"Bahçeli hepimizi kurtaracak"
"Mistik kurtarıcı Devlet Bahçeli"
Assan Savunma hüpletme sürecine girdi.
1 Milyar dolarlık Papara'yı nasıl 100 milyona hüplettiler?
https://t.co/28yBYzlcN8
Otokoç binası ve Antalya Ford bayisi Çirkinler Grubu lideri Zuhat Altunç’un talimatıyla Kaan Akkuş ve Serdar Ertekin tarafından kurşunlatıldı.
Gerekçe; Rahmi Koç’un Kürt kadınlarına yönelik tepki çeken sözleri.
Eşini ve 3 yaşındaki oğlunu Ege'de kaybeden KHK'lı edebiyat öğretmeni Hasan Aksoy:
"Oğlum can verdiğinde benim kucağımdaydı. Bizi kurtaran balıkçı teknesine çıktığımızda, bu bayrağın altına sığdırılmamış üç bebeğin cenazesi vardı. 79 ay hapis yattım, bu manzara zihnimden asla gitmedi, hayatım boyunca unutacağımı da zannetmiyorum."
Eşi Sena Aksoy ve oğlu Yusuf Baha’yı Ege’nin sularında kaybeden Hasan Aksoy, yaşadığı trajediyi ve 79 aylık cezaevi sürecini ilk kez anlattı.
Röportajın tamamı:
https://t.co/Ochn7rWDkN
SelmanHasta AnnesiHapiste
Bunları “İmamoğlu, Kılıçdaroğlu’nun ima ettiği gibi fetöcü olabilir mi?” anlamına gelen bir soru üzerine söylüyor.
AKP’yi “fetöden” tasfiye etmenin hayallerini kurarken şimdi geldikleri nokta çok ibretlik…
İktidara karşı gerçek bir muhalefet ortaya koyan herkes potansiyel “fetöcü” artık…
Yapılmış darbeden 5 kişi suçlu
Yapılmamış darbeden 4940 kiși suçlu
12 Eylül 1980 darbesinin yargılandıǧı 2010 tarihli davada darbeci generallerin kurduğu Milli Güvenlik Konseyi(MGK) ūyesi sadece 5 general tutuksuz yargılandı ve konu kapandı.
15 Temmuz darbe teşebbüsünun yargılandıǧı davalarda suçlu suçsuz 4865 asker, 65 sivil toplam 4940 kişi sorumlu tutuldu. Iskence gördüler. Tutuklandılar ve zindanlarda çürütülüyorlar.
1634 kișiye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi.
1366 kișiye müebbet hapis cezası verildi.
1940 kişiye de süreli hapis cezası verildi.
Yapılmış hedefine ulaşmış 50 devrimci ve ülkücü gencin asıldığı, 7 yıl sıkıyönetim yönetimi kuran 12 Eylul 1980 darbesi davasında sadece darbenin lideri 5 general yargılandı.
2010 referandumu sonucunda zamanaşımı sorunu da ortadan kalkmasına raǧmen başka hiçbir asker ve sivil yargılanmadı.
Ilgili link;
https://t.co/QXeSIiUXqG
12 Eylul darbe davasında darbenin lideri 5 general yargılandı. Bu dava 2010'da başladı ve halen Ahim'de inceleme bekliyor.
15 Temnuz darbe girişimi davalarında da sadece girişiminin liderleri yargılansın basitliginde bir hukuki yaklaşım elbette kabul edilemez fakat darbe davalarının iddianameleri duzenlenirken 12 Eylule baska 15 Temmuza baska bir hukuki yaklasım sergilenemez.
Madem darbe davalarında asli fail birinci dereceden sorumlu darbenin lider kadrosudur ve bu nedenle 12 Eylul darbe davasında 5 general sorumludur o zaman 15 Temmuz davalarında da "Ben darbeciyim ve biz bu darbeyi dönemin Genelkurmay baskanı Hulusi Akar ve kuvvet komutanlarıyla birlikte 150 general planladık" beyanı mahkeme kayıtlarında sabitken 150 general birinci dereceden sorumludur ve müebbetle yargılanması gereken kişi sayısı da bununla sınırlı olması gerekir.
Hicbir yetki ve sorumlulugu olmayan 104 er rutbesindeki masumlara, 413 askeri öğrenciye hangi hukuki gerekce ile müebbet hapis cezası veriliyor.
