“Bu tıkırtı nerden geliyor?..” diyor!”
Kimse, ama hiç kimse Fatma Betül Sayan Kaya'ya sahip çıkmadı. AK Parti'nin sitesinden ismi çoktan silindi bile.
AK Parti'nin tabanı ve teşkilatın tamamı "bedelini ödesin, en ağır şekilde cezalandırılsın" diyerek ortalığı ayağa kaldırıyor.
Diğer taraftan;
İBB'de dostları, iş ortakları, müdürleri, onca çalışanı; "aldık, yedik, götürdük, rüşvet, irtikap, çökme, çarpma çırpma var" deyip itiraf etmiş.., "bilgi, belge, görüntü, baklava kutusu, rüşvet, para transferleri, dekontlar", İstanbul, Adana, Bursa, Antalya, Uşak, Bolu başta olmak üzere onlarca CHP/Yeni Partili belediyede yolsuzluk hırsızlık davaları belgeleriyle yazışmalarıyla görüntüleriyle ayyuka çıkmış..,
Özgür Özel ve Yeni Partisi n’apmış?..
Hepsine sahip çıkmış ölesiye!
CHP’yi parçalamış.
Bir de çıkmış, etik kurallardan, siyasi ahlaktan falan söz ediyor.
Yüzsüzlük pişkinlik falan hafif kalır.
Bu başka bir seviye...
Hani derler ya, "arsızın mabadına kazık çakmışlar, 'bu tıkırtı da nereden geliyor?'" demiş.
Bunlarınki de o hesap...
..
https://t.co/XfbNqbdKrA
.
“Fatma Betül Sayan Kaya yalnız mıydı?”
İsmail Kılıçarslan: Recep Tayyip Erdoğan bir çınar. ‘Çekilin bakalım o çınarın arkasından da kilonuz kaç ona bakalım’ dediğimde çok kızmışlar bana, haberi geldi. Saklanmayın Erdoğan’ın arkasına. 118 bin lirayı bir araya getiremeyecek 50 milyon insan, ‘Allah’ım Erdoğan’a güç kuvvet ver’ diye dua ediyor. Hem de hiçbir menfaat beklemeden. Devlet Denetleme Kurulu sonuçta bulacak seni. Dolayısıyla bulmadan önce delikanlı gibi AK Parti'ye son bir borç öde ve kendini ele ver
#ErsinÇelik @kilicarslan_is #Siyaseten
What Palestinians are enduring ،، is an unforgivable stain on humanity.
Don't stay silent, at least share!!
Please help me , I need food💔
Please help me , I need food💔
Please help me , I need food💔
https://t.co/iVduHEPDCW
Yazayım da herkes bilsin:
Bülent Arınç, TRT'den sorumlu bakandı. Ben de İnce Çizgi isimli bir program yapıyordum. Kurum FETÖ kontrolündeydi. Yapmadıkları engelleme ve oyun kalmamıştı.
Bir hafta sonu konuyu görüşmek için TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin'le Bakanlıkta Arınç'ın makamında buluştuk.
Anlattım durumu. TRT'de FETÖ bayrağı sallayan iki ismin yaptıklarını ortaya koydum.
Şahin, Arınç'a "Sayın Bakanım, bunlar asaleten görevde değiller, isterseniz görevden alayım" dedi.
Bakan Bey cevap verdi:
-Yok, olmaz. Onlar da bizim arkadaşlarımız. Ben konuşur hallederim.
Ne oldu dersiniz?
Bir süre sonra yaptığım İnce Çizgi Programı yayından kaldırıldı. Konu halloldu!
Yaaaa...
Yıl 1933.
Türkiye o zaman 15 milyon nüfuslu. Yüzde 80’i köyde yaşıyordu.
Sadece Yüzde 5’i (800 bin nüfuslu) İstanbul’da ikamet ediyordu. İnanılmaz bir yoksullukla baş etmeye çalışıyordu köylüler.
Fotoğraftakiler İstanbul ve Ankara’nın bir eli yağda bir eli balda koketleri, züppeleri, ülkenin kaymağını yiyen sözde elitleri.
