İstanbul Valisi Sayın Davut Gül’ün 18 Kasım 2025 tarihinde yaptığı açıklama, sahipsiz hayvanların yaşam hakkını doğrudan riske etmekte ve 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun hem lafzına hem de ruhuna aykırı bir yaklaşımı yansıtmaktadır.
Sayın Vali, sokak hayvanlarının beslenmesini ve vatandaşların mama bırakmasını eleştirirken;
“Sokaklara mama bırakılmasının doğanın dengesini bozduğunu, kedilerin fare yakalamadığını, birlikte beslendiğini” ifade ederek kedilerin yaşam hakkına zarar verebilecek bir yorum yapmıştır.
Bu yaklaşım, binlerce yıl önce evcilleşmiş ve insanlar tarafından beslenen hayvanların aç ve susuz bırakılmasını teşvik etmek anlamına gelir. Oysa 5199 sayılı Kanun’un Yasaklar başlığı altında 14. maddesinin (a) bendi son derece açıktır:
“Hayvanlara kasıtlı olarak kötü davranmak, aç ve susuz bırakmak, aşırı soğuğa ve sıcağa maruz bırakmak, bakımlarını ihmal etmek, fiziksel ve psikolojik acı çektirmek yasaktır.”
Kanunen koruma altında olan bu hayvanları aç bırakmak yalnızca hukuka aykırı olmasıyla değil, aynı zamanda bilimsel verilerle de çelişmektedir. Üstelik hayvanları korumak, kollamak ve beslemek toplumumuzun çok köklü bir kültürü ve yerleşik bir geleneğidir.
Araştırmalar, kedilerin bulundukları bölgelerde fare popülasyonunu sınırlayan en etkili unsurlardan biri olduğunu ortaya koymaktadır. Kediler, alan hâkimiyeti sayesinde farelerin çoğalmasını ve insan yerleşimlerine yaklaşmasını engellerler. İstanbul’un kedileri, yüzyıllardır bu ekolojik dengeyi koruyan bir unsurdur. Üstelik şehirlerde kediler ve köpeklerin birlikte varlığı, fare hareketlerinin kontrolünde daha da etkili sonuçlar vermektedir. Kedi ve köpek popülasyonun yok edildiği ülkelerde artan fare popülasyonunun önemli sorunlara yol açtığı bilinmektedir.
Dahası, halk arasında sıçan olarak bilinen hayvanlar gece aktif olurlar ve genellikle kedilerden değil köpeklerden korkarlar. Yine sanıldığının aksine kediler genellikle karnını doyurmak için değil genetik kodları gereği avcılık içgüdüsüyle fareleri yakalarlar. Yaygın olarak kullanılan “kedinin fareyle oynaması” deyimi bu gözleme dayanmaktadır. Bu gerçekler ışığında mama verilmemesinin, kedilerin fareleri yemesiyle doğrudan ilişkilendirilmesi mümkün değildir. Sayın Vali’nin “Kedi beslemek isteyen evinde beslesin” açıklaması ise sahadaki gerçeklerle bağdaşmamaktadır. İstanbul’da on binlerce sahipsiz kedi vardır; bunların tamamının ev ortamına alınması mümkün değildir. Ayrıca kedilerin doğası gereği toplatılmaları ve kapalı bir yaşam alanına zorla alınmaları, doğru da değildir.
İstanbul Veteriner Hekimler Odası olarak önerilerimiz;
1. Yetkililer, sahipsiz hayvanları açlığa mahkûm edecek ve toplatmaya zemin hazırlayacak açıklamalardan kaçınmalıdır.
2. 5199 sayılı Kanun’un kedileri “yerinde yaşatma” ilkesi doğrultusunda kısırlaştırma ve bakım çalışmaları hızlandırılmalıdır.
3. Vatandaşlarımız; sokaktaki hayvanlara çiğ et, bozulmuş gıda ve sağlık açısından sakıncalı gıdalar vermemeli, beslenme açısından uygun ve güvenli yiyecekler ile besleme yapmaya özen göstermelidir.
4. İstanbul’un kedi ve köpeklerinin, kentin ekolojik dengesi açısından önemli birer unsur olduğu kabul edilmeli, buna uygun politikalar ve yasalar geliştirilmelidir.