15 Temmuz darbe girisiminde hukuken müebbet hapis cezası ile yargılanacak kisiler sadece darbeyi planlayan lider kadrosudur ve bu sayı 150 kisiyle sınırlıdır.
3000 kisiyi müebbet verilemez varsa sorumlulukları o da müebbet hapis cezası degil darbeye yardım sucundan en fazla 20 yıl verilir.
Hele ki erler ve askeri öğrenciler bırakın ceza vermek hicbir sekilde yargilanamaz dahi.
15 Temmuz darbe davaları hukuki bir zeminde yargılaması yapılmış darbe davaları degildir.
Yargilanmamasi gerekenler müebbet hapis cezası almış, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alması gerekenlerde kahraman edasıyla elini kolunu sallayarak gezmektedir.
Bu hukuki garabetler 10 yıldır devam ediyor. Hukuksuzluklara karşı mücadele etmek öncelikle aydınların sonra da vicdan sahibi herkesin gorevidir.
MUCADELEYE DEVAM
15 TEMMUZ DARBE YARGILAMALARI BİLANÇOSU AŞAĞIDAKİ GİBİDİR:
Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanlar:
85........general
1.116.....subay
266.......astsubay
56 .........uzman çavuş
6............ polis memuru
12.......... er
61......... askeri öğrenci
32......... sivil kişi
1634.......TOPLAM SAYI
Müebbet hapis cezası alanlar:
24......general,
536....subay,
181.... astsubay,
170.... uzman çavuş,
9..........polis memuru,
92...... er,
352.....askeri öğrenci,
2..........sivil kişi.
1366....TOTAL SAYI
Süreli hapis cezası alanlar:
26 general,
775 subay,
323 astsubay,
427 uzman çavuş,
156 polis memuru,
45 er,
106 askeri öğrenci,
31 sivil kişi,
1 mülki amir
1940.....TOTAL SAYI
⁉️ VPN hakkında mutlaka bilmeniz gereken doğruları ve yanlışları listeledim:
1- 🔍 Yanlış: VPN kullanırsam tamamen anonim olurum.
✅ Gerçek: VPN, IP adresini gizler ama tarayıcı parmak izi, çerezler, WebRTC sızıntıları gibi yöntemlerle hala izlenebilirsin. Anonimlik için ek önlemler gerekiyor.
2- 🔍 Yanlış: Ücretsiz VPN’ler güvenlidir.
✅ Gerçek: VPN sadece cihaz ile VPN sunucusu arasındaki trafiği şifreler. Web siteleri, uygulamalar veya DNS sorguları hala farklı yollarla takip edilebilir.
3- 🔍 Yanlış: VPN, internet hızını etkilemez.
✅ Gerçek: Şifreleme ve sunucu mesafesi nedeniyle VPN, internet hızını düşürebilir. Hız garantisi veren VPN çok nadirdir.
4- 🔍 Yanlış: VPN kullanmak yasal sorun yaratmaz.
✅ Gerçek: VPN sadece trafiği gizler, cihaz güvenliği sağlamaz. Malware, phishing veya exploit’lere karşı hala savunmasızsın.
5- 🔍 Yanlış: VPN tüm cihazları korur.
✅ Gerçek: VPN sadece yapılandırıldığı cihazdaki trafiği şifreler. Wi-Fi veya ağ düzeyinde koruma sağlamaz.
6- 🔍 Yanlış: VPN kullandığımda devlet veya internet sağlayıcım hiçbir şey göremez.
✅ Gerçek: Bazı devletler VPN trafiğini tespit edip engelleyebilir. Ayrıca, bazı VPN sağlayıcıları log tutuyor ve yasal taleplere cevap verebilir.
7- 🔍 Yanlış: DNS, HTTPS veya tarayıcı gizlilik önlemleri ile VPN eşdeğerdir.
✅ Gerçek: VPN protokolleri (OpenVPN, WireGuard, IKEv2) ve sağlayıcı politikaları oldukça farklı. Bazıları zayıf şifreleme veya log tutuyor.
