CHP'nin rozet töreninde salonda bulunanların en az 200'ü sahte figüran CHP'li ile dolduruldu.
Kılıçdaroğlu'nun rozet töreni için 950 TL’ye cast ajanslarından tutulan figüranlar arasında Mısırlı, Özbekistanlı göçmenler, atanmayan öğretmenler, öğrenciler vardı.
Arka bahçelerde slogan provası yaptırıldı. 50 kişiye CHP Gençlik Kolları yeleği giydirildi.
Not: Haberi yalanlayan herkese alandan fotoğrafımı bırakmak istiyorum. Destekleyen herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Dün, adalet ve hukuk sistemi adına utanç verici bir gündü.
Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker mahkemede, uğradığı şantajı, işkence ve taciz gibi zorbalıkları anlattı.
Salondaki herkesin tüyleri diken diken oldu. Bu anlatımları ben de milletimizle paylaşmak istiyorum.
İBB kumpas davasının, 19 Mart darbesinin sahibi saraydaki zihniyetin nasıl metodlar kullandığını ibretle okuyacaksınız.
Yargıyı yerle bir eden bu zihniyetin peşinden koşan ve “arınma” ifadesini dilinden düşürmeyen, pankartlar asan “saray kayyumu” da bu vahim ifadeleri derhal okusun!
https://t.co/39BNFNzjca
Mutlak butlan kararıyla birlikte muhalif çevrelerde hemen yeni parti tartışmaları başladı. Ne yazık ki, CHP’ye karşı açılan bu dava bir yıldır devam ederken ne konunun ciddiyeti konusunda kamuoyu yeterince harekete geçirildi ne de KK’nın yaptıkları açık biçimde teşhir edildi. Karar sonrası KK ve ekibine yönelen tepkiler fazlasıyla haklı; ancak oldukça geç kalmış durumda.
Artık bundan sonraki süreci daha stratejik ve uzun vadeli bir planla yürütmek gerekiyor. Çünkü bu mevzi kaybıyla birlikte geri çekilecek alan kalmadı.
Özel yönetimi ve toplumsal muhalefetin önümüzdeki 1–2 aylık dönemdeki odağı, KK ekibini her türlü demokratik mücadeleyle kurultaya zorlamak ve bu esnada siyasi arenada yalnızlaştırmak olmalı. Sırtını iktidara dayayan KK’nin yargı nezdinde eli güçlü olabilir; ancak tabanı olmayan, CHP kadrolarında desteği bitmiş, seçmen nezdinde itibarı sıfırlanmış bir lidere karşı demokratik mücadele rahatlıkla yürütülebilir.
Bu yol zorlanmazsa, 2 milyon üyesi ve 17 milyon seçmeni olan bir parti iktidarla işbirliği yapan bir ekibe bırakılmış olur. Bu çok büyük bir yenilgi anlamına gelir.
Öte yandan, ne pahasına olursa olsun CHP’de kalma fikrinin de riskleri var. Parti içinde toplumsal mücadele yürütülürken, yeni parti dahil diğer alternatifler de değerlendirilmelidir. Bence bu iki strateji eşgüdüm içinde yürütülebilir.
Sıfırdan bir parti kurup seçime girme hakkı kazanmak en az bir yıllık süreç. Bu partiyi tanıtmak ve örgütlemek de zor işler. Ama gerekirse yapılır. Fakat CHP’yi iktidarla işbirliği yapan kadrolara kaptırdıktan sonra seçmeni aynı iktidarı sandıkta değiştireceğine inandırmak da kolay olmayacaktır.
Sözcü gazetesine FETÖ’ye yardımdan ceza veren mahkemenin başkanı Akın Gürlek, S.Ö. adlı 15 yaşındaki kıza 84 kişi tarafından tecavüz edilmesine dair dosyanın Fethullahçılar tarafından nasıl kapatıldığını anlatan haberleri yasaklatan hakimdir. Söyleyeceklerim bu kadar.
12 tapu, 4 de konut satışı…
19 yıl boyunca bütün maaşlarını biriktirse, bir ekmek, bir şişe su dahi alıp içmese toplamı 45 milyon lira.
Ama toplam 452 milyon liralık gayrimenkul var.
Milletimize tarih önünde emanet ediyorum.
“Zamanın kaybolmuşu yoktur. Yaşanan her şey, müspet, menfi, bizi inşa eder. Yalnız bizi değil, bizden sonraki kuşakları da…
Yaşadıklarımızı anında belki en iyi şekilde inşa edemeyiz. Ama, onları değerlendirdiğimiz vakit; gelecek daha emin olur.
Hayat “gemi”mi bilmiyorum; “gemicilik” olduğu gerçektir. Yaşandıkça ve akılda tutuldukça daha iyi seyrüsefer ederiz.
Herkes kendi talihinin mimarıdır.
Yaşadıkları, anbean insanı oluşturur ve arkasında bıraktıkları, farkına varmadan önüne geçer. Kader, gaipten yazılmaz. İnsan, kaderini kendi yazar.”