Kedileri aç bırakmak ya da toplamak yalnızca hayvanların yaşam hakkını değil, İstanbul’un yıllar içinde kazandığı bu kültürel ve turistik değeri de tehdit etmektedir. İstanbul’un kedileri bu kentin kültürüdür, tarihidir, vicdanıdır.
Fare sorununu kedileri aç bırakarak çözülemez, aksine hızlı üreme kabiliyetine sahip fare popülasyonu daha da artacaktır.
Çözüm ise; bilimsel, sürdürülebilir ve kanuna uygun bir planlamayla kısırlaştırma, aşılama ve bakım çalışmalarını güçlendirmektir. Sahipsiz hayvanlar açlıkla ve korkuyla değil; sevgiyle, bilimle ve yasayla korunmayı hak ediyor.
İSTANBUL VETERİNER HEKİMLER ODASI
Adana Veteriner Hekimleri Odası Başkanımız Sayın Veteriner Hekim Nihat KÖSE’nin vefatını derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız.
Görev süresi boyunca mesleki uygulamalarda etkinliğin artırılması, meslektaşlarının temsilinin güçlendirilmesi, mesleki hakların korunması ve kamu sağlığını önceleyen çalışmalara yönelik süreçlerde özveriyle görev yapan Sayın Nihat KÖSE, camiamız için anlamlı hizmetler ortaya koymuştur.
Merhuma Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına, Adana Veteriner Hekimleri Odamıza, tüm meslektaşlarımıza ve camiamıza başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun.
TVHB MERKEZ KONSEYİ
Doğmadan önce (anne karnında) ve sonra evcil hayvanlara maruz kalan bebeklerin bağırsak mikrobiyotasında alerji ve obezite riskini azaltan iki bakteri olan Ruminococcus ve Oscillospira iki kat fazla bulundu.
Kıymetli Rizeli hemşehrilerimiz, sevgili öğrencilerim ve değerli gençler;
İlimiz genelinde devam eden yoğun kar yağışı ve soğuk hava koşulları nedeniyle oluşabilecek buzlanma ve ulaşımda yaşanabilecek olumsuzluklara karşı tedbir amacıyla;
Öğrencilerimiz ve vatandaşlarımızın güvenliği göz önünde bulundurularak, 25 Şubat 2025 Salı günü ilimiz genelinde tüm resmi ve özel öğretim kurumlarında; özel kreş, gündüz bakım evleri, anaokulu, ilkokul, ortaokul, liseler, mesleki eğitim merkezleri, yaygın eğitim kurumları, özel öğretim kursları, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri, motorlu taşıt sürücüleri kursları, SRC kursları, sosyal etkinlik ve gelişim merkezleri, okullar bünyesinde ve bağımsız mesleki eğitim merkezi faaliyetleri, Kur'an kursları ve muhtelif kurslarda eğitim öğretime 1 (bir) gün ara verilmiştir.
Ayrıca, kamuda çalışan engelli, 8 yaş altı çocuğu bulunan anneler ve hamile personel idari izinli sayılacaktır.
Yüksek kar örtüsü bulunan eğimli yamaçlarda çığ riskine karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.
Kamuoyuna Saygıyla Duyurulur.
Son günlerde Gebze, Ümraniye ve Kırklareli'deki hayvan barınaklarında yaşanan olaylar, sokak hayvanlarının korunması ve refahı konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşımıştır. Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) ve bağlı Odalar olarak bu tartışmalar çerçevesinde yerel yönetimlerin sokak hayvanlarıyla ilgili hayati sorumluluklarını hatırlatmak, mesleğimize ve meslektaşlarımıza yönelik saldırılar konusundaki görüşlerimizi kamuoyuyla paylaşmak için basın açıklaması ihtiyacı oluşmuştur.
