liderliğinde Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni açarak milli egemenliği ve sivil iradeyi yeniden inşa etmiştir.
⭕ Anadolu'nun büyük bölümünü yabancı devletler arasında paylaşan Sevr Antlaşması bizzat
Osmanlı Hükümeti tarafından imzalandığında Türk milleti işte bu fiili esaretten ve payitahtın
imzaladığı ölüm fermanında Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Amasya'dan, Erzurum'dan, Sivas'tan
başlattığı ve cepheden cepheye büyüttüğü okutulu askeri ve siyasi deha ile kurtulmuştur.
⭕ Tarih
metodolojisinde milli mücadele bir yöntem kurtuluş savaşı ise o yöntemin vatanı esaretten
çıkaran mutlak neticesidir.
⭕ Unutulmamalıdır ki Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün başkomutanlığında
o silahlı kurtuluş gerçekleşmeseydi bugün masada bağımsızlığımızı tescilleyen bir Lozan, sınırları
kanla çizilmiş bir vatan ve en acısı kendi müfredatını özgürce belirleyebilen egemen bir Türkiye
Cumhuriyeti olmayacaktı.
⭕ Kendini var eden kurucu zaferi sansürleyen bir anlayış geleceğe özgü nesiller yetiştiremez.”
Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum.
Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum.
Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!
Artık yeter!
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e, Çanakkale şehitlerine, Milli Mücadele’de vatan için can vermiş nice yiğitlere, Cumhuriyet ile küllerinden yeniden ayağa kalkan şanlı Türk Milleti’ne açıkça hakaret ediliyor, iftira atılıyor!
Buna sessiz kalınamaz kardeşim. Bu ne cüret? Her gün daha da azıyorlar. YETER!
Cumhuriyet Savcılarını göreve davet ediyorum.
@adalet_bakanlik@TC_icisleri@EmniyetGM@abakingurlek
#fatihtezcantutuklansın
“En düşük emekli maaşı 28 bin lira olsun, her emekliye 8 bin lira seyyanen zam verelim” dedik.
Bir gün yoksulluk görmemiş olanlar, kollarında 20 milyonluk saatlerle 20 bin liraya el kaldırdılar.
Ant olsun ki;
Emekliye acımayana acımayacağız!