İLBER ORTAYLI
Herhangi birinizin evladı sokak ortasında haysiyetsiz katiller tarafından katledilebilir ve aynı serseriler ellerini kollarını sallayarak aramızda gezebilir. Yolsuzluk çetesinin başı olduğu söylenen kodamanlar kanal kanal gezip demeç verebilir ama siz şarkı sözünüzden dansınızdan dolayı soruşturma geçirebilirsiniz. Hele hele ülkeyi yönetmeye talip olup iktidarı değiştirebilecek bir adaysanız terörist başına gösterilen müsamanın onda bri size gösterilmez. Seçilmiş olmanız toplumda gördüğünüz teveccüh aleyhinize bile delil olarak kullanılabilir. Ülkede mahvolan hukuk sisteminin geldiği korkunç nokta bu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Yüce Divan'da yargılanmasına neden olacak belgeleri paylaşıyorum!
Uluslararası Tahkim Mahkemesi'nin gizlenen dosyasına ulaştık⬇️
2014-2023 yılları arasında;
AK Parti, Irak Merkezi Hükümeti’nin onayı olmadan, Türkiye-Irak ham petrol boru hattından (Irak Bölgesel Kürt Yönetimi’yle anlaşarak) petrol taşıyıp, Ceyhan’da Irak petrolü yüklemesi yaptığı için, Tahkim’de Türkiye cezaya çarptırıldı.
Karar kesinleşti!
AK Parti’nin Türkiye’ye verdiği zararın boyutu dehşet verici. Bu cezaya her geçen gün faiz de ekleniyor.
Net ceza tutarı: 1.471.390.486 Doları
1 Milyar 471 Milyon Dolar!
Güncel kur’la 60 Milyar Lira!
Bu Tahkim belgeleri yok edilemez, bu dosya kapatılamaz. Ve bu dosya, duvardaki sadece ilk tuğla.
Bugün, yarın veya ileri bir tarihte bu konu ve arka planı, bir Yüce Divan konusudur!
Kaynak: 13.02.2023 tarihli Uluslararası Tahkim Mahkemesi Kararı (İngilizce-Türkçe)
19 Haziran’da hakkımda tutuklama kararı veren Hakimlik, dün (17 Temmuz 2025) tutukluluğumun devamına karar verdi.
Bildiğiniz gibi tutuklamama gerekçe olarak, etkin pişmanlık kapsamında “alınan” iki ifade gösterilmişti. Ancak bu ifadelerin tamamının iftira olduğu somut şekilde ispatlandı.
▪️Şüpheliye avukat ayarladığım iftirası atıldı. Oysa iddia edilen avukatın, 14 yıldır o kişinin avukatı olduğu ortaya çıktı. Onlar avukat-müvekkil ilişkisi kurduğunda ben daha hukuk fakültesi öğrencisiydim.
▪️5 Mart’ta toplantı düzenlediğim iftirası atıldı. Oysa böyle bir toplantıya hiç katılmadığım ortaya çıktı. İlgili şahsın avukatı da bunu resmi makamlara bildirdi.
▪️Sözde o toplantıya Prof. Dr. İzzet Özgenç ile birlikte kat��ldığım iftirası atıldı. Oysa hocanın kendisiyle hiç tanışmadım, aynı ortamda bulunmadım. Kaldı ki kendisi de bu iddia hakkında HSK’ya şikayette bulundu.
▪️”Şüpheliye baskı yapıldı” iftirası atıldı. Beni hayatında bir ya da iki kez görmüş, hiçbir organik bağım olmayan bir kişi 2 Haziran’daki ifadesinde daha önce etkin pişman olamamasının nedeni olarak kendisine baskı yaptığımı iddia etti. Oysa bu kişinin 15 Nisan’da zaten savcıya gidip etkin pişmanlık ifadesi verdiği ortaya çıktı.
Bunca somut gerçeğe, açık yalanlara ve çöken iftiralara rağmen tutukluluğumun devamına karar verildi. Bu durumda ortadaki beyanların yalnızca tutuklamaya gerekçe olsun diye alındığı çok açık.
Bir avukatı tutuklamaktan beklenen fayda nedir?
Ne amaçla bir avukat tutuklanarak taraf haline getiriliyor?
Tutuklu Avukat
Mehmet Pehlivan
(Çorlu’da bir hücreden)
Sevgili Meslektaşlarım,
Avukatlığı yalnızca bir meslek olarak değil, aynı zamanda topluma karşı bir vicdan görevi olarak gördüm.
Ne yazık ki avukatlığın ve savunma hakkının suç sayıldığı bir yargı pratiği tarafından haksız bir şekilde tutuklandım.
Ve şimdi, 16 Temmuz günü, müvekkilim Ekrem İmamoğlu’nun karar duruşmasına katılamayacağım.
Haftalarca hazırlandığım savunmayı yapamayacağım.
Ben yarın, olmam gereken yerde, o duruşma salonunda olamayacağım !
Tüm meslektaşlarıma, barolara, hukuk örgütlerine de sesleniyorum !
16 Temmuz günü, yarın, Silivri’de olun.
Siz orada olursanız, ben de oradayım.
Her birinizin varl��ğı, savunmanın sesi olmalıdır.
Benim yerime, benim için değil; meslek onurumuzu ve savunma hakkı için yarın Silivri’de olun.
Avukatlık suç değildir !
Savunmayı savunmak, hepimizin görevidir.
Saygılarımla,
Tutuklu Avukat
Mehmet Pehlivan
(Çorlu’da bir hücreden)
IBB burokratlarini da, ilce baskanlarini da diger illerin belediye baskanlarini da bize tanıttı bu hukuksuzluklar.. Sadece Ekrem ve Mansur Başkanı bilirken masallah tum parti yapısına hakim olduk.. gezi, moda, tasarim konseptli insta hesabim CHP kanalina dondu. Tesekkurler AKP