7527 sayılı yasanın genel gerekçesine göre ülkemizde yaklaşık 4 milyon sokak hayvanı bulunduğu bildirilmekte, yine aynı genel gerekçede 105 bin kapasiteli 322 geçici bakımevi bulunduğu belirtilmektedir. 5199 sayılı kanundaki “yakala-kısırlaştır-aşıla-yerine bırak” uygulamasının iptal edilerek yerine “yakala-kısırlaştır-tut” kuralını içeren 7527 sayılı kanunun kabul edilmesi zaten bugün yaşanacak problemleri ve barınak kapasitesi dolduktan sonra hayvanların ne olacağı sorusunu işaret etmekteydi. TVHB olarak kanunun çıkarılma sürecinde bu gerçeği defalarca dile getirerek uyarılarda bulunmamıza rağmen maalesef dikkate alınmadı ve bugün yüzleştiğimiz olumsuz sonuçlar yaşanmaya başlanmıştır. Bu olaylar sonrasında da maalesef her zamanki gibi sorunun asıl nedenlerine bakılmamış, en kolay yol seçilerek belediye başkanları ve yöneticilerinin bilgisi yokmuş gibi tüm veteriner hekimler ve veteriner hekimlik mesleği hedef gösterilmiş, değerlendirme süreçlerinin tamamlanması beklenmeden adeta yargısız infazlara başlanmıştır.
Daha önce de ifade ettiğimiz gibi ötanazi sadece hayati fonksiyonları geriye dönemeyecek kadar hasar görmüş ve yaşaması tıbben mümkün olmayan hayvanlar için veteriner hekimler tarafından gerçekleştirilebilir. Sağlıklı hayvanların itlafı, veteriner hekimler açısından etik, insani ve vicdani olarak kabul edilemez bir durumdur ve evrensel hekimlik değerleriyle kesinlikle bağdaşmamaktadır. Veteriner hekimlerin bu bilinçle görevlerini yerine getirdiğini biliyoruz. Donanımı, altyapısı, yardımcı personeli yetersiz, adeta sürgün yerlerine dönüştürülmüş ortamlarda, yöneticilerin ve sözde hayvan severlerin mobingi ve şiddeti altında fedakarca çalışarak hayvan refahı ve sağlığı hizmeti veren tıp eğitimi almış bir meslek grubuna, toptancı bir yaklaşımla yapılan saldırıları ve yakıştırmaları asla kabul etmiyor, şiddetle kınıyoruz. Bu yaklaşım esasen hayvan sağlığı ve refahına yönelik hizmet için engel oluşturmaktadır. Bu saldırılar devam ederse yerel yönetimlerde görev alan meslektaşlarımızın sayısı azalacak, sahipsiz hayvanı tedavi edecek belediye veteriner hekimi bulunamayacaktır.
Devlet, insanları ve çevreyi koruduğu gibi, çevrenin ayrılmaz bir parçası olan sahipsiz hayvanlar başta olmak üzere tüm hayvanları korumakla da yükümlüdür. Bu bağlamda, hayvanlara karşı işlenen suçların etkili ve caydırıcı şekilde cezalandırılması ve hayvanlara yönelik şiddetin önlenmesi büyük önem taşımaktadır. 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda yapılan değişikliklerin hiç kimseye hayvanlara eziyet etme, işkence etme ve öldürme yetkisi vermediği ve bu tür eylemleri gerçekleştirenler için hapis cezası getirildiği topluma etkin bir şekilde anlatılmalıdır.
Yeni yasanın getirdiği ve gelecekte karşılaşılabilecek önemli bir sonuca ilişkin ilgilileri uyarmak istiyoruz. Toplanan hayvanların sokağa bırakılmasını önleyen hüküm nedeniyle kapasite sorunu yaşayan belediyeler artık kısırlaştırma için hayvan toplamamaktadırlar. Bu durum, popülasyonun kontrol altına alınamamasına ve gelecekte daha büyük sorunlarla karşılaşmamıza neden olacaktır. Bu noktada yerel yönetimlerin, kısırlaştırma programlarını hızlandırması ve veteriner hekimlerle işbirliğini artırması gerekmektedir. Yirmi yıl önce yürürlüğe giren ancak gerektiği gibi uygulanmayan Hayvanları Koruma Kanunu’nun tüm ülkede uygulanması için gerekli adımların atılması elzemdir.
https://t.co/0qrja5cQDx
Çocuklar ve hayvanlar kötülüğü anlamazlar, bilmezler, kötülükten korunamazlar.
Onların gözü, sesi, kulağı, koruyucusu yetişkin insanlardır...
İşte bu nedenle hiçbir çocuk ya da hayvan bir ya da birden fazla yetişkinin bilinçli tercihi ile ölemez, ölmemeli. ‘’İnsanın doğasını oluşturan, özelliğini kuran ve insanı insan yapan niteliklerin tümü’’
olarak tanımlanan İNSANLIK bunu gerektirir.