⚠️⚠️ QR kod okutmadan önce mutlaka bilmeniz gerekenler
Yalan yok, QR kodlar hayatımızı kolaylaştırdı. Restoran menülerinden otopark ödemelerine, banka işlemlerinden etkinlik girişlerine kadar her yerde karşımıza çıkıyorlar. O kadar alıştık ki çoğu zaman neyi taradığımızı bile düşünmeden telefonumuzu çıkarıp QR kodu okutuyoruz.
Bir QR kodun dış görünüşüne bakarak sizi nereye yönlendireceğini anlamanız mümkün değil. Bir bağlantıyı gördüğünüzde adresi inceleyebilirsiniz. Ancak QR kodlarda bağlantılar gizli ve çoğu kullanıcı doğrulamadan açıyor.
Siber suçlular son yıllarda bu alışkanlığı aktif olarak kullanmaya başladı. Özellikle sahte ödeme noktaları, otoparklar, restoranlar ve halka açık alanlarda gerçek QR kodların üzerine yapıştırılan sahte kodlar birçok ülkede dolandırıcılık vakalarına neden oldu.
Bu saldırı yöntemine "Quishing" adı veriliyor. Yani QR kod üzerinden gerçekleştirilen kimlik avı saldırıları.
QR kodların içinde zararlı bir bağlantı da olabilir, sahte bir ödeme sayfası da olabilir, sizi farklı bir uygulamayı yüklemeye yönlendiren bir adres de olabilir.
Bu nedenle QR kod kullanırken oldukça dikkatli olmak gerekiyor.
✅ Öncelikle kodu okuttuktan sonra açılan bağlantıyı mutlaka kontrol edin. Alan adı gerçekten ilgili kuruma mı ait? Harf değişiklikleri veya sahte alan adları var mı?
✅ Ödeme yapıyorsanız adres çubuğunu mutlaka inceleyin.
✅ Kamusal alanlarda bulunan QR kodlarda sonradan yapıştırılmış etiketler olup olmadığına dikkat edin.
✅ QR kod ile ödeme yaparken alıcı bilgisini kontrol edin.
✅ QR kodları bağlantı olarak düşünün, görsel olarak değil.
✅ Bir QR kod sizden banka bilgilerinizi, şifrenizi veya doğrulama kodunuzu istiyorsa ekstra dikkatli olun.
✅ QR kod sizi bitly, tinyurl veya benzeri kısaltılmış bağlantılara yönlendiriyorsa gerçek adresi göremeyebilirsiniz. Bu yüzden kısa bağlantılara karşı dikkatli olun.
Eski dönemde sözde askerlerin OYAK'a şimdikiler kadar çökmediği görüşüne katılmamakla birlikte (eski iletişim sistemlerinde gizlemek kolaydı), şimdiki durumu ve özünde yağma düzenini, OYAK özelinde anlatan Cevheri Güven'in yayınını izlemenizi öneririm.
https://t.co/9ZFKAojCuK
CHP özelinde geçmişten günümüze derin yapılar, müdahele yöntemleri, Erdoğan'ın konumu ve mevcut rejimin fotoğrafı açısından, Ahmet Nesin ile Said Sefa'nın bu hayli önemli yayınını izlemenizi öneririm.
https://t.co/3RkqshriDE
Önemli:
1/ 6 yıl önce yazmış olduğum değerlendirmeler doğrultusunda Ulusalcı/Avrasyacı dangalakların Özgür Özel'e bu denli yanaşması ve öne çıkarması, Mansur Yavaş üzerinden uygulamada oldukları plana Özgür Özel'in de eklendiği şeklinde düşünülebilir.
Bu tür bir konu ile gündem oluşturmada maksat; Koç'a çökmeden önce ortam şekillendirme açısından kamuoyunda itibarını zedeleme gibi görünüyor.
Koç'un son günlerdeki muhalif kesime şirin görünme çabası da, haber aldıkları olası çökme operasyonunda destekçi biriktirmeye matuf.
Değerli meslektaşım Av. Hakan R. Küçük çok önemli paylaşımlar yapıyor.
Hukuktan ve Adaletten yana olan herkesin takip etmesini tavsiye ederim.
👇👇👇
@BayerischerLeo
❇️Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), tutukluluk süreçlerine dair kritik 4 soruyu taraflara yöneltti. Özgürlük ve güvenlik hakkı bağlamında şu başlıklar öne çıkıyor:
1️⃣ "Makul Şüphe" Kriteri:
Tutuklamalara dayanak olan "makul şüphe" gerçekten oluştu mu? Yerel mahkemeler ve Anayasa Mahkemesi, somut deliller yerine tutuklamadan sonra ortaya çıkan bilgilere mi dayandı?