Milli mücadelede sırtında top ve mermi taşıyan cefakar köylü kadınları bir dilim ekmeği kemirir ve süpürge sapı kaynatırken yemek yerine, İngiliz işgalinde İstanbul’da kıçıyla fındık kıranlar Cumhuriyet’in de tüm nimetlerinden yararlanmaktaydı.
Eşi Binbaşı Derviş bey gibi Milli mücadele kahramanı olan Kara Fatma ise açlıktan bir Rus kilisesinin küçük ve soğuk odasına sığınmış, yanındaki torununa bakmak için sokaklarda dileniyordu. Ona çöpçülük işi bile verilmemişti.
Bu tür fotoğrafları dönemin modernizminin ve “gelişmişliği” nin simgesi olarak görüp iç çekmek, tarihin karanlık odalarına giremeyenlerin at gözlüğü.
https://t.co/O82TTatSlp
Namaza şortla gelen çocuğu hoca geri çevirmek yerine cübbesini giydirip safına aldı.
Belki de bugün o çocuğun kalbinde namaz sevgisi yeşerdi. ❤️
Kolaylaştırın, zorlaştırmayın; müjdeleyin, nefret ettirmeyin.”
— Hz. Muhammed ﷺ (Buhârî, İlim, 11)
Linçlerle Yaşıyorum!
Son Linç bittiyse bir iki kelime etmek istiyorum.
1)Bu yıl gazetecilikte 36.yılım. Her gün canlı yayın yapan biri olarak sık sık tartışmaların ortasında kendimi linçlenirken bulmak artık beni şaşırtmıyor. Hatta dostu düşmanı tanımak için iyi bir vesile oluyor.
2) Canlı yayınlarda kendi kendimin gazına gelip zaman zaman bazı konuları hızlı anlatıyorum, bazılarına fazla hiciv katıyorum, elbette bazen hatalı tespitlerde bulunuyorum, etmemem gereken lafları da ediyorum. İnsan olarak hata yaptığımı görd��ğümde de özür diliyorum. Son video da elbette bağlamından kopartılıp buralara salınınca ben de izlediğim kendimden çok memnun kalmadım! 'yavşak' ya da 'uyduruk' ya da 'entel dantel' terimlerini kullanmasam mesele daha doğru bir düzlemde tartışlabilirmiş. Bunun için samimi olarak özür dilerim, eleştirilerinizi yayınlarda daha dikkatli bir dil kullanmam yönünde önemli ve değerli bir uyarı olarak alıyorum.
3) Konuşulan konuların çerçevesi meselesi... Ba(ğ)zen bir şey tartışılırken işin konrolünüz dışında nerelere gelebildiğini gördüğünüzde ağzınız açık kalabiliyor. Çözüm süreci, çerçeve yasa tartışmaları yaşanırken işin bir anda Sabancı Üniversitesi'ne gelmiş olmasını da anlamakta zorlanıyorum. Hiç eğip bükmeden söyleyeyim. Sabancı Üniversitesi bu ülkenin gurur duyduğu bir kaç özel üniversiteden biridir. Eğitim kadrosundan yönetimine, öğrencisinden akademisyenine kadar dünya çapında başarılara imza atan saygın ve değerli bir kurumdur. Nokta.
4) Gelelim nihayet asıl meseleye. Bakın dün de YPG ve SDG Suriye'de kendini lağvetti ve Suriye ordusuna entegre olduğunu ilan etti. Oysa bizim ekranlarda haftalarca Suriye'de kürtlerin Öcalan'ı asla dinlemeyeceği, YPG'nin silah bırakmayacağı anlatıldı durdu.
E n'oldu?
Bıraktı işte. Peki stüdyolarda o lafları eden 'akademisyenler' bugün en azından küçük bir özürcük bile dilemeyecekler mi?
5) 90'ların karanlığında gazeteciliğe başlamış biri olarak bu tür süreçleri halklar, ülkeler adına bir fırsat olduğunu düşünüyorum. 'Nasıl bozarız'dan çok 'nasıl hayata geçiririz' kısmı benim için gazeteciliğin de ötesinde insani bir mesele... Daha sağlıklı bir zeminde tartışmamız konuşmamız gerek bunun da farkındayım ama belki de onca şeyin tanıklığı ve ağırlığı ile bende de bazen ipler kopabiliyor!