Oysa biz henüz 8 yaşındaki bir çocuğun bir dere kenarına gizlenmiş halde ölü
bedenini bulduk sonra da o küçük bedeni tekrar toprağa verdik.
Yaşamını adıyla denk yaşayamayan Narin’in bedenini…
Öyleyse ya insanlığın tanımı yanlış ya da yeniden tanımlanmalı insanlık!
Ya da eğitim ve adalet yeniden tesis edilmeli İNSANLIK değerlerinin yazıldığı gibi kalabilmesi,
yeniden nefes alabilmemiz için!
Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak Narin bir çiçeği erkenden solduranların
ceza alma sürecinin takipçisi olacağız.
#ÇocukAnlatırSenDinle #NarinİçinAdalet
Belediyelere, yeterli ve elverişli hayvan bakımevlerini kurmaları için 31.12.2028 tarihine kadar süre tanındı. Yeterli ve elverişli barınak yoksa toplama yapılamaz. Sahipsiz köpekler sadece kısırlaştırılma ve aşılama işlemlerine tabi tutulabilirler. Bunun dışında, köpeklerin toplanıp öldürülmeleri yasaktır ve suçtur. Hukuk devleti gereğini yapmalı, bu sistemle ilgili söylendiği üzere kollektif yönetim biçimine uygun karar alma süreci işletilmeli ve yetkililer derhal harekete geçmelidir.
Kırsaldaki ve çiftçilerimizin köpeklerinin üremesi kontrol altına alınmadan
Hayvan satışı ve çoğaltılması sıkı kontrol edilmeden
Büyükşehir olmayan illerde belediye sınırları dışındaki hayvanlar kontrol altına alınmadan
Bütün yöntemler"KISIR DÖNGÜ"ve başarısızlıkla sonuçlanır
Tüm milletvekillerimizden aklı, bilimi ve vicdanlarını dinleyerek, büyük bir katliama yol açabilecek bu kanun teklifine “HAYIR” demelerini bekliyoruz.
#KanunTeklifineHayır#İtlafVarsaVeterinerHekimYok
Milletvekillerine Çağrımızdır:
KANUN TEKLİFİNE HAYIR DE!
Bugün TBMM Genel Kurulunda görüşüleceğini öğrendiğimiz 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi için oy kullanırken sahipsiz hayvanların öldürülmesine sebep olacak olan bu kanun teklifine aklı, bilimi ve vicdanı temel alarak “HAYIR” oyu verin ve olumsuz etkileri ile ilgili sorumluluğunu taşıyacağınız bir katliama ortak olmayın!
Veteriner hekimler olarak bizler, bu kanun değişikliğinin ne hayvanlara ne de insanlara olumlu bir katkı sağlamayacağı gibi sorunu daha da büyüteceğini bir kez daha hatırlatıyoruz. Öldürmeden sorunu çözmek mümkün.
#KanunTeklifineHayır
#YasayıGeriÇek
#İtlafVarsaVeterinerHekimYok
AKP milletvekili Adem Yıldırım adımı vererek komisyonda kanun teklifini kabul ettiğimi ve vet. İş. müd. kurulması ve barınak hacminin arttırılması dileğiyle onay verdiğimi ifade etmiş. Meclis tutanakları ve konuşma videosu herkese açık. Meclisin çatısı altında üzücü ve yazık
5/5 - Kapanış
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi hakkında Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Murat Arslan Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’nda görüşlerini bildirdi. #YasayıGeriÇek#İtlafVarsaVeterinerHekimYok
4/5 - Hayvan Sayısı
Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi hakkında Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Murat Arslan Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’nda görüşlerini bildirdi. #YasayıGeriÇek #İtlafVarsaVeterinerHekimYok
3/5 - Kuduz Konusu
Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi hakkında Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Murat Arslan Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’nda görüşlerini bildirdi. #YasayıGeriÇek #İtlafVarsaVeterinerHekimYok
2/5 - İtlaf mı Kısırlaştırma mı?
Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi hakkında Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Murat Arslan Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’nda görüşlerini bildirdi. #YasayıGeriÇek #İtlafVarsaVeterinerHekimYok
1/5 - Tanımlamalar ve Derlemeler
Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi hakkında Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Murat Arslan Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’nda görüşlerini bildirdi. #YasayıGeriÇek #İtlafVarsaVeterinerHekimYok