2️⃣ Tutukluluk Süreci ve Süresi:
Hakimler, özgürlükten yoksun bırakma kararlarında "ilgili ve yeterli" gerekçeler sundu mu?
Tutukluluk süresi "makul süreyi" aştı mı?
3️⃣ Etkili Başvuru Yolu (İtiraz Hakkı):
Tutukluluğa itiraz süreçlerinde;
Silahların eşitliği (savcılık görüşünün bildirilmemesi),
Dosyaya erişim kısıtlaması,
İtirazların incelenmemesi veya geciktirilmesi,
Avukatla iletişimin izlenmesi,
Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuruyu inceleme süresinin aşırı uzunluğu, gibi engeller adil yargılanmayı ihlal etti mi?
4️⃣ Tazminatın Etkililiği:
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 141. maddesi kapsamındaki tazminat yolu, tutukluluğa ilişkin şikayetler için gerçek anlamda "etkili bir çözüm" sağlıyor mu?
Değerli meslektaşım Av. Hakan R. Küçük çok önemli paylaşımlar yapıyor.
Hukuktan ve Adaletten yana olan herkesin takip etmesini tavsiye ederim.
👇👇👇
@BayerischerLeo
5⃣ Evet yanlış okumadınız, adil yargılanma hakkı kapsamında silahları eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerine ilişkin şikayetleri reddederken ‘Bylock belirleyici delil değil’ diyen AYM, tanık sorgulama hakkı ihlali iddiasını reddederken de ‘tanık tek başına belirleyici delil değil’ demiştir. Suç ve cezaların yasallığı ilkesinin ihlali iddiasını reddederken ise tanık sorgulama hakkıyla ilgili söylediklerini sanki başkası söylemiş gibi, yerel mahkemelerin; "Bylock kullanımı dikkate alınmasa dahi, diğer delillerle başvurucunun örgüt hiyerarşisinde yer aldığına" ilişkin değerlendirmesini hukuka uygun bulmuştur. Örgüt hiyerarşisi içindeki faaliyet dedikleri de, cemaat bünyesinde üstlenilen birtakım görevlerden (Öğrenci evlerinin koordinasyonu, öğrencilere ders verme, rehberlik etme vb.) ibarettir. @YilmazAkcil1968
7⃣ Kısaca, AYM cephesinde bir değişiklik yoktur ve AYM hukuka kafa tutmaya devam etmektedir. Bu kez bu tavrını 2,5 yıl bekleterek değil, Yasak kararından 17 gün sonra göstermiştir. Bu kararlar, AİHM kararlarının uygulanmadığının ve hatta ülkedeki en yüksek mahkeme tarafından ‘umursanmadığının’ en önemli göstergesidir. Bu kararlar, Hükümetin yakın zamanda Yalçınkaya kararı bağlamında Bakanlar Komitesine sunmaya çalışacağı "AİHM kararlarını uyguluyoruz" şeklindeki ''pembe tablonun'' gerçeği yansıtmadığını ispatlamak adına Komiteye sunulacak önemli bir belgelerdir.
8⃣ Bu kararlar kimsenin moralini bozmamalı ve mücadele azmini kırmamalıdır. Bugün de paylaştığımız üzere, AİHM yüzlerce kişi hakkında verdiği ihlal kararlarını 23 Haziran'da açıklayacaktır. Kimsenin bu ''dosya seli'' karşısında durabilmesi ve direnebilmesi mümkün değildir. Nasıl ki 2-3 yıl önce cezalandırma gerekçesi yapılan hususlarla ilgili bugün beraat veriliyorsa, AİHM kararları geldikçe beraatler daha da artacaktır. Yani, AİHM kararları eninde sonunda ve mutlaka uygulanacaktır. Yeter ki hak mücadelesinden vazgeçilmesin!
Hergün yazacağım:
Cezaevlerinde 15 Temmuz bahanesiyle müebbet hüküm giymiş 3000 kişi var!
Bu insanlar çürüyor, aileleri perişan!
Bunu önemseyen herkes elini taşın altına koymalı, bu korkunç sorun için çözüm üretmeye çalışmalı!