6) Bu linç de bana ders olsun:))
https://t.co/FmCIVF2VjD
Aydın'da seyir halindeki elektrikli #Mercedes'in bataryası alev aldı.
Yangın örtüsü ile müdahale edilen aracın söndürülmesi 12 saat sürdü.
Şu yanan araç TOGG olsa birilerinin ağzına sakız olurdu..
HELAL OLSUN CÜNEYT KARDEŞİME
"Sana ne ulan, sen kimsin seni referans alalım? Sabancı Üniversitesi'nde uyduruk bir tane akademisyensin."
Gazeteci Cüneyt Özdemir akademisyenimsi Berk Esen'e sinirlendi:
"Bu ülkenin entel danteli Güneydoğu'yu bilmiyor, 90'ları bilmiyor, faili meçhulleri bilmiyor.
O yüzden de böyle yavşak yavşak şey yapıyorlar "barış geliyor da nereye geliyor yani" böyle üstten bakmacı bir şeydeler.
Ya da diyorlar ki Erdoğan yapıyorsa kötü yapıyor.
Güney Doğu'daki değişimi, dönüşümü yaşayan bilir ya. Oradaki entel dantele beğendiremiyorsun. İyi de kardeşim silahlar susmuş böyle bir sürece girilmiş ne istiyorsun kardeşim?
Bu adamlara hiçbir şeyi beğendiremiyorsun. Berk Esen diyorum çok önemli bir insan olduğu için değil de Türkiye'deki yeni entel karikatürü adam.
"Cüneyt Özdemir böyle tweet atmamalı" Sana ne ulan, sen kimsin seni referans alalım? Sabancı Üniversitesi'nde uyduruk bir tane akademisyensin."
🚨 SON DAKİKA:
Belçika Başbakanı:
Gazze'de uzuv kaybı nedeniyle 15.000'den fazla insana protez gerekiyor.
Bu mağdurların 10.000'i çocuk...
Bütün bunlarda insan onuru nerede?
Dünyanın aşırı kalabalık olduğunu, bunun mutlaka azaltılması gerektiğini savunan "herifler", çıkmış utanmadan sizi hastalıklardan koruyacak, hayatınızı kurtaracak aşılardan bahsediyor, aşı dayatıyorlar.
Nesine inanacaksın bu güruhun?
Bu iğrençlik seviyesini tarif edecek kelime yok.
Bu vahşet, cinayet, katliam, soykırım...
Bu tarihin en aşağılık görüntülerinden biri
Bunu unutma, paylaş, ifşa et
Bütün dünya bu suçun bir tanığı olsun
Süleymancılar 2016'da liderliği geçen Alihan Kuriş'i 2 Peygamber gücüne sahip diyerek cemaat tabanlarına işlemiş..
Eski Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez Alihan Kuriş'i çağırıp bu konuyu soruyor.
“Siz iki Peygamber yetkisine sahip misiniz?
Alihan Kuriş’in verdiği cevap: "Hâşâ!
Görmez devamla soruyor: "Ama bakın sizin bulunduğunuz bir yerde deniyor ki; Hem Hz. Peygamber’in hem de ahir zamanda gelecek olan Hz. İsa’nın yetkisi bizim efendimize verilmiştir. Ve siz orda dinliyorsunuz, niye bunu reddetmediniz?"
Alihan Kuriş: “Valla hocam ben mühendis bir adamım, hocalar öyle dedi ben de bişe diyemedim."
Ülkemizde Lut kavmi artıklarını istemiyoruz!
Mabel Matiz takma adıyla ortalıkta gezen Fatih Karaca isimli şahısın vukuatları bitmiyor!
Türk aile yapımıza dinamit döşeyen, LGBTfaaliyetleri terör suçu kapsamına alınmalı, bu tipler sahneden ters kelepçeyle alınmalıdır.